Kayıt: Oct 15, 2005 Mesajlar: 3016 Nereden: Kozyatağı- Honda&TransAlpXL600/98 ARh+
Tarih: 07.08.2007 - 03:29 Mesaj konusu: "MrEnduro 4100km'lik Karadeniz izlenimleri"
Sevgili Motor sevdalısı dostlarım;
24 Temmuz 2007 de başlayan büyük Karadeniz gezim 05 Ağustos 2007 tarihinde kazasız belasız sona ermiştir.
Öncelikle gezim boyunca ilgi gösteren tüm dostlara teşekkür ederim.
Telefonla durumumu merak edip, gelişmeleri izleyen dostlara da ayrıca teşekkürler..
Yazım sırasında yeri geldikçe teşekkürlerim devam edecek
Gezime başlayacağım son akşam telefonla arayarak geziye katılmak isteyen Halil arkadaşla buluşarak Karadeniz gezime başladım. Güzergahı, Düzce’den girip, Akçakoca, Ereğli ve Zonguldak üzerinden yapıp Bartın, Amasra olarak belirlemiştim, her hangi bir aksaklık olmadan keyifle ve fotoğraflarda çekerek akşama doğru Amasra’ya ulaştık. Amasralı olduğumdan kalma ve yemek sorunu yaşamadık ve 2 gece keyifli bir şekilde Amasra ve Bartın’ı tavaf ettik. Transalpin arka akort tellerinden biri koptuğundan Bartın sanayide tamirini halledip Halil arkadaşa inkumu plajını da göstermek amacıyla sahile indik ve son gecemizi de motor üstünde geçirip, terasta mangal yapıp İnebolu’ya doğru yola çıkmak üzere yattık.
Sabah erken kalkıp, Safranbolu yolunu takiben, Kastamonu Azdavay üzerinden yolumuz üzerinde sayılan Dünyanın 2. büyük kanyonu olan Valla Kanyonunu görmek üzere yolumuzdan saparak oldukça bozuk bir yoldan ilerledik, Halil arkadaş bir kaç kez yol şartlarından düştü ama çok önemli bir hasar olmadı, yolumuza hoplaya zıplaya devam ettik. Umduğumuz kanyonu bulamadık ne yazık ki Onca yol bizi yormuştu ve Kanyonu uzaktan görebilmiştik. Kanyona devletin bunca ilgisiz kalması oldukça manidar.. yazık..
Yolumuzun bir bölümünde ılıca diye ayrılan sapaktan umduğumuzu bulamamış ama iyi kötü bir şelale, su bulmak umuduyla, yolda mevki hakkında bilgi alıp, aynı yol şartlarında Ilıcaya gittik, “valla” güzel bir şelale ile karşılaştık, medeniyet ve yiyip içecek şeyler satan bir yer bile vardı.. 7 haneli küçük bir köy. 10 metre yükseklikten akan ve oldukça soğuk bir şelale ve gölü. Yanımda mayom her daim hazır olduğundan kendimi soğuk suya attım ve tüm yorgunluğumdan arındım..Karnımızı doyurduktan sonra İnebolu’da bizi bekleyen sevgili Hakan ile buluşmak üzere düştük yola..Yolda fotoğraflar çekip kendimizi de fazla kasmadan akşam üstü İnebolu sahile inmiştik… Hakan ile buluşup, kalacağımız yere gittikten sonra akşam arabasıyla gelip bizi aldı ve güzel bir balıklı rakılama yaptık güzel bir lokantada.. Bize olan ilgisi ve samimiyeti için Sevgili Hakan’a teşekkürü bir borç bilirim.
Yorgunluğumuz bastırmış uykumuz gelmişti.. Sabah erken kalkıp, Hakanla yaptığımız program gereği İnebolu’da gezilecek yerleri tavaf edip yola koyulacaktık.. Oldukça güzel bir gezi yaptık , Safranbolu evlerini aratmayacak hatta daha güzel eski evleri görmek fırsatımız oldu, Atatürk müzesini gezdik. Ben oldukça mutlu oldum, keyif aldım..
Hedefimiz Samsun, Sinop ters kalsa da orayı da gezecektik.. Düştük yollara ve sahilden enfes bir manzara eşliğinde ilerledik, fotoğraflarda göreceksiniz cidden doyumsuz sahiller ve renkler.. Sinop’a 8 km kala zift tuzağına düştük ve donumuza kadar ziftlendik.. motorları düşünmeyen karayollarına uzun süre sövdüm, ileride beni çakıla doyurduğu için de tüm yetkililerin kulaklarını çınlattım..
Sinop girişinde bizi eski meşhur “Sinop cezaevi” karşıladı.. görsel olarak oldukça ilgi çekici bir mekan olsa da oldukça burdu beni..Hapishanenin havasını solumak, duvardaki kazınarak yazılanları okumak pek hoş değildi aslında…Ama hayatın da acı gerçekler.. Düşmanımı düşürmesin..
Cezaevini dolaştıktan sonra Sinop’un meşhur Karakum plajına gittik ve tahmin edeceğiniz gibi mayo giyilip Türkiye’nin en uç noktasından denize girmek keyfine erdim
Dinlendikten sonra Samsunda bizi bekleyen sevgili dostum Okuryazar(Şinasi Gönenç) arkadaşımla buluşmak üzere düştük yollara..Sinop-Samsun arasını oldukça rahat ve keyifli bir sürüşle yorulmadan aldık, yolda gene güzel fotolar çekme şansımız oldu. Samsun’a sahil yolundan girdik ve uzunca bir süre merkez sanarak ilerlediğimiz yolun aslında daha merkez olmadığını merkeze 5 km tabelasını görünce anladık.. Oldukça büyük ve modern bir şehir karşıladı bizi.. ve Sevgili Şinasi ve Ercan.. endurocu.com dan dostum olan Okuryazar bizi bağrına basarak evlerinde ağırladılar buradan bir kez daha sevgili Ercan’a teşekkürler..
Samsun pidesini midemize indirdikten sonra Samsunlu motorcuların takıldığı kafede çaylarımızı içip hasret giderdikten sonra yarın ki uzun Trabzon yolu için yatmaya gittik.
Sabah Sevgili Ercan güzel bir kahvaltı hazırlayıp bizi yola uğurladı Sevgili Şinasi ile.. Samsunlu dostlara sevgi, selam ve teşekkürler..
Samsuna geldiğimizde Trabzon Md den sevgili Burcu ile irtibata geçerek bize kalacak yer konusunda yardımcı olmasını rica ettim ve beni hiç ikiletmeden Akçaabat öğretmenler evinde yerimizi ayarlamıştı..Bunun keyfi ve rahatlığıyla yolumuza koyulduk..Kalacağımız yer belli olduğu için yolumuz üzerinde olan Giresun Bulancak’ta bir arkadaşımı aradım ve bizi ağırlamasını istedim. Sevgili Fahri bize evini açtı ve öğle yemeği zamanına denk gelmesinden dolayı da acıkan karnımızı mükellef yöresel yemeklerle ve pideyle doyurduk, bir torba fındığımızı aldık ve keyifle yola koyulduk… Trabzon’a yaklaşırken Görele-Trabzon sapağında gözleri şahin gibi gören Halil arkadaş tabelayı atlayarak Göreleye devam etti, kendisini korna çalarak sesli olarak uyardım, neyse dönüp tekrar doğru yola girdi..Uzun süre arkamdan gelmesini bekleyerek yavaş seyrettim, zira ben hantaldım ve Halil’e göre daha yavaş gidiyordum.. Uzun süre arkamdan gelemeyince fotoğraf için durduğunu düşünüp Trabzon’a da oldukça yaklaştığımızdan ben yavaştan devam ettim.. Akçaabat’a geldiğimde uzun süre ana yolda bekledim gelmedi… Kalacağımız yeri bildiğinden endişe etmeden öğretmen evine yerleştim ve gelmesini bekledim.. Gelmedi..
Trabzonlu motorcu dostlarla buluşmak üzere öğretmen evinden ayrıldım ve anahtarı gelirse diye resepsiyona bırakıp nerede olduğumu da bilgi olarak bıraktım..
Karadeniz gezime tek başlarken son anda katılan Halil kendinden menkul bir sebeple konaklama noktasına gelmeyerek beni başlangıç özüme yani tek tabanca ilerlememi sağlamıştı, bu durumdan da hiç rahatsız olmadığımı açıkça söyleyebilirim..
Trabzon’da Sevgili Burcu ve motor dostu arkadaşlarla buluştuk, kaynaştım ve güzel sohbetler ettik..Trabzon Motorsiklet Sürücüleri Derneği Trabzon’da oldukça faal ve Dursun başkan oldukça sevilen iyi bir lider..Kendisiyle sabah tanışabildik, geceden benim, sabah erkenden geziye katılmam için dernek önünde olmamı telefonla bildirmişti.. bende zaten erken kalkan biri olarak erkenden dernek önünde oldum.. 4 motor toplanmıştık, sevgili Dursun beni görünce tanımıştı zira en son Marmokta beraber tekne gezisine çıkmıştık.. Javaali-Dursun-Ahmet.. Bu tesadüf de beni oldukça çok sevindirmişti..Motorcu dostluğu..
Fotoğraflarda göreceğiniz üzere, Başkan önde biz arkada… Mehmet Efe, Ata, Ben, Aşkın.. düştük yola.. Başkan kahvaltı için Ayasofya’ya çıkardı ve meşhur “kuymak” ile kahvaltımızı yaptık.. Lezzet inanılmazdı.. Fazla eğlenmeden motorlara atladık, aşkın arkadaşın işi olduğundan gelemedi 4 motor yola koyulduk..Çaykara’ya geldiğimizde başkan yanıma geldi, kötü yoldan gidip iyisinden mi dönelim? Yoksa iyisinden gidip kötüsünden mi dönelim? Dedi.. Bende tecrübelerime dayanarak kötüsünden başlayalım dedim.. Kötüyü tarif etmek sanırım oldukça zor 4 motor Çaykara’dan Sultan Murat Yaylasına tırmanmaya başladık.. Manzara mükemmel, ekip mükemmel, başkan süper.. Yol felaket.. 2350metre tırmanacağız bu yol bitmez diyorum içimden..fotolardan göreceksiniz motorları.. yürekli insanlar, özellikle 125 ybr ile genç Ata ilk defa geldiği bu yollarda büyük başarı elde etti..
Tırmandıkça zorlaşan bir parkur, bir de oldukça kuvvetli bir sis eklendi, soğuk bir yandan..sislerin içinden yol kenarında küçük bir mola yerine uğradık.. Çay vardı Dursun başkanın tanıdıkları, pek güzel geldi çay..Oldukça yoğun siste ilerleyerek, birbirimizi bekleyerek Sultan Murat Yaylasına vardık.. Görüntü muhteşem.. oldukça kalabalık bir yayla.. Haliyle gelenler normal bir yoldan gelmişler yani bizim döneceğimiz yol…çaylarımızı içtikten sonra, şehitler tepesini de ziyaret edip, Uzun göle inmek üzere yola düştük.. İnmek üzere diyorum zira Uzun göl 800metre rakımda..çıkışı aratmayacak ama daha düzgün sayılabilecek bir yoldan Uzun göle indik..Kuymakları erittiğimizden yemek işini buraya bırakmıştık. İnan tesislerinde yer bulup ortaya saç kavurma balık söyledik.. İnanması zor ama yediğimiz balıktı ama sanki değildi de.. yok böyle bir lezzet. Mest oldum diyebilirim.. Kuymaktan sonra 2. büyük tat..Keyif çaylarımızı içtikten sonra Trabzon’a doğru yola düştük..
Sabah 08 de başlayan gezimiz 12 saat sürmüş akşam 20.00 de derneğe varmıştık.. Toz, toprak olan motorlarımız derneğin yıkama aracıyla temizlenerek kendine geldi..O gece büyük bir keyifle uyudum..
Sabah erken kalkıp Hopa-Sarp planımı uyguladım, kahvaltımı Sürmene’de harika bir tesiste yaptım açık kahvaltı ve inanılmaz lezzetler..Yolda fark ettim ki, ön jantta bir eğrilme olmuş, kafa sallayıp duruyor motor..Bu durum beni rahatsız etti.Hopa da öğretmenler evine yerleştikten sonra Sarp sınır kapısına gittim. Böylelikle karadenizin en uç noktalarına ulaşarak hedefime de ulaşmış olmuştum..Artvin’e gitmeyi iptal edip, motoru tamir ettirmek üzere tekrar Trabzon’a dönmeye karar verdim. Dursun başkanla irtibata geçip olabileceğinin de teyidini alıp sabah erkenden Hopadan ayrılıp düştüm yola… Trabzondaki ustalar tavaf edilip pek yapacak kimse olmadığı anlaşıldıktan sonra çaresiz düştüm yola başkanla vedalaşıp.. Rota Gümüşhane, yollar felaket, çakıl kardeş oldu neredeyse, çakıl olmayınca üzülüyorum desem abartamam..Gümüşhane’de beni bekleyen sevgili Erkan arkadaşım karşılıyor ve tedaş misafirhanesinde beni ağırlıyor sağ olsun.. sonra güzelce karnımızı doyuruyoruz zira oldukça uzun bir yol yaptım ve yorgunum..Yemeklerimizi yedikten sonra şehir merkezini yürüyerek tavaf edip, sabah erken kalkıp gezilecek yerleri gezmek üzere yatıyorum..
Sabah güzel bir kahvaltı ardından eski Gümüşhane’ye tırmanıyoruz motorla, sonrasında karaca mağarası.. Mutlaka görülmesi gereken bir yer..Ama foto çekmek yasak olduğundan üzgünüm.. Yol derseniz? Felaket her zaman ki gibi.. nerede bu devlet?
Gördüklerimin keyfiyle ve başlayan yağmurla birlikte Erzincan’a doğru yola düşüyorum..Yağmur çok etkili olmasa da yerler ıslak ve lastikler dişli, yük oldukça sağlam..Neyse kazasız belasız fırtınayla birlikte Erzincan’a giriş yapıyorum, yollar tarifi mümkün olmayacak kadar kötü, Kelkit-Erzincan yolu uzunca bir yol ve çakıl, toz toprak..
Erzincan’da dostlar beni karşılıyorlar motorla, sevgili Emrah beni alıp kalacağım evlerine götürüyor ve şansıma en sulak yer olmasına karşın o saat sular yok.. bende azim çok bir kova suyla kendimi temizleyip medeni halime dönüyorum..
Erzincan’da akort ustası bulup ön tekeri söküp yaptırıyorum ve oldukça mutluyum..Erzincan’da gezilecek her yeri 3 gün boyunca gezip doğal sulara ve dağlara doydum.. Her güzel şey gibi Erzincan geziminde sonu gelmiş, istikamet Dönüşe doğru dönmüştü.. Hedef şehir Amasya idi.. Erkenden hareketle Amasya’ya doğru yola düştüm.
Yollar mı? Aynı.. Refahiye ye kadar oldukça kötü bir yol. Suşehrinden sonra düzelmeler başladı, yollarda akan dere ve nehirlerde keyifle banyomu alarak Güzel Amasya şehrine girdim..Önceden ayarladığım uygulamalı Turizm okuluna eşyalarımı indirdikten sonra şehre geri döndüm..Döndüm zira okul Tokat ilinde neredeyse Amasya beni mest etti.. Fotoğraflardan göreceğiniz gibi oldukça eski ve yaşayan bir şehir..Güzelliği gözlerimde gece fotolarını da çektikten sonra erkan kalkıp, erken yol almak üzere şehir dışındaki otelime gidip yattım..
Oldukça serin bir gece geçirdikten sonra, 700km sürecek olan tek atımlık İstanbul dönüşüme başladım..Amasya’dan sonra pek bozuk sayılmayacak yollardan ilerleyerek akşamına arabalı vapurla geçme tercihimi kullanmak kaydıyla, deniz yolundan keyifle evime döndüm..
Uzun bir gezi olduğundan yazım da oldukça uzun oldu..
Böyle bir gezi yapmayı düşünen dostlara her türlü bilgi ve desteği veririm.
Umarım okumaktan ve fotoğraflara bakmaktan keyif alırsınız.
Sevgilerimle.
Karadeniz Ereğlisi
Zonguldak
Amasra
Safranbolu Evleri
Valla Kanyonu Yolu
Ilıca şelalesi
İnebolu yolu, ilk jeolojik dağ görünen..
İnebolu Sahil. Hakanı beklerken çekildi..
Teşekkürler Hakan misafirperverliğin için..
Sevgili Hakan’ın evi..
Eski İnebolu cezaevi
Hakan ve ben
Şehrin özelliği olan evlerin maskotu
Çatalzeytin
Sinop Karakum Plajı
Sevgili Şinasi, Ercan Samsun Pidecisindeyiz
Çarşamba çivisiz cami
Sevgili Bucu ve Ben
Ayasofya kahvaltı buluşması Mehmet, Ata, Dursun başkan, Aşkın ve ben
Çaykara- Sultan Murat yaylasına tırmanma başlangıcı..
Sultan Murat Yaylası
Uzun Göl yaylası
Saçta Alabalık.. muhteşemmm
Uzun Göl Dönüşü Gün batımını yakalıyorum.
Ayder Yaylası
Sarp-Batum sahili
Pantolonum yırtıldı akşamdan ayarladığım terzi sabah ilk iş benim yırtıkları onarıyor..
Sümela Yolu
Zigana Dağları
ilginç bir anekdot
Torul
Sevgili Erkan beni Eski Gümüşhane ve Karaca Mağarasına çıkartırken.
Kelkitli çocuklar, aramızda güzel bir sohbet geçti, dondurma parasını hak ettiler.. giderken balaklavayı giyerken beni görünce büyük olan” anaaa yoksa sen kırkız mısın?” diye seslenmesi uzun süre güldürdü beni..
Erzincan da jant tamiri için tekeri söktüm ve bu arada hava filitresi ve zift temizliği de yaptım..
Tekerin yapılmasını beklerken, Bakır işleme atölyesinde çalışanlardan birkaç foto da sizler için..
Erzincan Dağlarında kalkmayan kar..
Sular ve şelale şehri Erzincan, çağlayan mevki
Gelincik..
Kükürtlü su
Sevgili Emrah mangal başında süper şişler yapılmakta
Buz az kalır yanında..
Kral mezarları
_________________ Motorsuz,Gezisiz ve Sanatsız kalmayın.Volkan
Kayıt: Aug 28, 2006 Mesajlar: 884 Nereden: KAYSERY
Tarih: 07.08.2007 - 07:51 Mesaj konusu:
karadenizi iki kez gezdim birde sizin sayenizde gezmiş oldum. Fotoğraflar mükemmmeldi ellerinize sağlık.Kazasız belasız nice geziler dilerim.(tabi bu şekilde bizide ortak etmeniz dileğiyle)
Kayıt: Oct 05, 2005 Mesajlar: 245 Nereden: united states of
Tarih: 07.08.2007 - 08:19 Mesaj konusu:
Gerçekten ellerinize sağlık MrEnduro süper kareler, Trabzon'da olmama rağmen hayran kaldım doğrusu Karadeniz görüntülerine
Daha nice gezilerde görüşmek üzere... _________________ Sen benim başıma gelen en güzel şeysin.
Kayıt: Aug 30, 2005 Mesajlar: 2519 Nereden: istanbul
Tarih: 07.08.2007 - 10:11 Mesaj konusu:
Sevgili fulardaşım, topcase'inde yüreğimi de götürmüşsün oralara ellerinize sağlık, azminize sağlık... Neden yanında olamadığımı açıklamıştım, hala aynı sebeplerim devam ediyor... Ama bir gün mutlaka dikiz aynanın misafiri olarak yüzlerce km arkandan geleceğim... Tebrikler, daha nice gezilere inşallah, sağlıkla... _________________
MrEnduro, ellerine sağlık gerçekten mükemmel bi gezi olmuş,çektiğin fotoğraflar da kartpostallık gerçekten.
Bizde babamla seneye transalp alırsak inşallah bi karadeniz gezisi yapmayı planlıyoruz.
Kayıt: Jun 10, 2006 Mesajlar: 1332 Nereden: :..İstanbul..:
Tarih: 07.08.2007 - 11:49 Mesaj konusu:
Karadeniz......bir başkadır oraları gezmek.alıp götürür sizi farklı alemlere.
Volkan abi gittiğin yerlerde,fotolarda süper. bizlere de bu atmosferi yaşattığın için teşekkürler.
anektod fotoğrafında ilgimi çeken km'nin 55555,5 olması.sanırım doğru yorumlamışım.
Kayıt: Jan 21, 2005 Mesajlar: 13556 Nereden: united states of KONYA
Tarih: 07.08.2007 - 12:53 Mesaj konusu:
Çok güzel olmuş gerçekten ben Konyayada gelirsin diye bekledim ama etliekmek yeriz demişdim ama ney-se artık bahara inş. _________________ Sen benim için öylesine değil ölesiyesin...
Kayıt: Jul 26, 2003 Mesajlar: 12698 Nereden: İzmir
Tarih: 07.08.2007 - 13:09 Mesaj konusu:
Sevgili HOCAM,
Sanatçı insan herzaman için dünyaya daha bir özel bakar ve ayrıntıları sever..
ee tabi bu sanatçı kişiliğiniz MOTORCU kimliğinizle birleştiğinde böyle lezzetli bir sunumda doğaldır..
HARİKA BİR TECRÜBE,HARİKA FOTOGRAFLAR..
Bu gibi kaliteli topiclerin MD de çokca olması gerekir..
Çünkü bu topicler MOTORCU nun yaşam tarzının bir aynası..
Tebrik ederim sizi...
_________________