Kayıt: May 21, 2004 Mesajlar: 378 Nereden: istanbul / Merter
Tarih: 20.12.2004 - 19:02 Mesaj konusu: FLASH HABER BİR MD ÜYESİ ALIKONULDU !!!!!!!!..........
18/12/2004 Cumartesi günü saat 14:00 gibi motoruna binerek evinden çıkan MD üyesi motorize kimlikleri ve eşkalleri belirlenen (resimlerle kayıt altına alınmıştır) nickleri herkesçe malum kuzey, sradcan, Theunforgiven, delimengi ve arkadaşı Abdülkadir tarafından (eylemin bir bölümüne fobrizio'da destekvermiştir) pazar günü sabahahına kadar ALIKONULMUŞTUR. Bu alıkonulmadan, yaşanan ve yaşatılanlardan dolayı motrize hepsine teşşekür eder. Sizlerde alıkonularak benzer zevkleri tatmak ve güzel duygular yaşayıp güzel şeyler paylaşmak için bir sonraki alıkonulacak kişi olmaya aday olun............
Cumartesi (18/12/2004) günü öğlen başlayıp pazar (19/12/2004) günü sabahına kadar devam eden bu güzel beraberliği ve DEVAMINI özetleyerek paylaşmak istedim........
Cumartesi 15:30 gibi Bakırköy deki bir açılışa (outdoor malzemeler ve bike mağzası - Bakırköy yakınlarında olanlar için küçük birde cafesi bulunan bu yer buluşmalar içinde uygun olabilir) katıldıktan sonra Taksim'e doğru yola koyuldum. Taksim İstiklal caddesinde tramvay yolunda ki kısa süreli slalomdan sonra Fitaş sinemasının üzerindeki Northshield cafe'yedeki bayan üyelerin toplantısını daha sonra rapor yazmak amaçlı denetlemek için motorumu kapı önünde nöbete bırakarak yukarı bayan üyelerimizin yanına çıktım. Gördüğüm manzara gerçekten çok hoştu (beklenenden fazlası vardı) Bayan üyerimiz toplanmış hatta sohbetlerini koyulaştırmışlardı bile........ Ayak üstü selamlaşma ve tanışma faslından sonra buluşacak olduğum Kuzey ve diğerleri ile yer belirleme için yaptığımız telefon görüşmesinden genç arkadaşımız Delijaponun yine istiklal caddesi girişinde polisler tarafından motorunun bağlandığı haberini aldım. Hemen oradaki bayan arkadaşlarımıza durumu bildirip müsadelerini istedim ve delijaponu ve motorunu kurtarmak üzere yola çıktım.
Kısa süreli bir aramadan sonra delijaponu buldum ve (bu bölümü kısaca geçiyorum) karakol - ekipler ve motorun bağlandığı otopark arasında ki birkaç gitgel ve sayın polis kardeşlerimizle yaptığımız sıkı bir pazarlık neticesinde motoru benim alıp götüreceğimi söylememin ardından kendilerine bizleri unutmamaları ve bir gözlerinin ehliyetsiz ve ruhsatsız olan delijapon kardeşimizi görmemesini sağlamak adına hatıra olarak yeşil fonlu birkaç Atatürk resmi hediye ettik
Kuzey ve theunforgiven ile beraber saat 19:00 da başlayacak olan ödül törenine katılmak üzere Park ormana doğru yola çıktık. Park ormana geldikten sonra ödül töreni ve konserin yapılacak olduğu çadır önünde temin etmiş olduğum davatileri arkadaşlara vermek üzere bir süre kapı önünde nöbet tuttuktan ve gelen arkadaşları karşılayıp davetiyerini verdikten sonra içeride kimler var diye araştırma turuna başladım. Burada sayamayacağım kadar çok arkadaş oradaydı. Kendimizi rahat ettireceğimiz ve sahneyi görebileceğimiz bir yere yerleştikten sonra (semuteyo, kuzey, fabrizio, sexmachine, The_unforgiven ve daha sonra katılan çitlenbik, rose, murrat ve diğerleri ) ödül töreni sohbet ve biraz bekleyişten sonra nihayet Özlem Tekin Konseri başladı. bir süre sonra aslında oturduğumuz yerin çokda ideal olmadığını fark ettim sol kulağım hala tam olarak duymuyor (umarım geçici sağırlıktır). Fabrizio bizden ayrılarak Taksim'e gideceğini söyledi ve öylede yaptı. Bir süre daha konseri izledikten sonra kulaklarımız çınlamaya başladı (sanırım motorlar bizi çağırıyor diyerek) koşar adım motorlarımızn yanına gittik ( kuzey, The_unforgiven ve ben (motorize)) Bu arada başka bir sesinde midelerimizden geldiğini hatırlatan kuzey birşeyler yemek için nereye gidebileceğimizi sorduğunda Taksim'e gidersek hem bize katılacak başkalarının olabileceğini hemde alternatiflerimizin çok olacağını söyledim <<ver elini taksim>> .
Taksim'e geldiğimizde cep telefonu denilen harika alet sayesinde yemekte bize katılacak olan diğer arkadaşlara ulaştık ve Burgerking terasında kısa bir mola verdik ve Fabrizio tekrar aramızda iki arkadaşın daha yolda olduklarını öğreniyoruz ve yemek için onlarıda beklemek üzere marmara Cafeye gidiyoruz. bize delimengi ve arkadaşı Abdülkadir katılıyor fala sandviç (fabrizionun söylediğine göre İzmir işi karışık sandviçmiş), sosili, hamburger ve ayranlardan sora çay ve nescafe rica ediyoruz ama ricamız pek itibar görmüyor ve bizde hesaba ödeyerek biz bu hızla Dolmabahçe kadar gideriz diyerek basıyoruz marşlara ve Dolmabahçe'deyiz motorları sıralı olarak park ettikten sonra resim faslı sanırım en ilginç olanı the_unforgiven in motor üzerindeki pozu....... Hava soğuk (neyseki motor montlarımız bizi yalnız bırakmıyor) çiseleyen yağmur kara dönüştürme çabasında ama yağmur daha ısrarlı. Tam hadi sıcak bir şeyler içelim derken kuzey kapalı mekanda yer olmadığı haber veriyor ve kasklar kafaya takılyor delimengi önderdiliğinde ince yağmur altında rotamız mecidiyeköy 7eleven. Maçkadan yukarıya tımanıp oradan Beşiktaş tarafına inişlerimiz ve Mecidiyeköy'e arka yollardan tırmanışlarımızda off-road aratmayacak kadar heyecanlı ve zevkliydi kayganlaşan zeminde. Nihayet sıcak çaylar eşliğinde sıcak sohbetler başlıyor yan masamızda kafa kafaya vermiş kasklarımızda sanki aralarında sohbet eder gibiler. Uzunca bir sohbet faslından sonra kuzey'in senin motor nasıl oluyorda 286-287 yapıyor sorusuna kuzey hadi kalkın biz sıradcan ile mecidiyeköy-Haliç istikametinde gaz çevirelim sizde görüntüleyin diyor ve atlıyoruz tekrar motorlara ben, The_unforgiven, delimengi ve Abdülkadir önden gidiyor köprü üzerinde beklemeye başlıyoruz ve biz onları kapışarak gelecek diye beklerken gecenin 04:00 ünde bir grup otomobil eşliğinde geçiyorlar körünün altından. Bu sefer beklemeye başlıyoruz haliç-mecidiyeköy istikametine doğru geçmelerini gene beklenen gibi boş bir yol olmuyor ve arabalar eşliğinde geçiyorlar köprünün altından. böylelikle bu seferelik kuzey'in fazer 600 ünün kaç yaptığı hususunda tartışmalar bir dahaki sefere kalıyor.
Bir sonraki otobüs durağı bulunan cepte bekliyorlar bizi, katılıyoruz, istikamet tekrar 7eleven herkeze sıcak çay ben sütlü nescafeya terfi ediyorum. Yine sıcak çaylar ve nescafe eşliğinde sıcak sohbet devam ediyor taki Abdülkadir bana müsade diyene kadar. Bir süre daha sohbetten sonra kuzey'in sorusu hava ne zaman aydınlanıyor ? Birazdan ezan okunacak diyorum ve bir süre sonra bende hadi banada müsade diyorum, diyorum ama yükselen ses daha karpuz kesecedig oluyor. El mahkum ayak gardiyan çöküyorum tekrar saat 06:00 geçmiş durumda ve ben rehin pozisyonundayım bir ara bana müsade demek gafletinde bulunuyorum gene bir uğultudur yükseliyor tekrar oturmadan ayakta geçirdiğim 5-10 kadar boyunca saygıda kusur etmeyen delimengi, kuzey, The_unforgiven ve sradcan benimle beraber ayakta sohbete devam ediyorlar delimenginin abi gitmeyeceksen otur demesi ile hadi size hayırlı sabahlar diyorum ve motorumun marşına basıyorum ancak ışıklardan karşıya geçecek kadar gidip duruyorum ve bu güzel günü paylaştığım arkadaşlara son bir kez daha bakmak için dönüyorum ......... Ama hepsi ayakta ben kalktığım için onlarda tebdil-i mekan eylemek üzere hazırlanıyorlar bağırıyorum nereye ? Ortaköy'e kahvaltıya diye bağırarak cevap veriyor sradcan kardeş ve ve motorumun yönü değişiyor hadi ozaman çalıştırın motorları diyorum....
Ortaköy'den sabah erken saatte manzara harika neresi açık ? çayı nerede içiyoruz ? kahvaltıyı nerede ediyoruz ? derken motorlar gene sıralanıyor park halinde ve biz gene foto çekmeye ve çektirmeye başlıyoruz. Biran caminin arkasından Boğaz köprünü görüyorum ve verin fotograf makinesini bakayım diyerek bu manzarayı bizimle olamayanlarada ulaştırmak gerek diye düşünerek basıyorum deklanşöre. Çok hoş manzaralar var bir kaç tane kare daha donduruyorum bu güzel manzaralardan. Ve fırından yeni çıkmış peynirli poğça eşliğinde yudumladığımız sıcak çaylar içimizi ısıtıyor. Yapılmış olan yapılacak olan yapılabilecek olan gezilerden bahsediyoruz yeni geziler yapma kararları alıyoruz. Birbirimizi daha iyi tanımak için herkes kendisinden otourduğu yerden bahsederken tariflerde güçlük çekiliyor derken kuzey, motorize abi şu sırtımdaki haritaları çıkartırmısın diyor ve harita üzerinden ev, yol tarifleri derken gene gezi güzergahları üzerinde dolaşıyor parmaklar. Saat sabah 08:00 e gelirken sradcan benim gitmmem lazım diyor bu sefer beni göndermediniz şimdi sen nereye diyorum fakat iş yeri anahtarları bende ve işyerini açmam gerek diyince susuyor ve birşey söylemiyorum (İŞ). Son kez kasklar kafalara takılıyor eldivenler giyiliyor ve marşlara basıyoruz motorlarımızda bu manzaradan uzaklaşmaktan hoşnut olmasalar gerek egzoslarıyla homurdanarak yola doğru harekete geçiyorlar ortaköy'den sradcan ve delimengi karşıya (anadolu) geçmek için bizden ayrılıyor karaköy köprüsündede Sultanahmet'e gidecek olan kuzey ayrılıyor derken benim top-case'im olduğu için bana vermiş olduğu motor dergisini ona vermek için çaldığım korna ve ve durması için yaptığım el kol hareketlerini onu uğurlamak için yaptığımı zannederek korna çalıyor bize hoş bir müzik gibi egzos sesini dinleterek uzaklaşıyor..........
Ve böyleliklle herkes evine doğru çevirdiği öntekerleği ile güzel bir buluşmanın sonuna doğru yoluna devam ediyor....
Ne güzel bir gündü diyerek arka bahçeye çetiğim motorumu istirahat etmesi için yalnız bırakırken bende istirahat edeceğim evime giriyorum 08:15 üzerimdekileri çıkarıyor ve henüz oğluma (2,5 Mustafa Başar) sarılıp yatmışken cep telefonum çalıyor ve abim hatta hadi geliyorsan acele et motorları yüklüyoruz senin motoruda yükleyelim diyor. Oğlumu uyandırmadan kolumdan indirip tamam geliyorum diyor ve gerekli kıyafet ve ekipmanımı hazırlayarak çıkıyorum evden. Abim halamın oğlu ve iki arkadaşla birlikte motorları (KTM 350 , KAWASAKİ 200 KDX ve SUZUKİ 125 RM) Ford minibüse yükleyerek +1 oto eşliğinde çıkıyoruz yola istikamet Çatalca (aynı zamanda köyümüzün olduğu yer). Motorları indirdikten sonra benzinleri yağları ayarlanıyor ve kıyafetlerimizi giyerek basıyoruz marşlarına etrafta meraklı gözler 2 zamanlıların egzos sesleri kulak tırmalıyor bizi bekleyen çamurlu güzergaha dalıyoruz. Toprak parkur, çim, tümsek ve çukurlar böbreklerimizi test etmek için idealdi ve ardından girdiğimiz derin su çukurlarıda üzerlerimizde batik desenler oluşmasına sebeb oldu. Buraya kadar süper zevkli geçen performanstan sonra dönüşe geçmeden önce motorlardan birisinin şanzıman kilitlemesi sonucu arazide motor çekme/çekilme ve yine arazide çeken ve çekilen motoru kulanma gibi konulardada antreman yapmış olduk TEK ÜZÜLDÜĞÜM ŞEY bunları kaydedememiş olmamız.
Motorları tekrar yükledikten sonra bizimle beraber gelen arkadaşların ve dayımın hazırladığı mangalda tavuk bonfile + tavuk kanat + balık tava + konserve balıklar salata vs. şeklinde lezizbir yemek faslı ve ve eve dönüş yolculuğu ben harika bir hafta sonu geçirdim ve sizlerle paylaşmak istedim umarım okurken sıkılmazsınız. Kusura bakmayın özeti bile bu kadar tuttu :!:
NOT : Yukarıdaki konu ile ilgili resimleri Taşfırın-4 topiğinde görebilirsiniz
motorize
BMW R 80 GS
_____________________________________________________________
:!: TEKRAR HIZ YAPABİLMEK İÇİN ÖNCE GÜVENLE DURMAN GEREK :!: _________________ SEL?UK ESENT?RK (motorize)
-----------------------------
TEL : 0212 - 630 52 49
GSM : 0542 - 583 06 07
Kayıt: Nov 07, 2004 Mesajlar: 1526 Nereden: istanbul kadyköy
Tarih: 21.12.2004 - 11:38 Mesaj konusu:
selçuk abi sen yaptın :arrow: bütün sırlarımızı dökmüşsün
birde evden çıkkıp ta dönene kadar olanları anlatmışsın :!: :!: :!: :!: :md: :md: yengeden yediğin sopadan hiç bahsetmemişsin en azından halen evlimisin mesela :P aydınlatsaydın bu konuda da bizi bu arada abdulkadirin hepinize selamı var
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız