Tarih: 04.01.2006 - 12:25 Mesaj konusu: Sert rüzgar bir motoru devirebilir mi?
Arkadaşlar, benim motor üstünde en çekindiğim durum sert esen rüzgar. Acaba yandan esen çok sert bir rüzgar motoru devirebilir mi? Rüzgara karşı taktikler var mı?
Kayıt: Mar 18, 2004 Mesajlar: 1866 Nereden: İstanbul
Tarih: 04.01.2006 - 12:46 Mesaj konusu:
Aşağıdaki bilgiler derlemedir. Umarım yardımcı olur.
Hangi taraftan rüzgar geliyor ise o tarafın elciğini hafifçe kontrollu olarak ileri it ve motosikleti rüzgarın geldiği istikamete kısmen yatırarak yola devam et.
Formula 1 yarışlarında kullanılan araçlarda değişik bölgelerde kullanılan rüzgar yönlendiriciler var. Arka kuyrukta ,ön çamurlukta vs. Bu araçlar rüzgar tünellerinde aylarca denemelerden sonra hazırlanıyor. Amaç rüzgarın aracın arkasına atılırken sürtünmenin mukavemetini en aza indirmek, ama bu arada aracın tekerleklerininde sürüşü engelleyecek şekilde yerden kesilmesini engellemek. Yani bu airodinamik yapı sürücü olsada olmasada görevini yapmaları için tasarlanmış. Tabii ki sürücünün ağırlığı hesaba katılarak. Aslında bu karşılaştırma biraz yanlış. Birinde yerçekimine dikey öbüründe ise paralel bir durum söz konusu. Ama yatay rüzgarlarda veya geçişlerde bu tasarımlarda dikkate alınıyor.
Bende diyorumki farzı mahal sürücüsüz olarak bir racing motosikleti belirli bir hızın üzerinde serbest bırakır isek acaba yandan esen orta şiddette bir rüzgar motosikleti düşürür mü? Eğer düşüremez diyor isek motosikletin kendi imkanları ile rüzgarın estiği tarafa yatması gerekmezmi? Acaba grenajların dış tasarımına bu konuda bir gelişme sağlanabildimi?Çünkü racing motosikletlerin dış dizaynlarında büyük değişiklikler oldu. Diğer motosiklet tiplerinden farklı görünümleri acaba sadece dizayn olarak dış görünüşün güzel ve alımlı görünmesine yönelikmi?
Aslinda kanatlarin tek bir gorevi var. araci oldugu gibi yere bastirmak. Havayi temiz yarmak gibi bir endiseleri yok, cunku motorlar fazlasiyla kuvvetli, araclar cok hafif. Yuksek suratlerde yol tutumunu ve viraj hakimiyeti saglamanin tek yolu tekerlerli asfalta bastirip surtunmeyi arttirmak. Boylece yanal ivmelenme degerini yukari cekmek (yani daha hizli viraj almak). Ornegin, oval pistte donen Indy Car yarislarina bakarsaniz, buradaki kanatlar F1'dekilere gore yer ile cok daha dusuk aci yapacak sekilde ayarlanmistir. Amac yuksek surat elde etmektir. Zaten bu sayede 400km civari suratlere cikabilirler. Ayni potansiyele F1 arabalari da sahip ama viraj alma zorunlulugu temiz aerodinamige sahip olmalarini engellediginden 320-330km gibi suratlerde kaliyorlar. Kabaca bir ornek vermem gerekirse, bugun iyi tasarlanmis bir spor araba (hatta normal aile sedanlari bile) 0.28-0.30 hava surtunme katsayisina sahiptir. F1 araclari 0.44-0.50 arasindadir. Yani peynir tenekesinden bozma Sahin'in aerodinamik surtunme katsayisi, F1 arabasindan iyidir.
Yandan esen ruzgar ile motor ruzgar tarafina yatiyorsa, durur halde de yatmasi gerek. Denemesi bedava. Saglam ruzgarli bir gunde yandan ruzgar alacak sekilde durun. Bakalim iki ayaginizi da yere koymadan motoru sabitleyebiliyor musunuz? Pek cok defa ruzgarli havada kirmizi isikta durdugumda motor devrilmesin diye iki ayagimi da indirmek zorunda kaldim. Hepsinde de motor ruzgar tarafindan itilen yone dogru yatiyordu, aksine degil. Ayrica, ruzgar (misal veriyorum) soldan esiyorsa, bir kanat etkisi olusuyorsa, motor ruzgarin estigi yone degil, esen ruzgarla 90 derece yapacak sekilde kuvvet uretir. Yani alet sola yatmaz, one veya arkaya gitmek ister (artik hangi tarafta alcak basinc olusuyorsa). Bunu soyle ornekleyebiliriz. Onden esen ruzgar kanattan gecince yukari degil ucagin gitme yonune dogru kuvvet yaratiyor. Haliyle dogru degil. Eger olsaydi bir kere ucmaya baslayan ucak pozitif geri besleme yuzunden (ruzgar arttikca ucak hizlaniyor, ucak hizlandikca ruzgar artiyor) hicbir ucak yere inemez, surekli hizlanirdi.
Motosiklet kendi kendine duramadığından belirli bir hızda serbest bırakırsak ifadesini kullandım. Yani statik değil dinamik vaziyette iken. Çünkü gerçekten dış etken olmadıkça belirli bir hızdan sonra düşmesi nerdeyse imkansız ama olduğu yerde zaten durması imkan dahilinde değil. Düz bir otobanda ellerinizi bırakın. Na sağa ne sola kaçıyor . Dümdüz devam ediyor. Gazı sabitlesek mesela 80 km/h'de bence viraj gelene kadar devam eder
Bunu en guzel soyle yakalayabilirsiniz, kendiniz arka koltukta oturan ve surucuyu izleyen (otomobildeyim hala) bir yolcu gibi dusunun, surucu ne yapiyor da bu araba bu uzun virajlari aliyor bu araba diye anlamaniz mumkun degildir. Direksiyonun donusunu gozle farketmeniz imkansizdir.
Kontra tekniginde direksiyon butun vucudunuzdur. Ruzgari estigi yondeki ayaginiz pege 4gr daha fazla bassa motor o yone yatmaya baslar bile. Ona varana kadar kimbilir ne hareketler yaparsiniz.
Bisiklet, ve motosiklet "nev-i sahsina munhasir" makinelerdir. Insansiz calismalari mumkun degildir. Evet gecenlerde ben de bahsettim insansiz bir motosiklet var, deneme calismalari yapiliyor, ama o standart bir motosiklete yuklenmis icinde jiroskoplar, komputerler, hidrolik kotnr balans sistemleri ile yuklu bir robot yonetiminde unutmayin.
Gecenlerde bir yerde okudum, bisiklette denge konusu hala cozulememis bir sirmis. Surucusuz bisiklet ne kadar duzgun yolda, laboratuar sartlari altinda (yani ruzgar filan sifir, egim kontrollu) birakirsaniz birakin bir sure sonra devriliyor, ve neden devrildigi anlasilamiyor -hala- !
Gecen yil "denegesiz" bir bisiklet yapmaya calismis ayni bilim grubu, basaramamislar. Yani "suruculu ve dengesiz"! Iyi bir bisiklet surucusu sekli semali ne olursa olsun buyuk bir denge ile bisikleti suruyor. Hani su on tekerlegi devasa, arka tekerlegi minik tarihi bisikletleri dusunun, akliniz aliyormu? O bisikletler dengeliydi !
Cok cok dusuk hizlarda, yani gidim gidim gidersiniz ya bisiklette, bisikletin nasil denge kurdugu bilinmiyor ! Yani tekerleklerin donmesinden dolayi olusacak satrifuj kuvvet ve buna bagli jiroskopik etki icin dairesel hareket yok gibi bir sey... Nasil oluyor da oluyor
Motorun yandan esen ruzgar karsisinda emilmesini ise hala imkan disi buluyorum. Sebebini de ucaklardan ornek vererek aciklayabilirim sanirim. Biliyorsunuz, ucak kanadi profilden damlaya benzer. Veya yaridan kesilmis damla diyelim. Amac yanyana duran iki hava molekulu kanat tarafindan ayrilinca, kanat altindan gecenin hizina dokunmadan ancak kanat ustunden gecenin hizini arttirarak arkaya gondermek. Boylece basinc farki yaratip ruzgar yonune dik kuvvet olusturmak. Duz ucan ucagi ruzgarsiz ortamda giden motor kabul edelim. Ruzgar onden geliyor, motor ne saga ne sola yatiyor. Her iki tarafinda ki ruzgar basinclari esit.
Simdi ucagimiza pozitif Angle of Attack verelim. Yani tirmanisa gecip kanadin yer ile yaptigi aciyi arttiralim. Ne oldu? Kanat uzerinden gecen hava akimi, kanatin ustunde spiral seklinde kirilmalar olusturmaya basladi. Kanatin altindan gecen hava ise daha cok asagiya bastirilip kanat kacis bolgesinde (kanadin bittigi yerde yani) hizla asagi inip tekrar yukari cikacak sekilde turbulans yaratti. Eger hizi sabit tutabilirseniz, bu yeni aci ile kanat daha cok yuk tasiyabilecek hale gelir. Yani ustte olusan basincin degeri daha da duser, kanadin kaldirma kuvveti artar.
Ayni durumu motora uygulayalim. Sagdan 30 derece ile 20km suratli esen ruzgar var. Yanyana iki hava molekulu motorun burnunda birbirinden ayrildi. Mevcut ruzgar basinci sag tarafta daha fazla, sol tarafta daha az ise, motorun sol tarafinda alcak basinc olusacak demektir. Haliyle motor ruzgarin estigi tarafa degil, tam tersine yatma egilimine girmeli cunku vakum o tarafta. Bu analizde motor ustten bakildiginda tamamen simetrik kabul edildi. Siz gider de simetriyi bozarsaniz, yandan esen ruzgarda ruzgara dogru yatacak bir aerodinami elde edebilirsiniz. Ancak burada soyle bir sorun ortaya cikar. Ruzgarsiz ortamda duz giderken de motor ayni yone yatmak ister. Hatta saga yatmasi icin ayarlanan aerodinami soldan esen ruzgarda iyice saga yatmaya cabalar, gidonla dengelemek icin bogusur durursunuz.
Ruzgarda motor hakimiyeti konusunda pratik bir oneri: Kulak tikaci kullanin...
En sağlıklı sonucu bu şekilde alabildim. Doğru mudur? Emin değilim? Ama işe yarıyor gibi. Gerçi rüzgarın şiddetine göre 3.5 atmıyor değilim ama şu ana kadar istem dışı şerit değiştirmedik.
Herşeyden önce vitesimi normalde hızıma göre bir düşük viteste tutuyorum. Bu şekilde motorsiklet yüksek tork değerlerine yakın devirlerde olduğu için gaza daha duyarlı hale geliyor.
Vücudumun üst kısmını belimi daha dik tutarak hafiften öne doğru eğiyorum. Yani gidona doğru yaklaşıyorum.
Rüzgarın estiği yöne karşı Kontra tekniği ile yatan motorsikletin tersine ağırlığımı diğer yöne vererek ağırlığımın daha çok tekerlekler üzerinde kalmasını sağlamaya çalışıyorum. Aslında arkadan görünüş pozisyonuna göre yatayla 90° açımı koruyorum.
Kontra+Gaz+Vücud hareketi ile rüzgarın şiddetine ve değişimine göre bende pozisyonumu ayarlıyorum.
Yukarıdaki kendimce bulduğum çözümü uygulayana kadar neleri hatalı yapıyordum diye sorarsanız, İlk zamanlar yaptığım hata gaz kesmek, frene basmak, rüzgarın geldiği yöne doğru daha fazla eğilmek vs diyebilirim. Heleki rüzgarın sesinini sürücüyü etkilemesine izin vermek sanırım en kötüsü. Bütün konsantrasyonu bozuyor.
Yada,
Tüm yazışmaları ve bu konu hakkında detaylı açıklamaları okumak isteyen, bilgi sahibi olmak isteyen arkadaşlarımız için
Teşekkürler animi_limina
DD'ye de teşekkür. Çok faydalı bir çalışmaymış.
Beni en çok ilgilendiren kısım:
"Ruzgar denilen namerdin en buyuk silahi SESidir. Evet...Kulakliginiz her zaman takiliysa ruzgar sizi eskisi kadar korkutamaz. Kuvvetli bir ruzgar sesi motorcuyu urkutur, kasar, gulumsemenizi yuzunuzden siler. Endise ile suren motora hakim olamaz, bu durumda kullanmayin!"
Gerçekten sert rüzgar yüreğime biraz korku salıyor da...
Sana da teşekkür sedat... DD'ninkilerle birlikte tam arşivlik teknikler bunlar.
Motor üzerinde en büyük sorunum hergün kullandığım güzargahta esen sert rüzgar.
Pekiii, rüzgar motoru uçurabilir mi. Feci yükseklik korkusu olan ben, bir gün Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden karşıya (Anadolu yakasına) geçerken ki bu köprüyü ilk ve son kullanışımdı, yediğim rüzgarı unutamıyorum. Resmen denize uçacağımı sanmıştım. O günden sonra karşıya arabalı vapurla geçmeye başaldım. Sanırım kullandığım motorla (cbr 125) bir daha köprüyü kullanarak karşıya geçmeyeceğim.
Kayıt: Feb 21, 2005 Mesajlar: 4219 Nereden: İSTANBUL
Tarih: 04.01.2006 - 14:12 Mesaj konusu:
SEDAT GÜVEN bu ne yahu? Aerodinami mühendisliği mi öğretiyoruz burada?
Alıntı:
Kontra+Gaz+Vücud hareketi ile rüzgarın şiddetine ve değişimine göre bende pozisyonumu ayarlıyorum.
Biraz zor ayarlarsın! Çünkü rüzgar herzaman senden önce davranır! Rüzgarın şiddetini ve yönünü kestirmek ve ona göre pozisyon almak için müneccim olmak gerekir; Ben etkiye tepki olarak refleksi bir davranış sergilemeye çalışırken, rüzgar çoktan yönünü ve hızını değiştirmiş oluyor ve hemen her seferinde kısır bir döngü yaşıyorum; Sürekli bir savaş halinde hissediyorum kendimi! Hali ile bu kadar detaylı mühendislik bilgileri ile olayı örneklemenin (kendi adıma) pek bir işe yaramadığını düşünüyorum. Yani, bu kadar yazından sonra devil_in_disguise'nin arzu ettiği biçimde yeni bir taktik ve teknik geliştiremedim açıkçası...
Alıntı:
Onden esen ruzgar kanattan gecince yukari degil ucagin gitme yonune dogru kuvvet yaratiyor. Haliyle dogru degil. Eger olsaydi bir kere ucmaya baslayan ucak pozitif geri besleme yuzunden (ruzgar arttikca ucak hizlaniyor, ucak hizlandikca ruzgar artiyor) hicbir ucak yere inemez, surekli hizlanirdi.
Buradaki örnekleme çok yanlış olmuş... Bir kere, uçağın kanatları sabit gözükse bile hareketli kanatçıklara sahiptir ve asıl yönlendirmeyi kontrol eden (uçağı indiren ve kaldıran) bu hareketli bölümlerdir.
Bu örneklemeyi kim yapmış ve bu yazıyı nereden aldın bilmiyorum ama uçakla motosikleti özdeşleştirmek çok yanlış olmuş. Çünkü uçak zeminle temas etmeyen, havada bir araçtır.
Benzer bir örneklemeyi yelkenli ile de yapmışlardı (o daha mantıklı gelmişti bana çünkü su havadan çok daha fazla direnç gösterir). Bulabilirsem, o örneklemeyi daha sonra buraya taşıyacağım.
Alıntı:
Motorun yandan esen ruzgar karsisinda emilmesini ise hala imkan disi buluyorum. Sebebini de ucaklardan ornek vererek aciklayabilirim sanirim. Biliyorsunuz, ucak kanadi profilden damlaya benzer. Veya yaridan kesilmis damla diyelim. Amac yanyana duran iki hava molekulu kanat tarafindan ayrilinca, kanat altindan gecenin hizina dokunmadan ancak kanat ustunden gecenin hizini arttirarak arkaya gondermek. Boylece basinc farki yaratip ruzgar yonune dik kuvvet olusturmak. Duz ucan ucagi ruzgarsiz ortamda giden motor kabul edelim. Ruzgar onden geliyor, motor ne saga ne sola yatiyor. Her iki tarafinda ki ruzgar basinclari esit.
Simdi ucagimiza pozitif Angle of Attack verelim. Yani tirmanisa gecip kanadin yer ile yaptigi aciyi arttiralim. Ne oldu? Kanat uzerinden gecen hava akimi, kanatin ustunde spiral seklinde kirilmalar olusturmaya basladi. Kanatin altindan gecen hava ise daha cok asagiya bastirilip kanat kacis bolgesinde (kanadin bittigi yerde yani) hizla asagi inip tekrar yukari cikacak sekilde turbulans yaratti. Eger hizi sabit tutabilirseniz, bu yeni aci ile kanat daha cok yuk tasiyabilecek hale gelir. Yani ustte olusan basincin degeri daha da duser, kanadin kaldirma kuvveti artar.
Eee, ne olmuş? Uçak kanatlarının muhatap olduğu rüzgarın şiddetini bir düşünün arkadaşlar! Bu bir rüzgar değil, FIRTINA yahu! Yerçekimine karşı koyup, tonlarca ağırlığı göklere yükseltebilen bir fırtına, bir hortum bu... Siz fırtına türü esen bir rüzgardan bahsediyorsanız; Ne yapsanız bile, değil motosikletinizi, kendinizi bile ayakta tutmanız mümkün değildir!
Alıntı:
Gecenlerde bir yerde okudum, bisiklette denge konusu hala cozulememis bir sirmis. Surucusuz bisiklet ne kadar duzgun yolda, laboratuar sartlari altinda (yani ruzgar filan sifir, egim kontrollu) birakirsaniz birakin bir sure sonra devriliyor, ve neden devrildigi anlasilamiyor -hala- !
Bunu mu çözememişler? Olaya etken olan sadece yerçekimi değildir (yerçekimi zaten stabil değildir, hareketlidir çünkü yerkürenin içindeki mağma yanar döner bir sıvıdır). Ekvatorun hemen üzerinde deneseler dahi (manyetik alan stabildir diye) yine de devrilmesini engelleyemezler zaten. Kim yazmış bu yazıyı yahu? Benim kadar bile bilgisi yokmuş!
Alıntı:
Cok cok dusuk hizlarda, yani gidim gidim gidersiniz ya bisiklette, bisikletin nasil denge kurdugu bilinmiyor ! Yani tekerleklerin donmesinden dolayi olusacak satrifuj kuvvet ve buna bagli jiroskopik etki icin dairesel hareket yok gibi bir sey... Nasil oluyor da oluyor
Bunu ben de yorumlayamam ama bildiğim bir şey var. Tanrı'nın yazılımını yapıp canlı beyinlerine yüklediği çok duyarlı bir program sayesinde oluyordur her halde
Her neyse, sizler egzostlarınızı boşaltıp, kulaklarınıza tıkaç koymaya devam edin... _________________ Ben deli oldum deli YUH ULAN...
Tutun bağlayın beni YUH ULAN...
Kayıt: May 11, 2005 Mesajlar: 1793 Nereden: istanbul/bagdat caddesi
Tarih: 04.01.2006 - 17:41 Mesaj konusu:
bence deviremez yani sahil yolunda sağlam bir lodos varken beni yolun öbür şeridine atıyordu ama deviremedi yani... _________________
F.Volkan Mutlu (0RH+) YAMAHA R1
Kayıt: Mar 18, 2004 Mesajlar: 1866 Nereden: İstanbul
Tarih: 04.01.2006 - 18:19 Mesaj konusu:
Kemal abi,
O yazı bir bütün. İçinden bir alıntı yapıp bir şeyler karalamak kafa karıştırır. Forumun en altında tüm gelişmeleri takip etmek isteyen arkadaşlara link verdim. Bunlar benim yazdığım yazılar değil. Ama öyle bahsettiğin gibi rüzgarda, sürücü kendini ayarlayamazsa, rüzgar her zaman senden daha çabuk silah çekiyorsa, o zaman sanıyorum rüzgarlı havalarda kimse motor kullanamaz. Bu gün insanlar rüzgarda motor kullanıyor ve senin bahsettiğin gibi gafil avlanmıyorlarsa, Kontra+Gaz+Vücud hareketi ile pekala buna başarabilirsin, bu güne kadar başaranlar da bu teknikler sayesinde, ve bir kaç teori ile bunu becerebiliyorlar. Yok ben başaramıyorum diyorsan, sen bir kulak tıkacı al. _________________ SEDAT GÜVEN
ST 1300 PAN EUROPEAN
İSTANBUL
Kayıt: May 29, 2005 Mesajlar: 995 Nereden: Istanbul
Tarih: 04.01.2006 - 18:24 Mesaj konusu:
Kuvvetli bir ruzgarda (Yilda 1-2 kere koprude denk geliyor) insan gercekten inanilmaz korkuyor. Hele ki altindaki 100 kg'lik on cami ve arka cantasi olan bir scooter ise insan berbat oluyor. Eger motor racing tarzi bisey ise daha iyi cunku kucuk yuzeyli tok yapida ve yere yakin.
Endurolarda yuzey buyuk ama her taraf delik oldugundan fazla korkmuyorum.
Neyse onca tehlike korkuya ragmen devrilecegini ben de sanmiyorum YALNIZ COK DIKKAT :
Eger cok agir ruzgar altinda bir otobus yada kamyonun yanindan gecerkenruzgar aniden kesiliyor sonra otobusun hizasini gecince bir anda insana tokat gibi carpiyor Tokat ne kelime BALYOZ. O esnada insan panikle yanlis bi sey yapip devrilebilir yada saga sola savrulabilir. Ayni sey bazen kopru ayaklarinin yanindan gecerken de oluyor. Ayak duvar misali ruzgari kesiyor ayagi gecince yine tokadi yiyorsun.
Bu tip cok agir ruzgarlarda ben hep bi otobusu kendime siper ediyorum. Ruzgarla arama aliyorum. Ve suratimi de tam ona ayarlayip kopruyu gecene kadar .... otobuse dayi diyorum. Ama bu olaya otobanda yakalanirsam ne yaparim bilmiyorum. Bazen o da oluyormus ozellikle İzmir Kusadasi otobaninda denk geliyormus bazen... _________________ sevgiler
bberksan
I need your boots your clothes and your motorcycle
Benim YBR ile de acemilik dönemlerimde denk gelmiştim. İzmir'de hava sapıttımı bilenler bilir ruzgar sacmalamaya falan baslar. Arabayla bile gidenleri korkutur cunku uno veya woswos kaplumbagaları ciddi sekilde savurup serit degistirmeye zorlar.
Ben de saf saf o ruzgarlı gunlerin birinde motorla deneme suruslerimi yaparken EGE Unv. kampuste cıkısa dogru gidiyordum. Sagdan sagdan zaten esen sert ruzgar yeterince " yusuf " katsayımı arttırıyordu. Once dusuk hız TIRS TIRS pozisyonda gitmeyi denedim fakat baktım dusuk hız daha fena. Hızımı ortalama uygun bir sekilde yukselttikten sonra kendimi gudulerime bıraktım. Bisiklet kullanırken de aynısını yaparım. Cok fazla dusunmem bırakırım beyincigim uygun refleksleri versin. Fakat ne yalan soleyim bir ara ciddi anlamda dusecegime inandım cunku ruzgar bir kesilip hemen ardından cok sert bir sekilde geliyordu. Yani ruzgar carptıgında coktan savrulmus oluyordum.
Benimde en cok korktugum bu ani ruzgarlar sanırım. Sonucta sabit esmiyor namussuz. Her bisey etkileyebiliyor yonunu hızını. Etrafta turbulansa sebep olacak cok etken var.
Kesin bir formulu varmıdır bilmiyorum ama sanırım ruzgarlı havalarda benim gibi acemiler cok cok cok dikkat etmeli. _________________ Donsuz Binilir, KASKSIZ BYNYLMEZ...
-------------------------------------------
Siyah YBR125 - 0(Rh-)
Kayıt: Nov 07, 2004 Mesajlar: 1526 Nereden: istanbul kadyköy
Tarih: 05.01.2006 - 00:38 Mesaj konusu:
devil_in_disguise, keşke hangi şehirde olduğunu anlama şansı olsaydı da ona göre yazsaydık :!:
ama genelde istanbulda yaşayan ve köprüden geçmek zorunda ,kalan yeni sürücüler şikayet eder rüzgardan
istanbul boğazı üzerinden geçen ve sürücüleri etkileyen 3 tane ana rüzgar vardır ve birinci köprü bu rüzgarlardan ikisini alır ,bunlar poyraz ve lodostur ve bazen istanbulda ,sürekli lodos olur ,lodos ve poyraz olduğu 1 köprüden (eğer korkuyorsanız )geçmek yerine 2 köprüyü tercih edin nadiren şiddetli esen karayel 2 köprüyü etkiler
ve enaz esen gündoğusu köprülerde karşınıza gelir ve dondurucu soğukla beraber ciddi buz yapar ,ve gün doğusu estiği zaman ,köprüyü kesinlikle geçmeyin ,derim
şimdi işin metorolojik tarafını bir tarafa bırakıp işin pıratiğine gelirseniz
rüzgar size omuz atan bir arkadaş gibidir ve eğer rüzgarın saatteki hızından biraz daha hızlı olursanız ,işiniz daha kolaylaşır
bir diğer unsurda ,vitesi mümkün olduğunca düşük tutup devri yüksek tutmaktır ,bu şekilde yere tutunmanız daha kuvvetlenir
köprüde 80 km sürate ulaştığınız an rüzgarın etkiside düşer
ben köprüde rüzgar oldumu çocuklar gibi sevinirim ,çok keyiflidir ,bir omuz rüzgar atar ,bir omuz siz ve alıştınızmı birde motorun gücü yeterliyse hele ,keyfine doyulmaz
Alıntı:
Acaba yandan esen çok sert bir rüzgar motoru devirebilir mi
devirmek ne kelime bariyerlere öyle bir yapıştırırki ,başına ne geldiğini anlayamazsın bile ,rüzgarın şiddetini arttırdığı zamanlarda ,köprüde bazen motosikletlere ,geçiş izni verilmediği olur ve her yılda bir kaç kere bu tür hadiseler olur ,köprüde rüzgardan bariyerlere çarpıp ,kırık alan insanlar mevcut (kuryeler dahil) eğer hava durumundan rüzgarın saateki hızını bir süre takip ederseniz(mesela 1yıl ) ,bu işi ,daha iyi anlarsınız
ama bir akşam yada sabah köprüden geçeceğiniz zaman ,eğer içinize bir korku düşerse ,belkide köprürüyü kullanmamak ,yada bir diğer köprüyü kullanmak en iyisi olabilir
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız