Kayıt: Aug 21, 2006 Mesajlar: 6565 Nereden: GEN.KUR.BŞK.İSTH.ŞB.MÜD
Tarih: 08.04.2008 - 16:22 Mesaj konusu: Honda Türkiye'den gelen mail 08 CBR_1000_RR
Honda Elektronik Gidon Amortisörü (HESD)
Honda’nın geliştirmiş olduğu dünyanın ilk elektronik kontrollü hidrolik gidon amortisörü (HESD – Honda Electronic Steering Damper), sürate ve ivmeye bağlı olarak gidonun sertliğini ayarlayarak yüksek sürüş keyfi ve performansı sunmaktadır. Gidonda optimum sertliği sağlamak için Honda MotoGP motosikleti RC211V’de elektronik kontrollü rotary tip hidrolik amortisör kullanmıştır. Tasarımı yarış pistlerinde geliştirilen gidon amortisörü sayesinde yüksek süratlerde gidon sertleşirken düşük süratlerde ise efor sarfetmeye ihtiyaç doğurmayacak şekilde yumuşamakta ve yüksek manevra kabiliyeti sunmaktadır. Sürat ve ivmeye bağlı elektronik kontrol ünitesinin yönlendirdiği sistem sayesinde yoldan gelen titreşimlerin sebep olduğu ön tarafın titremesi durumu da minimize edilmiştir. Sistemin geliştirilme süreci öyle bir aşamaya gelmiştir ki sürücüye artık neredeyse gidon amortisörünün varlığını unutturabilecek kadar doğal bir çalışma prosesi söz konusudur. HESD, sadece sportif sürüşlerde değil her tür sürüşte yüksek sürat ya da uzun yol yapmış olmanın verdiği sürücü yorgunluğunu önemli ölçüde azaltan bir fonksiyona da sahiptir. Honda, HESD sistemini RC211V’nin DNA’sını taşıyan CBR1000RR modelinde de kullanmaktadır.
Geliştirme sürecinde göz önünde bulundurulan temel unsur, gidonun sertliğinin kullanım kolaylığını kaybetmeyecek kadar yumuşak ve yoldan gelen titreşimlerden mümkün olduğunca az etkilenecek kadar yüksek olacak oranda ayarlanabilmesi olmuştur. Bu konuda da başarıya ulaşmanın tek yolu, bu sertlik ayarının aracın hızı ve ivmelenmesinin bir fonksiyonu olarak belirlenmesi olduğu anlaşılmıştır. Yüzey düzgünsüzlüklerinin olduğu yerlerden geçişlerde yaşanan gidon yalpalaması ve titreşimleri, sürücüyü yorup rahatsız ederken HESD ile bunun önüne geçilebilmekte ve düşük süratlerde ise azalan hidrolik basınç sayesinde gidon hareketi kolaylaşmakta ve efor sarfedilmeyen manevralar mümkün olmaktadır.
Teleskobik gidon amortisörü yerine rotary tip gidon amortisörü kullanılmasıyla sistem daha hafif ve kompakt olmuştur ve tüm sistem amortisör koruyucu içerisinde yer aldığından hidrolik sıvısının ısınması sonucu yağın incelmesinin sebep olduğu basınç kaybı gibi dış etkenlerden daha az etkilenir duruma gelmiştir. Sistemin bir diğer avantajı da gidon ekseni etrafına kontrol ünitelerinin kolayca monte edilebilmesinin getirdiği güvenlik ve fonksiyonelliktir.
Sistemin gidon sertliğinin ayarlanması sürecinde gidon ne kadar sertleşir ise yoldan gelen darbelerden o ölçüde az etkilenildiği, ne kadar yumuşak ise de o ölçüde rahat manevra yapılabildiği gözlemlenmiştir. Ayrıca gidonun dönüş açısı küçükken ve dönüş açısal hızı küçükken daha yüksek basınç uygulanıp açı ve açısal hız arttıkça daha düşük basınç uygulanmasının daha efektif bir tercih olacağı gözlemlenmiştir.
Yüksek süratlerde ve özellikle de ivmelenme süreçlerinde ön lastiğin yol tutuşu daha az olduğundan gidon sertleşmekte ve düşük süratlerde ise gidon, yoldaki etkileşimlerden daha az etkileneceğinden manevra kabiliyetini yukarılarda tutmak için gidon yumuşamaktadır. Tüm bu sebepler yüzünden aracın hızı, ivmesi, gidon açısı ve gidonun açısal hızı sistemin kontrol parametreleri olarak seçilmiştir ve elektronik kontrol ünitesi bu parametreler ışığında anlık olarak gidon amortisörünün sertliğini ayarlamaktadır.
Elektronik kontrol ünitesi, direksiyon amortisörüne bağlı lineer solenoide hız sensöründen aldığı bilgi doğrultusunda bir akım gönderir. Lineer solenoid ise ana sübaba bağlıdır ve hidrolik basıncı ECU’dan gönderilen akım paralelinde ayarlar. Lineer solenoid, hızlı ivmelenme ve yavaşlamalardaki yüksek tepkili karakteristiği ve akım ile paralel değişen lineer basınç karakteri oluşturabilme özelliği sebebiyle tercih edilmiştir.
Hidrolik sıvı direnci, amortisör kanadının açısal hızına ve ana sübabın açıklığına göre değişir. Ana sübabın açıklığı ise iki kuvvetin dengesine bağlıdır; lineer solenoidin basınç kuvveti ve ana sübaptaki hidrolik basınca karşı oluşan tepki kuvveti.
Akım yokken, yani ana sübap tam açıkken gidon amortisörü karakteristiği
Eğer akım yok ise ana sübaptaki yay minimum basıncın uygulanması ve gidonun rahatça hareket edebilmesi açısından sübabı tamamen açık tutar. Ana sübaptaki hidrolik basıncı ise amortisör kanadının açısal hızına bağlı olarak artar.
Akım varken, yani ana sübap tam kapalıyken gidon amortisörü karakteristiği
Gidonun açısal hızının düşük olduğu süreçte hidrolik basınca karşı oluşan kuvvet, lineer solenoidin oluşturduğu basınç kuvvetinden daha küçük olduğu için ana sübap kapalı kalır.
CBR1000RR Fireblade
Yeni özellikler
Yeni daha küçük, daha hafif ve daha kompakt sele ve kuyruk grenajı
Yeni geliştirilen daha sorunsuz vites küçültme ve daha hafif debriyaj hissi sağlayan yardımcı pabuçlu debriyaj
Yeni, daha kompakt gösterge paneli tasarımı
Yeni, entegre sinyal lambalı dikiz aynaları
Yeni ikinci nesil gidon amortisörü
Yeni, daha kompakt ve saldırgan görünümlü kafa grenajı
Kafa grenajına entegre yeni hava kanalları
Yeni, alüminyum pistonlara sahip daha hafif monoblok ön disk fren kaliperleri ve 6 noktalı gezici rotorlar
Yeni daha hafif içi boş kesitli üç-kollu jantlar
Yeni alüminyum yan sehpa
Daha güçlü, daha hızlı güç dağıtımı için yeni gömleksiz metal plaka kaplanmış silindirler ve daha hafif iç parçalara sahip 2.5kg daha hafif, daha kompakt motor
Yeni daha hafif ve daha dar 4-parçalı alüminyum döküm iskelet
Yeni martı kanadı tasarımlı alüminyum salıncak kolu
Kompakt, aşağıda konumlanmış asılı kütle dağılımını iyileştiren egzoz sistemi.
Giriş
Daha çarpıcı görünüm, daha güçlü performans ve şaşırtıcı derecede tepkili kontrol... Kompakt yeni boyutlarından her sürücünün isteğine verdiği nefes kesici tepkiye kadar yeni 2008 CBR1000RR Fireblade hakkındaki her şey, on altı yıl önce yüksek performans devriminde ilk kez ortaya çıktığında orijinal CBR900RR'nin yaptığı gibi, “litre”lik sınıftaki Süper Spor gelişiminde motosiklet performansı ve dizayn estetiğinde yeni bir standardı belirleyen bir kilometre taşı olarak yerini alacaktır. Cadde ve pist üzerine kazanan CBR900RR Fireblade gelecek nesiller için büyük motosiklet performansında belirgin bir standardı ortaya koymuştur.
Fireblade gelişim safhasının niteliklerini her zaman Toplam Kontrol arayışında daha yüksek, daha yönetilebilir performansın daha düşük ağırlıkla birlikte sunulması belirlemiştir. Popüler CBR'ın her başarılı jenerasyonunun yarışla yoğrulmuş teknolojiler ve içinde ister virajlı arka yollarda sürüş veya yarışlarda dizleri yere sürtme isteği olsun kullanan herkese güveni ve canlılığı aşılayan rahat ve kolay kontrol kabiliyetinin eşsiz bir kombinasyonu ile sınıfına önderlik etmiştir.
Kütle merkezli yakıt deposu, Unit-Pro-Link arka süspansiyon, radyal bağlantılı ön disk frenler ve çığır açan Honda Elektronik Gidon Amortisörü gibi gelişmiş özellikler Honda'nın ünlü RC211V MotoGP şampiyonundan alınmış olduğundan, 2004 yılındaki lansmanından bu yana CBR1000RR Fireblade'in Dünya ve AMA Superbike yarışlarında güçlü bir motor haline gelmesi sürpriz karşılanmamalıdır, zira HANNspree Ten Kate Honda CBR1000RR ile tecrübeli motosiklet sürücüsü James Toseland'in yetenekli genç ellerinde 2007 Dünya Superbike Şampiyonluğu'nu kazanmıştır.
Bu gurur veren gelenek içindeki bir sonraki yenilikçi atılımı temsil eden yeni 2008 CBR1000RR Fireblade daha kompakt, orta hacim boyutlu form ile iskelet, motor ve şasi parçalarında tasarım ve üretim olarak oldukça hafif yapıya ve bir kişinin sürüş yeteneklerini cadde ve daha da baskın olarak tüm dünya ölçeğindeki yarış pistlerinde arttırmak için motosikleti her zamankinden daha hızlı, kolay ve daha konforlu hale getiren yeni aşağıda konumlanmış egzoz sistemi ve yeni “yardımcı pabuçlu” debriyaj gibi yenilikçi performans arttırıcı gelişimlere sahiptir.
Fireblade Tarihi
Tarih yazan CBR900RR Fireblade'in 1992 yılındaki lansmanı dikkat çekici düzeyde kompakt ve hafif bir konfigürasyon ile Süper Spor motosiklet tasarımında tamamen yeni bir çığır açmıştır. Sahip olduğu “Daha az daha fazladır” konsepti ile Fireblade üst seviyede gelişmiş 600 cc sınıfındaki bir şasiye 900cc sıralı 4 silindirli motorun monte edilmesi ile nefes kesici bir “litre”-sınıf performansını yakalamıştır. Kompakt boyutları, kıvrak, tepkili yol tutuşu ve benzersiz güç-ağırlık oranı ile Fireblade modern bir Süper Spor motosikletin orijinini teşkil etmiş ve mevcut “litre” sınıfı Süper Spor kategorisinin büyümesine ön ayak olmuştur.
Geçen yıllarla beraber, Fireblade her zaman “Hafif İyidir” ve “Toplam Kontrol” gelişim temaları baz alınsa da bazıları oldukça radikal olan çığır açıcı yeniliklerle donatılmıştır. Motor hacmi de küçük gitgide büyüyen artışlara maruz kalmıştır ancak motorun dış profilini olabildiğince ince tutabilme isteği doğrultusunda boyutunu “litre” sınıfına sokacak düzeyde bir değişiklik yapılmamıştır.
Dünya ölçeğindeki yarış müsabakalarında, özel takımlar ve kulüp yarışçıları Blade'in yarışçı potansiyelini çabukça fark etmişlerdir ve geçen yıllarda box-stock kulüp yarışlarından Isle of Man T.T., Suzuka 8 Saat ve Le Mans yarışlarına kadar imrenilecek birincilik kupalarının sahibi olmuşlardır.
Superbike yarış kurallarında 2004 sezonu için yapılan değişiklikler Fireblade'in yarış yeteneklerini dünya sahnesine taşıma isteğini doğurmuş ve devam etmekte olan gelişimi için yeni bir hedef belirlenmiştir: yerel yarışlardan büyük Superbike Şampiyonası'na kadar tüm kategorilerde başarılı şekilde mücadele etmek için “litre”-sınıfta yeni bir baz makinenin yaratılması. Bu makine CBR1000RR Fireblade olarak lanse edilmiştir.
Lansmanı izleyen dört yıl boyunca, CBR1000RR Fireblade sürüş yeteneklerini ve güveni arttıran kolay sürüş özellikleriyle bütünleşen rekabetçi performansı sunması ile övgü kazanmıştır. Ayrıca sadece Dünya Superbike şampiyonasında üst sıralarda yarışacak değil, aynı zamanda 2007 yarış sezonunda James Toseland ile birlikte HANNspree Ten Kate Honda takımının yaptığı gibi şampiyonayı kazanacak potansiyeli bünyesinde barındırmaktadır.
Fireblade'in bu gelecek nesli “litre”lik Süper Spor sınıfının tepesindeki haklı yerini kazandıkça, CBR-RR performansının geleceği her zamankinden daha parlak görünmektedir.
Geliştirme Konsepti
Honda Racing geliştirme ruhunun temsilcisi yeni 2008 CBR1000RR Fireblade performanstaki büyük sıçramasını daha düşük ağırlık, daha yüksek verim ve daha düşük direncin denenmiş ve doğru temellerine tam bir bağlılık ilkesi doğrultusunda yapmıştır. Yeni geliştirilen teknikler her kritik parçanın en üst düzeyde üretilmesini amaçladığından şasi, motor ve güç aktarmada bulunan her bir kritik parça sadece daha düşük ağırlık sağlamak için değil aynı zamanda yapısal dayanıklılık ve kullanım veriminde önemli kazançlar sağlamak üzere yeniden düşünülmüş, tasarlanmış ve üretilmiştir.
Fireblade'in bu etkileyici yeni jenerasyonu için, geliştirme çalışmaları sadece Japonya'da değil dünyanın çeşitli yerlerinde Japon işçiliğinin gerçek kalitesini yeniden sunmak amacıyla ağırlığın azaltılması, kullanım kolaylığı ve yeniden biçimlendirme üzerine çalışmalarını odaklayan uluslararası bir ekip tarafından yürütülmüştür. Bu ekibe kendini adayan ekip üyeleri modern Süper Spor motosiklet performansı ruhunu yeniden tanımlama hedefini kendilerine seçmişlerdir. Özellikle bir yarış pistinin gereksinimlerine ve çok geniş bir spor motosiklet kullanıcısının sahip olabilecekleri en hızlı, içgüdüsel olarak tepki veren sürüş makinesi arayışlarına yönelik bir hedeftir. Her bir kullanıcının benzersiz sürüş tarzının kolayca uyum sağlayabileceği, yol boyunca yetenek ve güven aşılayacak bir makine.
Dikkat çekecek derecede, yarış pistinin en mantıklı noktalarında veya ileri teknoloji tasarım stüdyosunda başlamak yerine, bu kaynaşmış ekip Japonya'nın özünü ve çalışkan ruhunu yüzyıllar boyunca tanımlamış olan zanaatçılık ve kültür geleneklerini solumak için ilk olarak eski başkent Kyoto'ya bir ziyarette bulunmuştur. İlk elden tapınak ile bahçelerin ve ister bir çay fincanında isterse çok iyi parlatılmış bir bıçaktaki girdaplı filigranın kıvrımlarında olsun ince bir ustalık ile yoğrulmuş el yapımı eşyalardaki ayrıntıya verilen önemin görülmesi ile tasarım ekibi ilk bakışta genellikle fark edilemeyen doğal Japon ayrıntı duygusu ve ruhu hakkında daha derin bir anlayış ve takdir duygusunu kazanmıştır. Bu ruhun açık yansıması, gelip geçen nesiller için saygı durulan bir ilham kaynağı olan genel bir basitlik ve gereksiz süslemelerden kaçınma ile birlikte tek bir amaç için düşünülen ve zerafeti yansıtan Samurai kılıcında kendisini ortaya koyar.
Sadelik ve mükemmellik ruhu tüm Japon sanatlarında hareket ekonomisi ve basit gereçleri ile kendo (‘Kılıcın Yönü') gibi benzersiz savaş sanatlarında mevcuttur. Bu şekilde ilham alan Fireblade'in tasarım ekibi yarattıkları şeyin benzer bir hareket ekonomisi ile mücadele eden ve çok iyi işçiliğe sahip araçlardan eşit derecede etkilenen başka bir çeşit modern savaşçı kılıcı olmasını kafasında canlandırmaktadır. Yıllar boyunca Japon zanaatçılık ve motosikletteki başarı ruhuna olan yapılan katkı şimdi daha hafif, daha kompakt ve daha etkin ağırlık dağılımına sahip bir biçimde kendini göstermektedir. Yeni alüminyum döküm şasi; daha hafif ve daha hızlı devirlenen motor iç parçaları ve daha hafif, daha nötr kullanım hissi spor motosiklet kullanıcılarının en sevdiği virajlı yollarda canlı hızlanmaların ve her sürücünün mücadele ettiği daha hızlı tur zamanlarının yapılmasını hızlı ve kolay biçimde sağlar. Sınıfında öncü yenilikler arasında daha kıvrak, daha tepkili viraj alma kontrolü için Fireblade'in genel ağırlık dağılımını merkezileştiren yeni aşağıya konumlanmış egzoz sistemi ve en agresif sürücü ve yarışçılar için daha sorunsuz ve hızlı bir viraj alma kontrolü sağlamak için debriyaj kullanımını kolaylaştırırken viraj girişinde vites küçültme sarsıntısını yumuşatan Honda Yardımcı Pabuçlu Debriyaj olarak adlandırılan pabuç debriyajlardaki yeni bir gelişme yer alır.
Her zaman olduğu gibi CBR1000RR Fireblade, MotoGP ve Dünya Superbike yarışlarının ateşinde geliştirilen ve tavlanan en son yarış onaylı teknolojilerle donatılmıştır. Şimdiki kompakt formu her türlü deneyim seviyesindeki spor motosiklet sürücülerinin güvenle keyfine varabileceği hafif, rahat yol tutuş için ağırlık ve kütleyi ağırlık merkezine daha da yaklaştırmaktadır. İlk Fireblade RC30 ve ötesine kadar uzanan yarış bazlı sürüş mükemmelliği ile yeni 2008 CBR1000RR Fireblade Süper Spor kategoride en iyiyi sunar ve 1000 cc Süper Spor sınıfın tahtına oturma isteğini açıkça ortaya koyar.
Ana Özellikler
Yeni CBR1000RR Fireblade'in uzun ve ayrıntılı yeni performans özellikleri listesi Toplam Kontrol ve yarış pisti egemenliğinin bir sonraki neslinin aşağıdaki ana hatlarını içermektedir.
Tasarım Özellikleri
• Yeni daha hafif, daha kompakt aerodinamik gövde dizaynı.
• Yeni, daha saldırgan görünümlü “line beam” farlar ve kafa grenajı tasarımı.
• Gidon kafasına daha yakın konumlandırılmış daha kompakt ön grenaj.
Yeni, entegre sinyal lambalı dikiz aynaları
Daha küçük, daha hafif ve daha kompakt sele ve kuyruk
Performans Özellikleri
• Yeni daha hafif ve daha kompakt motor.
• Yeni daha hafif gömleksiz silindirlere sahip yeni ayrı silindir bloğu.
• Daha hafif, daha büyük dövme pistonlar.
• Yeni geliştirilen yardımcı pabuçlu debriyaj.
• Yeni kütle merkezli aşağıda konumlanmış egzoz sistemi.
Yeni daha hafif ve daha ince 4 parçalı alüminyum döküm iskelet.
Yeni, daha hafif martı kanadı tasarımlı hibrit alüminyum salıncak kolu.
• Yeni, monoblok radyal monte ön disk fren kaliperleri ve 6 noktadan monte gezici rotorlar.
• Yeni, daha küçük ve daha hafif ikinci nesil HESD gidon amortisörü.
• Yeni daha hafif, daha kompakt 7AH akü.
Tasarım
Dünya sahnesine ilk adımını attığında tamamen yeni 2004 CBR1000RR Fireblade, Dünya MotoGP Şampiyonasını domine eden devrimsel yarışçı selefi RC211V için geliştirilmiş olan birçok tasarım öğesini ve performans amaçlı teknolojik gelişimi açıkça göstermiştir. Keskin hatları, kompakt formu ve saldırgan yarışa hazır görünümü ile CBR1000RR Fireblade sadece dünya çapındaki bir yarışçı kısmına odaklanmaz, aynı zamanda cadde ve pist üzerinde kalpleri ve duyguları kazanacak üstün performans ve konforlu kolay kontrolün sınıfında öncü bir karışımını sunar.
Üçüncü jenerasyonu için, yeni 2008 CBR1000RR Fireblade yalnızca dekoratif bir formdan ziyade performansı arttıran bir işleve odaklanmış gösterişli güzelliğini ortaya çıkaran güçlü yeni görünümü ile tasarım ve performansta önemli bir atılım gerçekleştirmektedir. Özellikle Japon savaş sanatlarındaki dikkatlice işlenmiş ve dengelenmiş araçlarda kolaylıkla görülebilen kullanım kolaylığı, ayrıntıya verilen önem ve ruhani bir nitelik geleneksel Japon tasarım hassasiyetlerine yeni ifade kazandıran bir zarafettir.
Yeni Fireblade'in zarafet ve sadeliğini tanımlayan göz alıcı sembol nereden gelir? Yakıt deposu kapağının sırtlarını kaplayan yeni tasarlanmış iki Honda Wing amblemine bakın. Honda'nın tarihi köklerine görsel bir bağlantı kurarken geleneksel Japon emaye işi motiflerinden ilham alan bu ustaca tasarlanmış amblemler yeni CBR1000RR Fireblade'in bünyesindeki kalite ve işçiliğe derin bir anlam kazandırır.
Yeni Daha Hafif, Daha Kompakt Gövde
Selefi ile yan yana dururlarken yeni CBR1000RR Fireblade'in selefinden ve “litre” sınıfındaki diğer tüm Süper Spor motosikletlerden daha ince ve daha kompakt olduğu görülebilir. Fark yaratan görünüm yerine yüksek performans aerodinamiğine daha büyük önem veren – her ne kadar iyi görünse de – yeni '08 Fireblade'in yuvarlak hatlara sahip gövdesi kendi sınıfında yer alan herhangi bir spor motosikleti geride bırakan daha çabuk, sezgisel tepkili yol tutuş sağlama amacıyla ön ve arka çıkıntıları kısaltan ve hafifleten daha kompakt, kütle merkezli tasarımı içerir.
Daha Kompakt Kafa Grenajı
CBR1000RR Fireblade'in göz çarpan ilk değişikliklerinden bir tanesi özellikle sele ve ön grenajda daha küçük, daha kompakt biçimli gövdesidir. Kafa grenajı burnu boyut ve çıkıntı bakımından oldukça küçültülmüş olup, artık hızlı yön değiştirmelerde atalet ve aerodinamik direnci en aza indirmek için yapılan çabalarla gidon kafasını daha yakından kavramaktadır. CBR'ın ince profilli Line Beam çok yansıtıcılı farları korunmuş ancak kafa grenajnın tüm çehresi artık yeni kompakt formu ile çok daha saldırgan bir görünüme sahip olmuştur.
Daha etkin aerodinamik tasarım ayrıca kafa grenajsına yerleştirilen yeni emiş kanalları ile yeni Fireblade'in performansı arttıran “ram” hava girişine kadar uzanır. Bu yeni ön tarafa monte iki emme kanalı CBR'ın önceki versiyonunda gidon kafası ve radyatörün üst kısmı arasındaki boşluğu kaplayan büyük, ortaya konumlandırılmış kanalın yerini almıştır. Soğuk, yoğun hava akımını daha büyük hacimli hava kutusuna yönlendirmek için Fireblade'in kütle merkezli yakıt deposu ön tarafına konulan bu “ram” hava kanalları da ayrıca Fireblade'in gelişmiş çevre uyumunda ve maksimize edilen düşük-orta devir performansında önemli bir rol oynayan elektronik kontrollü valflerle donatılmıştır.
Gövdenin daha kompakt ve azaltılan sürtünme katsayısına ilave katkıda bulunmak amacıyla modern bir görünüm için ön sinyal lambaları parlak, yüksek görülebilirliğe sahip bir ekranı barındıran CBR'ın dikiz aynalarının ön kenarına daha açık ve güzel bir şekilde entegre edilmiştir.
Daha Küçük, Daha Hafif Sele ve Kuyruk
Honda'nın ikinci nesil MotoGP yarışçısı RC212V ile görsel olarak benzerlikler taşıyan yeni Fireblade'in koltuğu ve kuyruk kısmı ciddi miktarda kısaltılmış ve hafifletilmiş olup kalın arka lastik üzerinde havada geziniyor gibi görünmektedir. Boyut ve ağırlıkta sağlanan radikal düşüş önceden dar bir alanda bulunan şimdi ise CBR'ın ağırlık merkezine daha ciddi bir katkıda bulunmak üzere motorun hemen altına yerleştirilen Blade'in Orta Üst egzoz sisteminin kaldırılması ve genel bir yeniden dizaynı ile mümkün olabilmiştir.
Fireblade'in gösterişli ve kompakt yeni kuyruğu aynı zamanda arka sinyalleri sade, hafif bir form içinde barındıran ve CBR'ın etkileyici kütle merkezli gövdesini daha da belirgin hale getiren ultra ince bir plastik plaka tutucusuna sahiptir. Kilitlenebilir sele kapağı altında her zaman olduğu gibi takım kiti, eldivenler, kağıtlar ve küçük bir U kilidi için yeterli hacmi sağlayan kompakt ve güvenli bir bölme yer almaktadır.
Renk Konsepti
Az sayıda grafik çizgi ile birlikte yeni 2008 CBR1000RR Fireblade, kararlı yarış ruhunu ve emsalsiz yapım kalitesini daha güçlü belirten dört dramatik yeni renk varyasyonu ile sahneye çıkmaktadır. Grubun öncüsü prestij ve kalitenin özel bir yanını dışa vuran lüks görünümlü siyah üzerine kristal kırmızıdır. Birbirlerine ciddi bir kontrast teşkil eden beyaz üzerine siyah ile CBR Toplam Kontrol'ün güçlü bir görüntüsünü sunarken klasik Honda kırmızı ve siyah kombinasyonu her bir profilini tanımlayan Honda Racing DNA'sına canlı bir ifade kazandırır. Son olarak siyah yeni Fireblade “litre” hacimli Süper Spor sınıfın rakipsiz lideri olduğunu ortaya koyar.
Renkler
• Grafit Siyah (Kristal Kırmızı ile)
• İnci Beyaz (Grafit Siyah ile)
• Tatlı Kırmızı (Grafit Siyah ile)
• Grafit Siyah
Motor
Cadde ve pist üzerinde kullanımın amaçlandığı Süper Spor motosiklette özellikle Fireblade'de üst düzey performans elde etmenin en önemli anahtarlarından bir tanesi, güçlü ve daha etkin bir güç-ağırlık oranının sağlanmasıdır. Sadece gücün tek başına arttırılması, aşırı araç ağırlığının motor performansında elde edilen kazançları kolaylıkla götürebilmesi nedeniyle toplam performans eşitliğinin bir kısmını etkiler. 1992 yılındaki lansmanından bu yana CBR900RR ve CBR1000RRR Fireblade'in mühendislik ekipleri yarış kazandırıcı gücü bir motosikletin tüm potansiyelini ortaya koymasına mani olan atalet ağırlığının azaltılması yönündeki yoğun çabalarla bütünsellik teşkil edecek şekilde geliştirirken bu eşitliğin genel dengesine odaklanmışlardır. Her başarılı nesil ile birlikte, Fireblade'in geliştirme ekipleri genel performansı yükseltmek amacıyla sadece gücü arttırmak için değil ayrıca kritik güç ve ağırlık oranında önemli artışlar sağlayan ağırlığı ciddi ölçüde aşağı çekmek için yeni yollar bulmuştur. 2008'de, CBR1000RR'nin ikinci nesli bu konuda bir istisna olmadığını kanıtlar. Ana konfigürasyonun tamamen yeniden dizaynı daha yüksek, daha kontrollü güç sağlamakla birlikte motorun devirlenmesini ve hızlanmayı etkileyen parçalarda daha düşük ağırlığı beraberinde getirmektedir.
Yeni Ayrı Gömleksiz Silindir Bloğu
Fireblade'in mühendislik takımının aradığı güçlü, yüksek devirleri elde edebilmek amacıyla, daha büyük bir silindir çapı ve daha kısa strok kullanılmıştır. Motor boyutunu ve ağırlığı düşük tutabilmek için bu yeni konfigürasyon, mevcut modelin seramik kompozit silindir gömleklerinin, silindirler arasındaki aralıkları ve genel silindir genişliğini önceki model ile aynı tutarken silindir çaplarının 75'ten 76 mm'ye yükseltilmesine olanak tanıyan çok dayanıklı yeni JCP (Jet Akışlı Sirkülasyon Kaplama) silindir duvarı yüzey işleme yöntemi ile değiştirilmesini gerektirmiştir. Efektif silindir ağırlığı da ayrıca azaltılarak, selefine göre motorun 2.5 kg daha hafif olmasına ciddi bir katkıda bulunulmuştur.
Yeni, Daha Kompakt Silindir Kapağı Konfigürasyonu
Yeni gömleksiz silindir bloğu ile paralel olarak, Fireblade'in motoru da önceki konfigürasyona göre 15 mm daha kısa ve 950g daha hafif olan yeni dizayn edilmiş, daha kompakt bir silindir kapağına sahiptir. Bu subapların uzunluğunun 3.5 mm kadar kısaltılması ve eksantrik millerinin 4 mm daha alçak ve birbirlerine 4.5 mm daha yakın konumlandırılması ile başarılmıştır. Yeni, daha hafif iç duvarlı eksantrik milleri ayrıca aynı düzeyde dayanıklılık ve rijitliği muhafaza ederken ağırlıkta 500g tasarruf sağlar. Daha fazla ağırlık tasarrufu ve daha hızlı, daha yüksek devir çevirme performansı için daha düşük ağırlık ile uyum sağlayan yüksek dayanıma sahip yeni titanyum emme subapları ile birlikte subapları daha az kuvvet ile yüksek devirlerde subap yüzmesini minimize eden daha hafif yaylar kullanılmıştır.
Daha hafif, Daha Büyük Çaplı Dövme Pistonlar
1mm daha büyük çapa sahip Fireblade'in yeni dövme alüminyum pistonları da yerini aldıkları pistonlarla aynı ağırlığı korur. Yapısal olarak daha güçlü ve daha hafif olmaları için dikkatlice yeniden tasarlanan bu yeni pistonlar 1.5 mm daha kısa strok ile birlikte motorun daha yüksek devir çevirmesine ve daha hızlı devirlenmesine ve hızlanmaya önemli katkı sağlar.
Yeni Geliştirilen Yardımcı Pabuçlu Debriyaj
Tüm uzman spor motosiklet kullanıcısı ve yarışçılarının bildiği üzere, yarışlar motosikletin güç aktarma organlarına çok büyük yükler bindirir ve bunların en zorlu olanı virajlara girerken motor freni nedeniyle oluşan arka torktur. Hızlı vites küçültme neticesinde meydana gelen motor freni viraja girmeden önce hızı daha çabuk düşürmenin oldukça etkili bir yoluyken, yarış ortamında daha düşük devirli motorda daha hızlı dönen arka tekerleğin arka torku veya kuvveti motorun aşırı devirlenmesine veya zincire etki eden tekerleğin arka kuvvetinin arka süspansiyonu yüklemesi neticesinde tekerleğin zıplamasına neden olur ve motor kompresyonu hafifleyen arka tekerleğin çekiş limitlerini anlık olarak aşar. Bu sonuçların herhangi birisi bir sürücünün konsantrasyonunu bozarak, yarış esnasında saniyenin önemli yüzdelerinin kaybına yol açabilir.
Yarış çevrelerinde, bu problem için benimsenen bir çözüm debriyaja etki eden aşırı ters yükleri mekanik olarak debriyajı bir miktar açmak ve debriyajı ayırmak veya “kaydırmak” suretiyle alan böylece arka tekerleğin motor devrini daha çabuk yakalamasını sağlayan arka torku sınırlandırıcı “pabuç” debriyajın ilavesidir. Honda ilk olarak bu tip bir sistemi 1979 NR500 yarış motosikletinde ve ardından güncellenmiş bir versiyonunu 1982'de VFR Works Superbike yarış motosikletlerinde kullandığından pabuçlu debriyajların kullanımı hakkında iyi bir deneyime sahip bulunmaktadır.
Seri üretim makinelerde, 1994 RVF750R'de (RC45 olarak ta bilinir) pabuç debriyaj ile donatılmıştı. Ancak şimdiye kadar Fireblade'in mühendislik ekibi bu seri üretim Süper Spor'un motorunda bir pabuç debriyaj kullanma ihtiyacını duymamıştı. Kısmen bunun nedeni yarışçı olmayan sürücülerin böyle bir sistemden yeterice yararlanamayacakları veya ihtiyaçları olmadığının düşünülmesi ve ayrıca bu tip bir ilaveyi Honda'nın seri üretim Süper Spor modellerine uygulamadan önce pabuçlu debriyajın bilinen birkaç zayıf noktasının çözülmeye gereksinim duymasıdır. Halen diğer üreticiler bu gelişimi yüksek performanslı modellerine uyguladığından virajlara girerken hızlarını daha çabuk düşürmek için motor frenine yüklenen yarışçıların ve agresif sürücülerin ihtiyaçlarını karşılamak için CBR1000RR'de benzer bir sistemin kullanılması yönünde baskılar artmıştır.
Honda Elektronik Gidon Amortisörü gelişiminde olduğu gibi, Honda mühendisleri önceden yapılmış olanı tekrarlamaktan imtina etmişler, bunun yerine mevcut tasarımda var olan sorunları bir hayli gideren geliştirilmiş bir sistemin yaratılmasına karar vermişlerdir. Geleneksel pabuç debriyajlardaki sorunlardan bir tanesi motorun devirlenmeye başladığı ve daha fazla kaydırmanın gerekli olmadığı hallerde debriyajı geriye almak için zorunlu olan yay kuvveti miktarıdır. Bazı tasarımlarda bu durum arka tekerlek ve motor arasındaki bağlantı hissinin kaybolmasına denge bozucu ‘avare dönüş' periyoduna yol açabilir. Diğer tasarımlarda alınan önlemler debriyajın konforsuz çok sert hale gelmesine ve sürüş veya yarış koşullarına bağlı olarak yay kuvvetine sürekli olarak hassas ayar yapılması gerekliliğine yol açabilir. Honda mühendisleri pazarda bulunan tüm pabuç debriyajların özelliklerini incelemiş, tasarımda bazı köklü değişiklikler yapmış olup, artık yeni Honda Yardımcı Pabuçlu Debriyaj'ın yeni 2008 CBR1000RR'de takılmak üzere tamamen hazır olduğu kanaatine varmışlardır.
Çoğu pabuçlu debriyaj'da olduğu gibi, Honda Yardımcı Pabuçlu Debriyaj da arka tekerlekten debriyaja güçlü bir vites küçültücü arka tork geldiğinde debriyaj baskı plakalarını ayırmak için bir set konik kam kullanır. Gaz kelebeğinin kapatılması ile elde edilen düzenli yavaşlama kuvveti mekanizmanın debriyajı ayırması için gerekli olan yeterli arka torku sağlamaz. Ancak çoğu geleneksel pabuçlu debriyaj tasarımlarının aksine, yeni Honda Yardımcı Pabuçlu Debriyaj motor gücü tatbik edildiğinde baskı plakalarını hızlıca tekrar bir araya getiren ve debriyajı tekrar sıkıca devreye alan başka bir alttan kesik kam setine sahiptir. Bu tasarım yeniliği böylece ayırma zamanını en aza indirirken tekrar kavramaya almak için gerekli yay kuvveti miktarını büyük oranda azaltır. Gerçekte yeni Fireblade levye hissini optimize etmek ve geri bildirimi artırmak için hidrolik debriyaj yerine klasik kablolu bağlantı kullandığından debriyaj yayı gerilmesi çok hafiftir.
CBR1000RR Fireblade ile virajlar için vites küçültme, yeni Yardımcı Pabuç debriyajın devreye girişi ile daha doğal bir his vererek sorunsuz, düzgün yapılan bir işlemdir. Ancak, yeni sistemin büyük oranda geliştirilen frenleme performansı ve viraj giriş ve çıkışında arttırılan sorunsuz kontrolü yanında, yeni geliştirilen ‘yardım' mekanizması neredeyse tüm sürüş ve yarış koşullarında daha hızlı ve daha güvenli kavrama devreye alma ile daha hafif ve daha konforlu debriyaj kumandası sağlar. Bu gelişmiş yeni sistem sadece uzman sürücü ve yarışçıları daha sorunsuz çalışma ve daha hızlı tur zamanlarıyla memnun etmekle kalmaz, ayrıca sürücülerin bir çoğuna daha yumuşak ve daha hızlı vites küçültme olanağı, daha hafif debriyaj hissi ve çok daha fazla konforlu, konsantrasyon bozma potansiyeli daha düşük bir sistem sunar.
Yeni Kütle Merkezli Aşağıda Konumlanmış Askılı Egzoz Sistemi
Yeni 2008 Fireblade'de görülebilecek en belirgin değişikliklerden bir tanesi şimdi artık tamamen motorun altında yer alan kompakt, kütle merkezli egzoz sistemidir. Daha hızlı ve daha tepkili yol tutuş için, CBR'ın önceki ‘Orta-Üst' egzoz sistemi bulunduğu yüksek konumdan koltuğun altından geçerek arkaya doğru uzanan yerinden alınarak motorun ağırlık merkezinin mümkün olabildiğince yakınına ve motorun hemen altına yerleştirilmiş, bu sayede sistemin ağırlık ve kütle ataletinin makinenin hızlı yön değiştirme yeteneğine etkilerinin minimize edilmesi sağlanmıştır.
Maksimum viraj alma boşluğu da yeni egzoz dizaynında kritik bir elemandır ve paslanmaz çelik sistemin büyük kısmı yüksek hızlarda yarış sırasında çok aşırı viraj alma açılarında zemine temas edebilecek hiçbir çıkıntı oluşturmayacak şekilde alt grenaj ve iki ayaklık ortasındaki en alt nokta ile tanımlanan küçük üçgen alana yerleştirilmiştir.
Egzoz daha sonra büyük sağ ikinci susturucu ucunda yer alan iki porttan çıkarak, salıncak kolu merkezinin hemen altına ve arka kısmına erişir. Bu kompleks ikinci susturucu optimum viraj alma boşluğunu sağlayacak şekilde özel olarak dizayn edilmiş olup sağa doğru viraj alma sırasında temas alanından oldukça yükseğe çıkar ve salıncak kolunun pres alüminyum sağ tarafı yeni bir ‘martı kanadı' tasarımına sahip olsa da yeni sitem için yeterli boşluğu sağlar.
Susturucu ayrıca tüm devir bandı boyunca motorun tüm potansiyelinin kullanılmasını sağlarken tam bir çevreye uyumu mümkün kılan bir çift egzoz valfini içerir. Motorun canlı yüksek hız performansını maksimize etmek için dizayn edilen bu elektronik kontrollü valfler ayrıca CBR'ın oldukça yumuşak sürüş kalitesinde büyük bir rol oynar.
Ultra Düşük Egzoz Emisyonları
Yeni 2008 CBR1000RR Fireblade agresif bir Süper Spor motosiklet olabilir, ancak çevreye duyarlılık her zaman gelişim aşamasında en üst önceliğe sahip olmuştur. Avrupa'nın zorlu EURO-3 emisyon düzenlemelerine tam uyum kesin bir zorunluluktur ve bu her zamanki gibi tüm motor devirlerinde optimum yanma verimini ve zararlı egzoz gazlarının nötralizasyonunu sağlamak için egzoz emisyonlarını izleyen ve emilen hava/yakıt karışımını kontrol eden Honda'nın kendini kanıtlamış HECS3 oksijen algılamalı katalizör sistemi ile sağlanır. Ancak, Fireblade'in ultra düşük emisyonları bu rekabetçi sınıfta yer alan diğer makinelerin başarmakta zorlanacağı güçte ve performansta önemli bir artış ile birlikte büyük bir ağırlık azalması sağlanarak başarılmıştır.
Şasi
Cadde ve pist üzerinde üstün kontrol için, CBR1000RR'nin yarış kazandıran teknolojisi daha rahat yol tutuş ve sürücünün her isteğine daha hızlı, sorunsuz yanıt için motosikletin ana parçalarının merkezileştirilmesine yardımcı olan yenilikçi bir alüminyum döküm iskelete sahiptir.
Hafiflik ve rijitlik arasındaki en uygun dengeyi sunan bu organik tasarımlı iskelet sürüş koşulları veya sürücünün deneyim seviyesi ne olursa olsun makinenin virajlara daha rahat girmesini ve güvenilir şekilde şerit değiştirebilmesini sağlar.
Yeni Dört Parçalı Alüminyum Döküm İskelet
CBR1000RR Fireblade'in bu sonraki neslinde ağırlıkta daha fazla azalmanın sağlandığı ve ağırlığın daha merkezde toplandığı bir şasi için şasinin üretiminde kullanılan dokuz parça yerine dört ana döküm parça kullanılmış ve bu sayede yaklaşık 2.5 kg ağırlık tasarrufu elde edilmiştir. İskeletin sahip olduğu dört kısım, Blade'in yeni düz ram hava kanalları için konulan iki büyük deliğin olduğu yeni gidon kafası döküm parçasını, iki ara yan motor askı hattını ve salıncak kolu merkezini çevrelemek ve iskeletin genel yapısının rijitliğini sağlamak için motorun arkasından geçen tek bir U biçimli arka merkez bağlantı kısmını içerir. Tüm kısımlarda kullanılan parçalar mevcut modelin yapımında kullanılan kısımlarla aynı et kalınlığında içi boş olarak şekillendirildiğinden, yeni iskelet yerini aldığı üniteden ciddi anlamda daha güçlü olup, 30 mm daha ince ve daha kompakt olması yanında yanal rijitliği % 13, burulma rijitliği % 40 ve dikey rijitliği % 30 oranında arttırılmıştır.
Desteklenmesi gereken önceki CBR'ın “Orta Üst” egzoz sistemi ve çok daha küçük bir arka grenaj olmadığından, atalet ağırlığında küçük fakat önemli bir düşüş için yeni iskeletin alüminyum döküm sele rayı da daha kısa ve daha hafif yapılabilmektedir. Bunun yanı sıra, yeni aks altında askılı egzoz sistemi ile elde edilen kütlenin merkeze toplanması CBR'ın yuvarlanma ataletini % 13 ve savrulma ataletini % 10 oranında azaltmış ve inanılması için ilk elden denenmesi gereken çok daha hızlı viraja giriş tepkisi elde edilmiştir.
Yeni Martı Kanadı Tasarımlı Hibrit Alüminyum Salıncak Kolu
Yukarıda belirtildiği gibi, yeni aşağıda konumlanmış askılı egzoz sisteminin büyük yukarıya kıvrılmış susturucusu için boşluk yaratmak amacıyla CBR'ın güçlü ve hafif hibrit alüminyum salıncak kolu preslenmiş alüminyum sağ yan elemana yerleştirilmiş yeni bir ‘martı kanadı' uç noktası ile yeniden tasarlanmıştır. Bu yeni salıncak kolu yerini aldığı koldan 11 mm daha uzun olup, çok üstün hızlı viraj alma tepkisi için selefi ile aynı kısa aks açıklığını hala korurken 16 mm daha fazla ayar uzunluğu daha sorunsuz ve güvenli yüksek hızlı takibe olanak tanır. Motorun artan gücüne uyum sağlamak için salıncak kolunun merkez noktası da bir miktar yukarı kaldırılarak salıncak kolu açısı 9.5°'den 9.67°'ye yükseltilmiştir.
Yarışa Hazır Süspansiyon Parçaları
CBR1000RR'nin motoru, iskeleti ve geometrisi etkileyici yeniden tasarımlara uğramış olsa da, Blade'in gelişmiş süspansiyon sistemlerinin halen işini en iyi düzeyde yapabilecek durumda olduğu kanaatine varılmış, bu yüzden temel konfigürasyonları çok az değişikliğe maruz kalmıştır. Ön tarafta yol tutuş dünya ölçeğinde yarışlar için gerekli olan hassas ve güvenli kontrol için mükemmel rijitlik ve düşük askılanmamış ağırlık ile tepkili performans sunan aynı sağlam yapılı 43 mm ters çevrilmiş HMAS kartuş tipi ön çatal ile gözden geçirilmiştir. Ön aks tutucuları, askılanmamış ağırlığı azaltırken rijitliği arttıran daha merkezi bir tasarım ile modifiye edilmiş iken, gidon hareketlerine daha fazla tepki için çatal borularının açıklığı 10 mm (214 mm'den 204 mm'ye) azaltılmış ve açıklık 2.5 mm (25 mm'den 27.5 mm'ye) arttırılmıştır.
CBR1000RR Fireblade - 2008
Blade'in rijit aynı zamanda daha hafif yeni ‘Martı kanadı' hibrit alüminyum salıncak kolu Honda'nın başarılı RC211V MotoGP yarış motosikletinde bulunan ve Honda'nın her iki yarış kazanan CBR modelinde yer alan Unit Pro-Link arka süspansiyon sistemi ile aynıdır. Sahip olduğu çok gelişmiş tasarım özellikle agresif sürüş ve yarış koşulları sırasında klasik arka süspansiyon sistemleri tarafından oluşturulan sarsıntı ve gerilimlere karşı iskeleti tamamen izole eder. 2008 için sistemin genel şeklinde bazı ufak değişiklikler yapılmakla birlikte bağlantı oranları ve amortisör ayarları aynı kalmıştır.
Daha Düşük Ağırlığa Sahip Tekerlekler
Yeni CBR1000RR Fireblade'in içi boş kesitli çok kollu alüminyum döküm jantları sürüş ve yol tutuş konusunda yararları olan önde 240g ve arkada 310g düzeyinde askılanmamış ağırlık düşüşünü sağlayan yeni ince duvarlı döküm kollara sahiptir. Bunlara önde ve arkada Bridgestone Battlax BT015 veya Dunlop Sportmax Qualifier radyal lastikler monte edilir.
Yeni Monoblok Ön Disk Fren Kaliperleri
Fireblade'in üstün tepki veren radyal ön disk frenleri, kaliper başına 126 g ağırlık düşüşü ve çok daha rijit bir yapı sağlayan daha güçlü ve daha hafif yeni monoblok tasarıma sahip yeni dört pistonlu fren kaliperlerini barındırmaktadır. İçerde, sadece kaliperlerde toplam 430g'lik askılanmamış ağırlık düşüşü sağlayan yeni krom kaplama alüminyum fren pistonları daha ağır olan çelik ünitelerin yerini almıştır. Fren kolunda daha canlı ve daha tepkili bir his veren frenleme performansını arttırmak için daha dar fren hatlarını ve modifiye edilen fren kolu oranını içerirler.
Bunların yanı sıra fren rotorları da mevcut on noktalı ünitelerin yeni altı noktalı gezer iç rotorlarla değiştirilmesi ile 90g hafifletilmiştir. Yıllardır değişmeden kalan rotor deliklerinin düzeni de ciddi miktarda değiştirilmiş, ilk olarak Honda'nın Suzuka 8 Saat Dayanıklılık yarışı motosikletlerinde kullanılan yeni bir tasarımda daha iyi bir his ve daha düşük ağırlık elde etmek için yüzey boyunca farklı delik boyutları kullanılmıştır.
Ekipman
Yeni İkinci Nesil HESD Gidon Amortisörü
2004 yılında, yeni CBR1000RR düşük hızlarda çok etkili olmamakla birlikte yüksek hızlarda yol tutuşun daha tahmin edilebilir hale getirilmesine yardımcı olan yeni Honda Elektronik Gidon Amortisörü (HESD) ile motosiklet yol tutuşunda şaşırtıcı yeni bir buluşa imza atmıştır. Bu çok yüksek verimli sistemde yapılan bir diğer yenilikte Fireblade, 2007 CBR600RR modelinde tanıtılan yeni bir ikinci nesil HESD ile donatılmıştır. Yapısal olarak çok daha kompakt olan bu yeni HESD ünitesi yakıt deposu kapağının altından alınmış ve ünitenin sönümleme valfini yağ odası içine alan bir yönlendirme kolu tarafından üst üçlü kelepçeye bağlandığı gidon kafasının arkasındaki iskelete monte edilmiştir.
Önceden olduğu gibi gidonun hareketi, bir çek valf grubu ve elektronik solenoid tarafından regüle edilen yağ hatlarının oluşturduğu bir devre üzerinden yağı odanın bir tarafından diğer tarafına göndermek için ünitenin yağ odası içinde yer alan valfi doğrudan kumanda eder. Araç hızı ve hızlanması arttıkça bu yağ hatları, örneğin yüksek hızlı bir virajda büyük bir tümsekle karşılaşıldığında oluşabilecek ön çatal ve gidonların ani hareketine karşı etkili bir direnç gösterebilmek için solenoid tarafından yavaşça daraltılır. Araç hızı düştükçe, hidrolik hatlar yavaşça açılır ve sönümleme etkisini neredeyse algılanamayacak düzeylere azaltır.
Honda Elektronik Gidon Amortisörünün bu kompakt yeni versiyonu, yeni CBR1000RR'de olduğu gibi rekabetin yoğun olduğu Süper Spor makineler arasında kullanım kolaylığı ve konforu konusunda Honda'nın kararlılığını tam olarak ortaya koyan teknolojik çok yönlülük ve kesintisiz kullanımın üst seviyesini sunar.
Yeni Daha Hafif, Daha Kompakt 7AH Akü
Çoğu performans değerlendirmesinde göz önüne alınmayan motosiklet aküleri sıklıkla özel tasarım önlemlerinin alınmasının gerektiği ağırlık problemlerine neden olma eğilimi taşırlar. Tipik bir 10 amperlik akü 3 kg'dan fazla gelebilir ve tercihen motosikletin kütle merkezine yakın bir yere diğer parçaların arasına yerleştirilir ve ciddi miktarda bir hacmi kaplar. Akü voltajı, tek bir şarj ile yapılabilecek çalıştırma adedine göre belirlenir. Şimdiye kadar, çoğu bir “litre”lik motosiklette olduğu gibi, CBR1000RR Fireblade'in motor çalıştırma karakteristikleri bir adet 10AH akünün kullanımını gerekli kılmıştır. Yeni 2008 Fireblade'de, motor marş oranı marş motoru karakteristikleri ile birlikte aynı motor döndürme torkunu daha az elektrik akım yükü ile üretmek amacıyla yenilenmiştir. Bu değişiklikler daha düşük bir akü voltajı ile daha fazla sayıda ve daha hızlı marş yapılabilmesine olanak tanıyarak Fireblade'de kendi hacim sınıfındaki herhangi bir motosikletten daha küçük bir akünün kullanılmasına izin verir. Sonuç? Daha küçük yeni 7AH aküsü yerini aldığı klasik 10AH aküden 1 kg daha hafiftir.
İsteğe Bağlı Ekipman
Honda Access Avrupa N.V. yeni CBR1000RR Fireblade'in çok yönlü kullanım seçeneklerini ve agresif iyi görünümünü daha da geliştirmek için çok çeşitli aksesuarları sunmaktadır. Bu aksesuarlar içinde yer alanlar:
• Şasi iç kısımlarını korumak için bir arka tekerlek kapağını, alt ön çatal borularını da koruyan bir ön çamurluk ve ACG ve debriyaj kapaklarına bağlanan dekoratif karter kapaklarını içeren Fireblade için özel olarak geliştirilmiş hafif ve gösterişli karbon fiber parçalar.
• HRC logosu ile birlikte sunulan karbon fiber görünümlü koruyucu arka depo desteği ve yakıt deposu kapak seti.
• CBR1000RR'nin rekabetçi görünümünü güçlendirmek için yerine oturan bir renk uyumlu arka sele grenajsı.
• Ekstra rüzgar koruması ve uzun dönemli sürüş konforu sağlarken Fireblade'in saldırgan yarışa hazır performanslı görünümünü göz alıcı biçimde güçlendiren 30 mm daha uzun, renkli ön cam.
• Grenaj ve tekerlek çıkartmalarını içeren çekici bir yarış çıkartması seti.
• Grenaj parçalarının zarar görmesi riskini azaltan siyah naylon grenaj koruyucusu seti.
• Daha uzun süreli sürüş konforu için özel elastomer süngerden üretilmiş yedek konforlu sürücü koltuğu.
• Sele desteği veya opsiyonel arka sele grenajsı altındaki küçük alana yerleşecek şekilde tasarlanmış bir U kilidi.
• Değerli eşyaları saklamak için CBR1000RR Fireblade için özel olarak tasarlanmış zarif depo çantası.
• Ekstra bagaj hacmi için sele koltuğuna monte edilebilen bir sele çantası.
• Vandalizm ve hırsızlığa karşı ekstra koruma sağlamak için hareket algılayıcısı, siren ve yedek aküden oluşan kompakt bir alarm ünitesi. Düşük tüketimli uyku modu aküyü boşalmaya karşı korur.
tipine alısmak zor olsada cbr 1000rr bu sene kendısınden bır haylı soz ettrecege benzıyor.sahip olana ve sahip olmak ıcın sıra bekleyenlere keyıflı surusler dılerım
Kayıt: Dec 12, 2005 Mesajlar: 6118 Nereden: 35nci.OTOBAN TUGAY K.LIĞI..
Tarih: 08.04.2008 - 16:47 Mesaj konusu:
teknolojik sanat eseri... _________________ Çeşme ve Aydın Otobanları 1000cc GARNİZON KOMUTANI!{SS Subayı}
Türke Kefen Biçenin,Ölümü Korkunç Olur.
Bu Dağlar Bizimdir,Ferman Gerekmez,Bozkurtun Gezdiği Yere,Çakal Giremez..
Kayıt: Jul 11, 2006 Mesajlar: 1450 Nereden: Ankara
Tarih: 08.04.2008 - 17:01 Mesaj konusu:
Ben de ilk gördüğümde pek beğenmemiştim ama şimdi hoşuma gidiyor. Gerek kalitesiyle, gerek fiyatıyla gerekse teknolojisiyle 1000 cc sınıfında gözü kapalı alınacak bir makine.
Kayıt: Dec 12, 2005 Mesajlar: 6118 Nereden: 35nci.OTOBAN TUGAY K.LIĞI..
Tarih: 08.04.2008 - 17:12 Mesaj konusu:
Arthas, dün joe santanada ilk denemesini yazmış ve K6 nın HESD takılmış versiyonu diyor eger böyleyse durduğumuz kabahattır! kaldıki joe santana sallıcak adam değil!!ve yamaha sürücüsü ayrıca! _________________ Çeşme ve Aydın Otobanları 1000cc GARNİZON KOMUTANI!{SS Subayı}
Türke Kefen Biçenin,Ölümü Korkunç Olur.
Bu Dağlar Bizimdir,Ferman Gerekmez,Bozkurtun Gezdiği Yere,Çakal Giremez..
Kayıt: Feb 20, 2005 Mesajlar: 7887 Nereden: soma-45 nederland
Tarih: 08.04.2008 - 17:19 Mesaj konusu:
SRAD-HAN,
joe santana en azından kullanmış denemiş ona göre iyi ama bize göre olmayabilir...
seninde rodaj yapma ve kullanma şansın var onurun motorunu,sende duygularını ve görüşlerini yansıtırsın.
bizde yakın bi dostumuz aldığında ilk fırsatta dener bakarız.
gerçektende yazılanlar ve denilenler gibiyse alınır....
bu arada sana da msn dediğim gibi hiç beğenmiyordum fuarda canlı görünce fikrim değişti.hoşuma gitti,ya uykusuz kaldım yada gerçekten hoşuma gitti.
haaa al ozmn dersen suzukı ve yamaha varken düşünmem...herzmn içimde 3 üncü sırada.
bu arada yılların tecrübesi bana aynen şunu demiştir;
YENİ ÇIKAN TEKNOLOJİYİ EN AZ 1 YIL TAKİP ET........... hemen zıplamamak gerek.... _________________ dünyada ROMA,tr de SOMA PERT TEAM http://www.youtube.com/watch?v=D98SydKuCzw http://www.metacafe.com/watch/1715814// 06 r1 299+ gece kuşu