Kayıt: Aug 30, 2005 Mesajlar: 2516 Nereden: istanbul
Tarih: 13.03.2007 - 10:41 Mesaj konusu:
Alıntı:
Haftaya 18 Mart Çanakkale Şehitlerini anmaya gideceğimiz için 18 Mart Porvası yapılamayacaktır.
Bu sebeple 15 Mart Perşembe akşamı saat 19.00- 21.30 arası İlk oyunumuzu sergileyeceğimiz ŞİŞLİ KÜLTÜR MERKEZİNDE ilk sahne üstü provamız yapılacaktır. Tüm MDTK üyesi dostlara duyurulur.
Bu arada az önce belirttiğim gibi ilk oyunumuz 15 Nisan 2007 saat 12.00 de ŞİŞLİ KÜLTÜR MERKEZİ salonunda yapılacaktır. Asya yakasındaki oyunumuz 29 Nisan 2007 saat 19.00 da Göztepe HALİS KURTÇA KÜLTÜR MERKEZİ salonunda yapılacaktır.
Sevgili Cumoni senin de orada olmana çok sevindim, gelemediğime bir o kadar daha üzüldüm. Halbuki ben seni gittin diye biliyordum. Hatta Gazipaşa'ya gelme projelerindeydim. Seni özel olarak ziyarete geleceğim. Sen bana gün ver yeter... Sevgiler... _________________
Kayıt: Mar 07, 2007 Mesajlar: 22 Nereden: istanbul
Tarih: 13.03.2007 - 21:57 Mesaj konusu:
Bugün anladım benim boyum çok kısa
fotoğraflarda görünmüyorum yada önlerde durmam lazım zaten 65 kiloda değilim .. Herneyse oyun çok güzeldi evde trenimi bekledim bütün gece gelmedi .... sonra farkettim ki ben zaten trendeymişim ... _________________ Ne insanlar gördüm üzerlerinde elbiseleri yoktu ..
Ne elbiseler gördüm içinde insan yoktu.
Yaşam içindeki yanılsamalar ve hayaldeki gerçeklikler; bunlar arasındaki o ince çizginin, kim ayırdına varabilir ki... Yaşamımızdaki belirsizlikler kişisel tren garımızın bekleme odasında yaşadıklarımız mı yoksa gerçek olduğuna inandıklarımız mı? İnsan değişmiyor aslında... Ha gerçek yaşamda, ha o köhne, unutulmuş tren garında vucut bulsun ne farkeder... Kamburlarımız var her ikisinde de, korkularımız, isteklerimiz ve hedeflerimiz ama kısa vadede ama uzun... Geriye bir tek cesaret kalıyor...
Cesaret... Bile bile ölüme gitmek bazen. Yapılamaz denileni geçekleştirmek... Peki ya korku? Korku aslında cesaretin anası değil midir? Korku olmasaydı cesaret olabilir miydi? Ne cesur insan derken birileri "Ben korktuğum için yapamadım, o ise aldırmadı korkusuna ve yaptı" demekte değil midirler? Cesaret aslında iliklerine kadar o korkuyu hissederken, onunla birlikte yaşayabilmek ve yolundan dönmemek değil midir?
Korku... Varolabilme savaşı... Bir dakika, bir saat, bir gün daha fazla yaşayabilmek uğruna her şey... Nasıl yaşadığının önemi yok mu peki? Ya da sonrasında nasıl anıldığının? Diderot'un yazdığı bir söz vardı... Deniz kıyısındaki dalgalar hep var mıdır? Yoksa biz orada olduğumuz için mi oradadırlar? Sone erdikten sonra her şey, söylenceklerin pek bir önemi kalmıyor. Troy filmi geldi aklıma. Insanların ne kadar şanslı oluğu, tanrılara karşın. Çünkü yaşayacakları zaman sınırlı. Oysa tanrılar ölümsüz. Insanoğlu o nedenle sınırlı olan zamanını en iyi şekilde değerlendirerek, zevk alarak yaşar, ertlemek kayıptır onlar için. Tanrıların ise günü çoktur, erteleme hakları vardır. O nedenle Akhilleus bir insan olarak kendini tanrılardan daha şanslı görmektedir. Ölümü kabullenmek. Kabulleniyorsan erteleyemezsin, geri dönüşün yok, bir fırsatın daha yok çünkü.
Ne kadar kolay oysa. Kimimiz yaptığımız ve tüm geleceğimizi esir almasına izin verdiğimiz bir hatamızdan, kimimiz kaybettiğimiz bir sevgiliden, kimimiz ise yılların yorgunluğunu bahane edip kolaylıkla erteler, görmezden geliriz. Oysa kaçımız yaşamda Harry Houdini gibi bir illizyonist ile karşılaşma şansına sahibiz ki? Ilk başta tekere sokulan bir çomak gibi görünse de o gerçekle aramızdaki tek bağ değil midir?
Umarım bir gün "erteleyen" herkes houdini'sini bulur... _________________
Ainesi iştir insanın, lafına bakılmaz!
Kayıt: Oct 15, 2005 Mesajlar: 3016 Nereden: Kozyatağı- Honda&TransAlpXL600/98 ARh+
Tarih: 14.03.2007 - 10:50 Mesaj konusu:
"Titanik Orkestrası", alt tarafı bir oyun!!
(genelde Tiyatronun izlenebilirliğinin fazla olmaması adına)
ama yapılan işin bire bir seyirciyle buluştuğu, yarattığı ortamın sıcaklığı ve akışkanlığı ile izleyenin ruhunda derin izler bırakan bir Gösteri, Sanat..
Sevgili Halil, Titanik Orkestrasının üzerinde bıraktığı etkileşimi oldukça güzel aktarmış bizlere.. Tiyatronun amacıda haliyle bu sözlerle daha bir anlaşılır oluyor..
Sadece yemek yiyerek midemizin açlığını gidermemiz mümkün..
Ya ruhumuzu?
Sevgilerimle _________________ Motorsuz,Gezisiz ve Sanatsız kalmayın.Volkan
hala mı motorculara sosyal kültürel kişilikli insanlara serseri diyen var yahu
(bir daha ki galaya herkes annesini de getirsin görsünler artık serseri miyiz kültürel kişilikli motorcularmı! ) _________________ Yolunuz acik olsun.
0 (+)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız