Kayıt: Jan 08, 2005 Mesajlar: 263 Nereden: Erzurum/Ystanbul
Tarih: 04.12.2005 - 00:13 Mesaj konusu: İlk "Çarpışma"
Hep birlikte, elinizden hiç bir şey gelmeden, sadece kaderininiz beklediğiniz bir durumun tablasonu çizelim...
İki şeritli, ortada demir bariyerleri olan otoban tadında bir yol. (Bilenler için, TEM'den Kurtköy sapağından çıktıktan sonra İstanbul Park'a ulaşmak için takip ettiğiniz yol) Her gün geçtiğiniz ve üzerinde hiç kavşak olmayan 400 metrelik bir kesit. Güzel hava, güzel bir gün. Fazla basmaya gerek yok, 80-90 arası rüzgarı yüzünüzde hissetmek için güzel bir hız.
Önünüzdeki araba sizden sadece biraz daha yavaş, soluna geçiyorsunuz ama fazladan gaz açmıyorsunuz. Oldukça uzun sürecek bir sollama. Yol hafifçe sola kıvrılıp alçak bir tepenin çevresinde dolaşıyor ve sizde yola uyup hafifçe yatırıyorsunuz motoru...
Tam bu anda, olabilecekler içinde en kötüsü oluyor, viraj devam ederken karşıdan size doğru ışıklar geliyor. Bundan sonrası, sizin yaptıklarınız dahil, sizin elinizde olmayan bir süreç.
Beyin kontrolü ele alıyor ve tüm kaynakları ile kendini kurtarmaya çalışıyor. Benliğin tek yapabileceği kenara çekilip, beynin şartlandırıldığı refleksleri yerine getirmesini seyretmek ve kendini olabilecek şeylere hazırlamak.
Beyin önce seçenekleri değerlendiriyor, önce göz ucuyla ibreni 110'da olduğunu görüyor durmak için vakit olmadığını anlıyor. Sağında başka bir araba solunda bariyer varken öyle ya da böyle canının yanacağını anlıyor ve bunun farkına varması benliği oldukça sarsıyor, aklına gelen tek düşünce ise motor üzerinde ölmenin herhangi bir yerde ölmek kadar hatta belki daha bile fazla güzel olacağı. Tamamen pes eden benlik motoru yatırmaya karar verse de, iyi eğitilmiş beyin buna engel oluyor. Beyin arabanın altında kalmanın hiç bir yararı olmadığının ve tek avantajının yüksek konumu olduğunun farkında.
Seyirci konumundaki benlik için oldukça uzun gelen bu kısacık duraksamadan sonra beyin kontolündeki eller hemen motoru düzeltiyor ve frene basıyor. Heyhat, daha frenler motoru yavaşlatmaya bile başlayamadan mesefa kapanıyor hem beyin hem benlik son kozlarını oynuyor. Beyin son anında bile ümidini koruyarak motor üzerinde biraz daha yükselmeyi tercih ederken, varlığını sürdürmekten zaten ümidi kesmiş benlik tek birşeye karar veriyor; gözlerini kapatmıyor, ölümü gözleri açık ve gülümseyerek karşılamak istiyor, insanlar sevdiği şey için ölmekten üzülmediğini anlasınlar, motoru suçlamasınlar istiyor.
Şaşırtıcı bir şekilde her yer sessizleşene kadar hiç acı hissetmiyor benlik...Ama yine de, başarılı olmuş olmanın gururuyla görevi benliğe teslim eden beynin geride bıraktığı acı oluyor. Hiç beklemediği şekilde hissetmeye devam eden benliğin ilk yaptığı gözlerini açmak kaskının parçalanmış çene kısmınının arkasından bir arabanın kaputunu görmek oluyor, hemen peşine ise ayağa kalkıp bacaklarını kızartan silindir kafalarından uzaklaşmak oluyor.
Nedendir bilinmez, benlik bir süre bir kaç saniye önceki anılarından mahrum kalıyor. Sadece kazanın olduğu yerin yanındaki Shell'den kendisine doğru konuşan insanlar ve kaputu param parca, garip bir şekilde yamuk duran bir arabadan inip kendine bağıran insanlar var.
Benliğin olanların farkına varması ise ancak motoru bir kaç kişi tarafından yolun kenarına sürüklenebilmesinden ve ön tamponun ortasından sol ön tekerine kadar yay şeklinde bir dilim alınmış gibi duran kartal garip bir açıyla duran sol tekeri yüzünden zıplaya zıplaya kenara alındıktan sonra oluyor.
Şöförü neden azarladıklarını soruyor, arabadan iner inmez burada nasıl sollama yaparsın, benim şeridimde ne yapıyorsun diye bağırıp çağırdığı için olduğunu öğreniyor. Neden kimsenin denememiş olduğunu anlamadığı bir şey yapıyor, sakince "yanlış yönde olan sendin diyor". Hayal mayal kaskını fırlattığını hatırladığı yere bakıyor. Hayatını kurtaran System 5'ine kimseyle paylaşmadığı sessiz bir teşekkür ediyor. Sonra aklına kendini kontrol etmek geliyor.
Bu düşünce ile beraber ağrılar da geliyor yavaş. En şiddetlisi sol bacağı, dizliği kendini feda etmiş dizini korumak için, elinden geleni yapmış ama kendini parçalaması bile üstünde kalan kısımdaki kasları korumasına yetmemiş. Sağ bilek, sol kol, sol başparmak derken, vücudunun her yeri kötü muamaleden şikayetçi oluyor, birer birer isyan ediyor...
Ama ziyanı yok, soğudukça artacak, hatta yarın muhtemelen yataktan kalkmasına bile müsade etmeyecek olmalarına rağmen, ciddi birşey yok. Hayatta hiç o an ki kadar içten şükrettiğini hatırlamıyor.
Sonra motoru geliyor aklına, beklediğinden iyi durumda, el korumalar ve aynalar kırık, gidon eğik, ön camın spoileri yok, far kırık, gaga ve ön çamurluk ikiye ayrılmış,daha yeni boyattığı cantı elips olmuş ama en garipsediği motordan birşey fışkırıyor, fren hortumu kesilmiş. Ama en çok koyan daha sonra farkettiği gerçek oluyor, motor en iyi ihtimalle İstinye'de yatacak.
Bundan sonrasında pek birşey yok. Jandarma gelip rapor tutuyor, şöförü 8'de 8 suçlu buluyor, kalabalık yavaş yavaş dağılıyor, kartal da çekildikten sonra bir 45 dakika daha Bostancı'dan gelecek kurtarıcıyı tek başına bekliyor. Sonra taksiye atlayıp, yoluna devam ediyor, yurt odasına ulaşıyor.
Şöföre gelince, jandarma çok yüklü bir ceza yazacaktı, ama adam o kadar mahçup oldu ki, şikayetçi olamadım. Buralar labirent gibi, ne düzgün işaretler var ne de ışıklandırma; yolu bilmeyen biri için buralarda ters yöne girmek işten bile değil. O hatasını anladıktan sonra, başkalarının ihmalinin acısını onun hatasından çıkarmak gaddarlık olurdu. Tabii bu kararı verdiğimden canım bu kadar yanmıyordu...
Lütfen, her zaman korumlarınızın tamamını takın, gördüğünüz gibi tamamen size ait olan bir yolda, optimum şartlarda, nispeten düşük hızlarda bile aksilikler çıkabiliyor, kaskımı parçalayacak bir darbeye kafamın dayanabileceğini ya da korumasız bir dizin çarptığı radyatörü parçalamak yerine lime lime olmayacağını düşünen varsa beri gelsin. Bir arabayla kafa kafaya çarpışıp bunu anlatabilmeyi başarmamı sağlayanlar korumalarım...
Belki bir daha motora gerçekten de binemeyeceğim, babam bu sefer vazgeçmeyecek müsade etmemekten ama en azından bu ayrılık fiziksel bir engelden olmayacak, babamı memnun etmek için olacak.
Görevimi yapıp yazımı tamamladığıma göre ranzamı çıkıp dinlenebilir ve sabah yataktan inemeyecek kadar kötü olmamak için dua edebilirim. _________________ ***BÜFE TEAM***
valla geçmiş olsun uzuldum yaw.mootru temellimi bırakıyon şimdi olmadı valla neyse hayırlısı neyse o olsun.inşallah yaza cıkarız tura .tekrar geçmiş olsun
Kayıt: Nov 04, 2005 Mesajlar: 5509 Nereden: istanbul/Kozyatağı
Tarih: 04.12.2005 - 00:40 Mesaj konusu:
Muaddib,çok geçmiş olsun,yazının üçte ikisini , senin başına geldiğini fark etmeden okudum,sonunda hem sevindim,hem üzüldüm.(Sevinmemin sebebi ucuz atlatmış olman)Merak etme,gerekirse babanı razı etmek için sitede imza kampanyası başlatırız,kendine iyi bak.
çok çok geçmiş olsun ,umarım senın başına gelenleri hiçbirimiz yaşamayız.en kısa zamanda iyileşmen dileğiyle _________________ YAMAHA TDM900
34 UVE 99
MERTER YSTANBUL
Kayıt: Nov 22, 2004 Mesajlar: 186 Nereden: Neverland
Tarih: 04.12.2005 - 05:32 Mesaj konusu:
MuadDib, çok geçmiş olsun, büyük bir kaza atlatmışsın. çok da güzel yazmışsın kaza anını. umarım motora tekrar biner, dünyayı gezer, günlügünü de kitap haline getirirsin. valla güzel kalemin varmış. tekrar geçmiş olsun... _________________ faster than the speed of life...
Kayıt: Jun 14, 2005 Mesajlar: 4079 Nereden: Moda/Istanbul
Tarih: 04.12.2005 - 05:51 Mesaj konusu:
MuadDib, aman çok geçmiş olsun, ucuz değil, bedava atlatmışsın bu kazayı. Ağrı sızı ile atlatmış ol, sana birşey olmasın da. _________________ Honda CBR 1100XX Super Blackbird
Kayıt: Aug 20, 2005 Mesajlar: 604 Nereden: Ystanbul, Anadolu
Tarih: 04.12.2005 - 08:01 Mesaj konusu:
Geçmiş olsun abi. Gerçekten çok şanslıymışsın, ya da yukarıda bir yerlerde seviliyorsun belli ki. Nick boşuna Muaddib değil demek
O yolları biliyorum, arabayla falan gittiğim zaman ben de ters yönde miyim, değil miyim, ben kimim şaşırıyorum. Devletimiz bin yaşa diye bağırmak istiyorum... _________________
muadDip büyük geçmiş olsun . Gerçekten çok ucuz atlatmışsın. Bu arada yazın muhteşem inanılmaz güzel . (Sadece kendini anlatma tarzından bahsediyorm başına gelenlerden değil. Lütfen yanlış anlama) Eğer kitap yazarsan mutlaka ilk okuyucularından biri ben olcağım. Geçmiş olsun tekrar
muadDip ikinci hayatına hoşgeldin. Büyük geçmiş olsun.Neler hissettiğini ve kare kare neler yaşadığını çok iyi anlıyorum, çünkü çok benzer iki filmi ben de en ön sıradan seyretmiştim. Motorun İstinye de ne kadar yatarsa yatsın, önemli olan senin ayakta kalman ve bizlere her ne kadar kötü de olsa bu olayı usta bir kalemin elinden çıkmış küçük bir hikaye tadında aktarabilecek kadar iyi olman . Tekrar büyük geçmiş olsun kardeşim. _________________ O RH +
*** Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil ***
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız