Geçtiğimiz ay 5 bin 700 kilometrelik uzun bir Balkanlar ve Doğu Avrupa gezisi yaptım. Alamanyadan omuzunda teybi ve kuş tüyü takılı fötr şapkasıyla yeni gelmiş 20 yıl öncesinin gurbetçisi gibi elalemin memleketlerine olan hayranlığım nedeniyle buralara kırgın ve kızgınım. Binlerce yılını at üzerinde geçirmiş göçebe kültürümüzün genetik kalıntılarına lanet olsun. Bencil ve sorumsuz, cahil cesaretli ve tatminsiz insanlar topluluğu haline gelmek için nasıl bir günah işlemiş olmalıyız?
En kalabalığı iki milyonluk şehirlerde, saniyesinde gelen belediye otobüslerinin ring attığı yollarda, metroyu onlarca yıl önce bitirmiş, tramvayı troleybüsü temiz taşıma için desteklemiş insanlar topluluğunun yaşadığı bir yerde hayat ne kadar da kolaylaşıyor. Asfaltı bugün döküp yarın kazmayan, ortalıkta kum çakıl bırakmayan insanlar bu medeni olma sürecini nasıl yaşadılar acaba?
Manen ve hatta maddeten bu kadar güçlü bir ülke olmamıza rağmen bu spastik bakış açısını, yaşam felsefesini nasıl benimsedik acaba?
Parasızlıktan geniş yapamasa da, viyadüklerle virajları yok edemese de en azından zemin kalitesini, çizgi hassasiyetini ve en önemlisi aynasına bakıp motosikleti fark eden bir toplumu nasıl becermiş nasıl sağlamış bu adamlar?
Sol şeritten sürekli gittiğim için bana kızan Macar, yaya geçidine ineceği izlenimini verdiği halde durmadığım için kaldırımdan inmeden bana kızan elin Romanyalısı bile nasıl olur da böyle bir kültürü benimser. İlk bakışta bile her şeyiyle Türkiye’den 30 yıl geride olduğu belli olan Romanya’da insanlar bu kadar düzenli ve saygılı trafik adabını nasıl edindiler bilmem ki?
50 kilometre hız tahdit tabelası konduğunda herkesin buna kayıtsız şartsız uyacağını kim nasıl bir anlaşmayla garanti etti? O kıytırık eski püskü arabalarda cruise varmışçasına niye kimse 60 yapmadan 50’yle sabırla ve sıkılmadan keyifle kilometrelerce sürecek yolculuğuna devam edebiliyor?
Sola dönmek için arka arkaya yüz metre kuyruk olmuş araçlardan tek biri bile sağ taraf bomboş olmasına rağmen neden biri bile gidip de orada sıraya kaynak olmuyor. Her sabah sola dönmek için en sağ şeridi ve hatta emniyet şeridini bile kapatarak arkadan geçişleri engelleyen yurdumda bu kaotik durumu kim nasıl çözecek?
Motosikleti gördüğünde her iki yöne giden trafik kenara açılarak yer verirken benim güzel ülkemde niye insanlar onunla yarışmak ya da arayı biraz daha daraltmak için çabalar? Hangi ruh hali, hangi egoist, sadist psikolojinin ürünüdür bu davranış?
Herkesin belirlenmiş trafik kurallarına rağmen kendisini her zaman ama her zaman haklı hissettiği ülkemde yeni ehliyet alan gençlerin deli gibi sürat yapmasının sebebi hangi genetik kodla şifrelenmiştir bilmem ki?
Hayatımda bu kadar güzel bir gezi yapmamıştım. Kendimi de Türkiye’de trafik anlamında bu kadar mutsuz ve umutsuz hissetmemiştim. Tüm kuralların uygulanıp herkesin bunlara uymasını sağlayabilmek için önce kuralların aklı başında insanlar tarafından revize edilmesi, sonra iyice ağırlaştırılmış cezalarla caydırıcı hale getirilmesi, en sonunda da ısrarla ve yılmadan yoğunlukla bu cezaların uygulanarak kuralların temin edilmesi gerek. Biz bu basit denklemi nasıl becereceğiz? Bu tanımdan sonra niye mutsuz ve umutsuz olduğumu tekrarlamaya gerek var mı?
Yani ne yazık ki henüz motosikletlerin hız tahdidindeki abukluğu bile küçük iki hamleyle düzeltememiş ülkemde görüşülen gündem konuları ne kadar saçma farkında mısınız?
Binlerce yıl önce at üzerinde yol alıp, kıl çadırlarda yaşar, kımız içip, cirit atarken hangi mutasyona uğradık da böyle olduk?
güzel vatanımın okadar güzel olmayan insanları 4 yada daha fazla tekerlekli bir araca binince ölüm makinesine dönüşüyorlar...
sanırım bizim ülkemizde insan hayatı diğer ülkelerden biraz daha ucuz...
Kayıt: Aug 26, 2005 Mesajlar: 2050 Nereden: KARŞIYAKA/İZMİR
Tarih: 06.10.2008 - 11:58 Mesaj konusu:
Adam hala "4 yada daha fazla tekerlekli araca binenler" tanımlaması yapmış... Konuyu anlamadığı gibi anlamaya niyeti de yok.. Sanırım bu ve buna benzer anlayışlar yumağından bu hale gelmişizdir.. Bu tarif edilen düzen "sopa" yla sağlanmış olup, yıllarca insanlar dövülmüş, hapisaneye atılmışlardır.. Bizede bu lazım.. Ekipler olacak.. dövme ekipleri.. Polis kurala uymayanı yakalayınca telsizle çağıracak, gelecekler eşşek sudan gelinceye, fizanda kardeşi sesinden uyanıncaya, gün ağarıncaya kadar bi dövecekler şahsı... Kızacak, isyan edecek, bi daha yapacak, haydi bi daha verecekler zopayı... Belini kıracaklar toplum düşmanının.. bir kaç nesil böyle devam ederse belki düzelir yurdum insanı..
(hadi.. saldırın) _________________ GÖZLERİME BAK, MOTORCU OLDUĞUMU ANLARSIN... VEE MOTORCULUK MOTORDA DEĞİL MOTORCUDADIR....
Kayıt: Oct 23, 2007 Mesajlar: 427 Nereden: Daisy Town
Tarih: 06.10.2008 - 12:14 Mesaj konusu:
Çok güzel şeyler yazmışsın, unarım hepimiz ders alırız. İnsanlarımız zamanla trafikte motora alışır ama ben her gün E-5 te giderken kanalizasyon kapağının üzerinden zıplarken, bunu buraya koyanın... diye söylenirken, şerit aralarının neredeyse sıfırlandığını görmüşken, pek umudum kalmıyor ülkemin yötecilerinden. _________________ Burgman 400
Kayıt: Feb 11, 2005 Mesajlar: 696 Nereden: stuttgart
Tarih: 06.10.2008 - 12:32 Mesaj konusu:
güzel bir anlatim.
burada anlatilanlar hicbir zaman türkiye,de olmayacak olamazda.
hemen bir örnek vereyim.
belediye spor nedir, arkadaslar bana birisi anlatabilirmi.
yada söyle söyleyeyim belediyelerin profesyonel futbol liglerinde ne isi var. bu örnekler cogaltilabilir.
yada belediyelerin görevi nedir. bu bir.
ikincisi de
70 yilindan sonra gelen siyasiler mahkemeye cikarilip yargilanmalidir.
cünki bu caos ortamini onlar yaratmistir.
ücüncüsü ise cok korkunc bazi gücler planlar yapmis geriye cekilmis bizi izliyor ve hergün kinali kuzular (hepsi nur icinde yatsin) ölüyor bu caos ortamini yaratanlar icin.
ve koskoca türkiye batiya SIKISMIS . _________________ ABRH-
01-01-1954
tam35
stuttgart
Avrupaya gidenlerin ilk farkettiği şeydir yolların mükemmelliği ve trafikteki insanların birbirine olan saygısı. Türkiye'de maalesef bunlar yok.(veya yok denecek kadar az). inşallah bizimde onlar gibi yollarımız,motorcuya saygılı sürcülerimiz ve trafikte korna basınca küfür etmeyen sürücülerimiz olur...
Adam hala "4 yada daha fazla tekerlekli araca binenler" tanımlaması yapmış... Konuyu anlamadığı gibi anlamaya niyeti de yok.. Sanırım bu ve buna benzer anlayışlar yumağından bu hale gelmişizdir..
evet o yorumu ben yaptım vede senin tepkini de anlayamadım, belkide anlayışım sizden kıttır ama ne anlatmak istediğinizi PM den anlatmayıda deneyebilirsiniz sayın SeyyahKedi,
benim anlatmak istediğim motor kullanıcılarını önemsemeyen araba ve kamyon sürücüleriydi... bir trafik taşıtı olarak görülmeyişimizdi..
ben polemik yaratmam ve yaratmaktanda hoşlanmam o nedenle söyleyeceklerinizi ve düşüncelerinizi direkt olarak PM atarsanızda ilgiyle okur ve düşünürüm SeyyahKedi,
Kayıt: Jan 26, 2007 Mesajlar: 5818 Nereden: Adana'dan
Tarih: 06.10.2008 - 18:40 Mesaj konusu:
_________________ "SULAR YÜKSELİNCE BALIKLAR KARINCALARI YER, SULAR ÇEKİLİNCE DE KARINCALAR BALIKLARI. KİMSE BUGÜNKÜ ÜSTÜNLÜĞÜNE VE GÜCÜNE GÜVENMESİN.KİMİN KİMİ YİYECEĞİNE SUYUN AKIŞI KARAR VERİR"
güzel ve düşündürücü bi yazı olmuş.ama maalesef memleketimizde insanlarımız hala geçmiş yüzyılları yaşıyo.bu gelişememezlik biçok şeye bağlı olduğu gibi bi çaba da yok.çünkü herşeyin kolay yolu sömürü,tam bi sömürü ülkesindeyiz.hele sömürü cahillikle birleşince tam bi facia.yaşadığımız mucize açıkçası.
Kayıt: May 22, 2006 Mesajlar: 4986 Nereden: İzmir - Diyarbakır
Tarih: 06.10.2008 - 20:21 Mesaj konusu:
İnsanlarımızın trafik te o bilince ulaşması uzun zaman alır amaa bari yollarımız düngün olsa
Daha dün kahramanmaraş-Malatya arası 210 km yolu 3.5 saatte gittim. Motorum ZZR1100 çok fazla hız delisi biri değilim amaa 3.5 saatte de gidilmez ki o yol yaaa
mıcır yol inşaatı yolun darlığı kamyonlar ooofff öldüm yaaa _________________ ZZR Hayranı olmak bi başka...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız