Kayıt: Oct 22, 2006 Mesajlar: 526 Nereden: İst/Büyükçekmece
Tarih: 05.03.2007 - 01:40 Mesaj konusu:
allah rahmet eylesin hepimizin başı sağolsun.yaptığım iş gereği eböyle acı günlere ve diğer etkinliklere katılma şansım çok az ama kalbim her motorcunun yanında.abimizi son yolculuğunda yalnız bırakmayan herkese saygılar.
Kayıt: Feb 02, 2006 Mesajlar: 400 Nereden: istanbul
Tarih: 05.03.2007 - 09:26 Mesaj konusu:
ben zagoru hiç tanımadım, tanıma şansım olamadı,
ama hep o gülen fotoğraflarını izledim,
keyifli sohbetlerini gördüm,
cenazeye gidince de onu benim gibi tanımayan, tanımadan seven
bir sürü insan olduğunu gördüm............
mekanın cennet olsun arkadaşım............................
Ahmetim canım kardeşim, sanki hiç gitmemişsin gibi, sanki bir anda eylülün kapısından girecekmişin gibi, sanki telefonu açıp ALO... ALO... diyecekmişsin gibiii...
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN
Kayıt: Nov 10, 2006 Mesajlar: 752 Nereden: malatya
Tarih: 05.03.2007 - 10:34 Mesaj konusu:
ahmet abiyi hiç tanımadım ama inanki resimlere bakarken ve yazılanları okurken gözlerim dolu dolu oldu.birebir tanışmasakda çoğumuz biz bu sitede bir aileyiz ve üzücü haberi duyduğumda gerçekten çok üzüldüm.
mekanı cennet olsun...nur içinde yatsın..... _________________ drive like a devil, feel like a god...
Kayıt: Aug 28, 2006 Mesajlar: 732 Nereden: ist/avrupa
Tarih: 05.03.2007 - 11:18 Mesaj konusu:
ZAGOR abimi son yolculuğuna uğurlarken yanınd olmak isterdim.ama ne yazıkki gelemedim mekanın cennet olsun,nur içinde yatsın....tüm sevenlerine allah sabır ihsan eylesin............ _________________
allah yakınlarına sabır versin....mekanı cennet olsun... _________________ >Hayatta en zor şey, gayesiz insanlarla birlikte yaşamak mecburiyetinde kalmaktır<
Kayıt: Mar 21, 2006 Mesajlar: 637 Nereden: İstanbul
Tarih: 05.03.2007 - 18:44 Mesaj konusu:
Bende Zagor'u hiç göremeyenlerdenim, md'de açılan topiclerde oluşan sevgi selinden sonra bu kadar usta sevilen bir motorcunun yitip gitmesine bende haliyle çok üzüldüm. Derken, kendimizi küreklerle üzerine toprak atılan mezarın başında bulduk...
Çok bitkin insanlar vardı cenazede, ne kadar biz üzüldük desekte ateş bir başka yakıyor düştüğü yeri...
Mekanın cennet, toprağın bol olsun Zagor... _________________ Kenan
Honda VFR 800
YamahaYBR nikli arkadaşımızın açtığı topikteki yazıyı buraya kopyaladım. Sevgili Zagor ile ilgili yazılacak tüm yazıları burda topluyoruz.
İçimizdeki yaramızı deşmek istemezdim ama okurken nasıl ağladığımı şu an kisen bilemez bu yazıyı ahmet abimizin en yakın arladaşı yazmış
Paylaşmak istedim:
Ahmedim,
dün gece bir mesaj la öğrendim, dediler ki gitmişsin.
şimdi sen bu durumda beni nasıl eksilttiğini biliyor musun?
sana kaç kez demiştim "sakın ha sakın bir akşam kaza yaptı hastanede bacak
kırık yatıyo haberinin gelmesini istemiyorum" diye
"aman ha bu haberin gelmemesi için elinden geleni yap gözünü dört aç"
demiştim.
sen haberi getirttin bir de abarttın üstelik Ahmedim...
daha gidilecek çok yolumuz vardı, tibet vardı hint okyanusu kıyısı vardı
dünya turu vardı...
gitmişsin.
erdalı aradım boğazında yumruk evet dedi doğru.
çıktım işten saat 2 her zamana eve dönüş yolumuzdan eve gittim...
erdala da eve gidiyorum arnavutköye dedim...
erdal evde kimse yok dedi...
ben gelmiştir çoktan dedim...
iki de bira aldım biri sana biri bana.
bahçede içtim içtim bir de ağladım iyi geldi yanında ağlamak.
son telefonla konuştuğumuzda özlemle aramıştım araya nispet katarak
"mehtaptayım emirganda kahvaltı ediyorum sen nerdesin" diye...
dedin ki "izmir iş işte"...
"benim için de bir bardak çay iç" demiştin...
içtim ahmedim.
anında kapatır kapatmaz söyledim çayı "bu çay ahmede" diye söyledim
karşımdaki garip garip bakmıştı...
seni anlatmıştım ona keyifle... oda keyif almıştı tanımadan.
3,5-4 yıl seninle ev arkadaşı yoldaşlık ettik, ev arkadaşlığımızdan daha
uzun süre dostluğun var saymadım bereketi kaçar diye...
dostluğunla zenginleştim, zor zamanlarımı atlattım seninle kolayca...
filmler izledik divxlerle dvdlerle ziyafet cektik boşalttığımız
vakitlerde... "fifth elementi koy bi seyredek" diye bir laf atardı sen mi
ben mi bilemem...
oturur bilmem kaçıncı kez izlerdik...
biri geç oldu saat onbir dediğinde cevap hazırdı hep...
"daha erken mojoda müzik başlamadı daha"
sabahları "pink floyd the wall" dvd si ile uyandırırdın ya hani bangır
bangır henüz eve girmişken sen...
bi tanesinde bile kızmadım hep gülerek başladım sayende güne...
hatta hiç kimse bir daha böyle uyandırmadı, eksik kaldım ahmedim...
parasız kalıp bozuk çanağını patlattığımızda aldığımız balık var ya dünyanın
hiç bir restorantında yenemeyecek bilirim...
hani salatalık maydanoz domates taze fasulye patates taze soğan yetiştirdik
ya son yazımızda...
salatalıklarımıza domateslerimize dadanan salyangozlar birden sümüklü böcek
olmuştu bize...
o taze fasulye ile yapılan yemek var yaaaaa tadı hala alınamadı başka
yerde...
maillerde imzana koyduğun uzun saçlı sakallı zagoru ben yapmıştım ya hoşuna
gittiğini biliyordum ama imzana koyman ne güldürmüştü beni...
motorla iğne ada dönüşü daldığımız ormanda 3 saatte 30 km gidebilmişken o
sineklerin elinden zor kurtulmuştuk ya, o sineklerin ismini hala öğrenemedik
ahmedim...
arnavutköyden hisara yan yana sol eller bacağın üstünde satte 15km hızla
sürerken motorları,
"kask takmadığım için toplantıdakiler azarlayacak gene" der gülmemiz
bitmeden de hisara gelirdik...
sayende tanıdım erdalı ama sordum erdala sen gitmişsin,
hem sen erdalı ne kadar eksiltiğinin farkında mısın?
bahçeden ayrılıp cektim hisara büfe kapalı sosisli alamadım... motorları
çıkardığımız kaldırıma çıkardım arabayı... az sonra damladı polis...
radyoda klasik türk musikisi çalan bir kanal
elimde bira kutusu
yüzüm sırılsıklam
açtım kapıyı polis dedi "ne oldu"
"Ahmet gitmiş" dedim gerisini diyemedim... gerisinde ne var ki diyeyim...
bir yudum kendime bir yudum sana içtim... polis kapıyı kapadı gitti
sessizce...
ben hisarda sabaha karşı elimde biram, kulağımda zeki müren. yanıbaşımda
sen, az ötemde sen, gözlerimin önünde sen...
sonsuzlukta bu ayrılık çok küçük bir zaman Ahmedim,
sen gene acele gittin şimdi git orda bekle
bok vardı önce gidecek... nasılsa dönüp bekleyeceksin yol arkadaşlarının
sana yetişmesini iyi mi oldu şimdi...
bekleme boş boş ateşi yak sen, koy çayı demle biz göz açıp kapayıncaya kadar
yanındayız.
rakıları benim motorda unutmuşsun boşuna heveslenme ben gelince ye kadar
rakı yok...
şimdi
beni nasıl eksiltiğini anladın mı ahmedim.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız