Kayıt: Oct 26, 2004 Mesajlar: 204 Nereden: Ystanbul
Tarih: 04.12.2004 - 18:39 Mesaj konusu:
jale,
geçmiş olsun.
Diğer cemaat,
gRUP SÜRÜŞÜnün tehlikelerine katılmakla beraber; belirli bir mesafe kattetikten sonra; grup sürüşlerinin geliştirici etkisini de yadsımamak lazım derim. Naçizane... _________________ Az ama öz...
Geçti arkadaşlar, geçti, benim canavarla aram gayet iyi. Hala öğreniyorum sadece, umarım hiç bitmez. 8)
fabrizio demiş ki:
gRUP SÜRÜŞÜnün tehlikelerine katılmakla beraber; belirli bir mesafe kattetikten sonra; grup sürüşlerinin geliştirici etkisini de yadsımamak lazım derim. Naçizane...
Grup sürüşü ile ilgili geliştirici etki konusunu acabilir misin? Gayet ciddi soruyorum. _________________ Jale
climbjel
sahte sary?yn
Kayıt: Dec 25, 2004 Mesajlar: 626 Nereden: Almanya://Sinop
Tarih: 17.01.2005 - 19:40 Mesaj konusu:
[b]jale[/b], Güzel soru . motorun ustüne bindigin anda fazla özel,veya is hayatIni unutmak gerekiyor.
Ve grupp ile gezmek de cok sakincali oluyor.
Ama onunda güzel anlari oluyor.
Sanki yarisa cikmisiz gibi, karsilikli yarisiyoruz diye. gezmeye cikan arkadaslarida biraz tanimak gerekiyor.
Nasil biri, yariscimi, yoksa kafa dengi diye .
Genelde biz avrupada yasayan türkler olarak bizde grupplu dolasiyoruz .
Tur dan önce bir kisa sorusturma yapmak,ve kim önden acilicak diye soruyoruz,
Isdeyen hizli gitsin yada beraber gitsin diye .. ve cogunlugu ortama uymaya calisirlar.
kücük ps olan , önden cikar . _________________ WWW.Freebiker-tr.eu
Takil bana yasa hayatini
BMW-R1200GS
Haya
En son haya tarafından 21.01.2005 - 02:39 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Kayıt: Apr 12, 2004 Mesajlar: 1273 Nereden: istanbul
Tarih: 17.01.2005 - 20:05 Mesaj konusu:
trendy,
Alıntı:
kardis,al bı R6 gor farkı.dunya kabul etmıs.kesfetme su amerikayı bastan tutti....
tutti akıllı ol r6 geçemezsin.. sırf bizi geçmek için 1000 rr alacaksın....yapmaaaa yazık parana 8) _________________ ocakba?y team (şeşnici başı)[/b (pikaçu)
[b]34 sau 63
uyku bastırması hali tehlikeli hakikaten,
en güzeli kısa aralıklarla kahve molaları vererek (biraz geç ancak) güvenli gitmek.
en son katıldığım gezide (300 km) oldukça kalabalık bir grupla günübirlik bursa yaptık. dönüş yolunda, menzile 50 km kalmışken korkunç bir uyku bastırdı (bir önceki gün sadece 3 saat uyumuş olduğumdan olsa gerek) neyse,
koca grubu durduramazdım, "beni bırakın ben ayrı gidicem" de diyemezdim (sabah gidiş yolunda patlayan lastiğim yüzünden koca grup 1 saat durarak beni beklemişti, yine aynı şey olurdu; vicdanımın sesine katlanamazdım artık)
ben de başka bişey denedim...
havanın kararmasıyla birlikte 1-2 derecelere düşmüş olan dondurucu soğuktan faydalandım...
kaskın vizörünü açtım, sonra vizörü açık haldeki kaskın içinde avazım çıktığı kadar bağırmaya ve bildiğim en absürd şarkıları avaz avaz söylemeye başladım... bikaç kilometre içinde uykudan eser kalmamıştı...
son 50 kilometreyi de ofsaytsız yürümüş oldum böylece...
jale; hani sen demişsin ya "yolu okumaya verdim kendimi; sürekli tekrarladım... viraj, bozuk asfalt, çukur, kuş, ağaç" diye... belli bir görüş alışkanlığını edindikten sonra (ki sen bu alışkanlığı teorisiyle birlikte çok güzel edindin bildiğim kadarıyla) bu bir refleks halini alıyor sanırım. ekstradan konsantre olup bunların altını çizmeye gerek kalmayabilir uyku dağıtmak için.
ha ama (bu işin teorik kısmını asla hafife almadan/tamamen şahsi fikrim olarak) şu noktayı belirtmem gerekiyor; bana göre kendini ve bindiği makinayı tanıyan aklı selim bir sürücü için en ideal sürüş içgüdüsel sürüştür. dolayısıyla nasıl "güvenli" hissediliyorsa o çizgide gitmekte fayda var. şöyle ki;
güvenli sürmek, risk almamak; büyük oranda "hayır" diyebilmektir bence...
-hayır bu şekilde daha fazla devam etmeyeceğim; dikkatim dağınık, yorgunum (benim yapmadığım gibi) :md:
-hayır o kamyonu sollamayacağım, kurtaramama riskim çok küçük de olsa var
-hayır burda vitesi büyütmeyeceğim, vites büyütürsem gayr-ı ihtiyari gazı açabilirim
tüm bunlar determenistik bir kararlar bütünü gibi görünse de aslınca "bence" değil. bu tip durumları sorgulayarak yukarıdaki gibi "hayır" cevabı vermek de, "evet, devam" cevapları vermek de bilinçaltımıza kodlanmış bilgi, tecrube ve gözlemlerimizden tetiklenen içgüdülerimiz sonucu oluşmakta.
dolayısıyla "öğrenilmiş" reflekslerin de "doğal" refleksler gibi sağlıklı ve anlık işleyebilmesi için, öncelikle teorik kaynaklardan sonuna kadar yararlanılmalı ve olası bir risk altında hayat kurtaran teknikler öğrenilmeli....
ve sonra tüm bunların hepsi unutulmalıdır...
neden unutulmalıdır?
bu teori ve teknikler "teknik olarak" ağırçekimde örneklendiğinde bir matematik denklemi kadar net sonuçlar verir. fakat bunları çarpım tablosu gibi ezberleyip script halinde sürekli ezberde ve taze tutmanın; (asıl önemli husus olan) refleksleri zayıflatabileceğini düşünüyorum. sonuçta bildiğimiz üzere doğada kullanılmayan, işe yaramayan herşey yokolmaya mahkumdur(doğal seleksiyon)
bunun mikro örneği olarak reflekslerimizi düşünebiliriz. "doğal" reflekslerimiz bizi asla terk etmeyecek (göz kırpmak gibi)
ancak öğrenilmiş refleksler yerini, sürekli kendi kendimize empoze ederek uymak için bitmez bir çaba sarf ettiğimiz teorik bilgilere bırakabilir gibi geliyor bana.
ve olası bir risk altındayken, beynin ancak konuşma hızında tekrarlayıp uygulama emrini verebileceği bu teorik bilgilerin; bilinçaltımıza kodlanmış bilgi, tecrube ve gözlemlerimize dayanarak saliselerle karar veren beyne ve "refleks" olarak uygulama emri verdiği bedenimize yetişebileceğini sanmıyorum.
dolayısıyla kendim için öngördüğüm ustalaşma yöntemi önce tamamen öğrenip, sonrasında en ufak kelimesine kadar unutmaktır. (NOT: buradaki "unutmak" kelimesi; "tamamen içselleştirmek" anlamıyla kullanılmıştır)
Kayıt: Nov 07, 2004 Mesajlar: 1526 Nereden: istanbul kadyköy
Tarih: 17.01.2005 - 21:20 Mesaj konusu:
Alıntı:
off konu nerden nereye geldi yahu!
airbrus-tr evrim valla okumaya can dayanmadı be kanka sen yazdınya eline sağlık
o bahsi geçen yol varya en sevdiğim yol şile teke köy arası 20 km bir o yana bir yana sallan yuvarlanma şaranpole
şimdi konuyla alakasız oldu ama bağlayalım bari
gurup gezileri özelikle şile teke köy arası gibi tamanı virajlardan oluşan ve bazen ufak kum taş mıcırla tuzaklanmış yollar da bence serbest gidilmesi daha eğlenceli ve emniyetli olur kanaatindeyim
tabi şunu da unutmayalım yolu bilmeyen acemi arkadaşlarımız bu tür yollara tek çıktıklarında onlar için en büyük tehlike :!: yoları çok iyi bildikleri ve artık alıştıkları için gaz kesmeden giden araç sürücüleridir
motor kullanmak ne kadar ciddi bir işse :!:
bu yollarada ayrı bir tecrübe ve mutlak bilgi ister :!: birde eğer hızlı bir sürüş yapmak istiyorsanız gittiğiniz yolu ve bindiğiniz makineyi çok iyi bilmekten geçer
Hatırladığım kadarı bir şeyi yapmayı öğrenmenin 4 aşaması varmış.
Insan önce "bilinçsiz-yetersiz" olurmuş, sonra "bilinçli-yetersiz", üçüncü aşama "bilinçli-yeterli" olduğun, dördüncü senin anlatmaya çalıştığın unut gitsin, güdülerine göre davran aşaması yani " bilinçsiz-yeterli" aşaması.
Ben henüz ikinci aşamadayım. Çok da tehlikeli bir aşama, kendine güvenin arttığı ama kazaya davetiye çıkaran yetersizliğin olduğu aşama.
Ayrıca insan kullanmadığı teknikleri unutmuyor, sadece biraz çaptan düşüyor, bisiklete binmeyi bir defa öğrenen kişi, onlarca yıl sonra yine bisiklete binebilir, belki akrobatik bir şeyler yapamaz ama düzgün bir sürüşü ilk denemesinden hemen sonra yapabilir. Buna tırmanışta engram diyoruz. Türkçe jargonu bilmiyorum ne yazık ki! _________________ Jale
climbjel
sahte sary?yn
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız