Tarih: 27.07.2007 - 17:54 Mesaj konusu: Kim Deli!!Likya yolu 450km.yürüyüş..
Aylardan mayıs..Evet aslında biraz geç kalmıştık yürüyüş için ama biz denize girmek için sıcağı kabullenmiştik.Bu likya yoluda nedir diyenler olabilir,öncelikle yolun ince bir haritasına bakalım.
Anadolunun en eski uygarlıklarından Likya, Fethiye ve Antalya arasında kurulmuştu.Bu yürüyüş yolu Akdenizin en bakir koylarından Torosların zirvelerine uzanan,509kilometreyle Türkiye'nin en uzun;dünyada da benzerleri içerisinde ilk ona girmektedir.Yolu Kate Clow adında bir ingiliz hatun birleştirip,ekibiyle birlikte her 100-150 metresini uluslararası işaretlerle boyamışlar.Yani patikalardan,kayalardan ilerlerken, ağaçlara taşlara çizilmiş kırmızı beyaz boyları takip ediyorsunuz.Ben cpatience ve arkadaşım uzun joe ile yüklendik çantalara,çıktık yola..
arkadaşım uzun joe
ben can
ölüdenizden başlayan parkur önce babadağa çıkarıyor..
babadağın 1200.metresinde Kozağaç adında 12 haneli ufak bir mahalle var.orda bizi karşılayan Çoşkun abi bizi evinde misafir etti.
Ertesi sabah üzülerek ayrıldık Kozağaç'tan..yolun daha başında bu kadar temiz insanlarla karşılaşmak bizi çok sevindirmişti.Yol şimdi bizi kelebekler vadisine götürüyor.25kg.lik çantlarımızı sırtımıza vurduk ve başladık yürümeye..
Yol kelebekler vadisini üzerinden gidiyor ama gelmişken aşağı inmemek olmaz İniş çok dik,bazı yerlere halat bağlamışlar ve halatlara tutunarak inebiliyorsunuz.Kelebeklere inmişken şelalede serinlememek olmaz.
Gitmemiz gerektiğinin bilincinde çıktık yine yola,sırada kabak var.Akşam olmak üzere ve arkamıza baktığımızda fethiye ve ölüdeniz körfezi bulutlarında altında son defa görünüyordu..
Kabak iki dağın arasında oldukça bakir ve inanılmaz bir çam ormanının içerinde ufak bir koy.Kabak'tan Alınca'ya çıkışda bu ormanın içerisinden dağın zirvesine uzanan,genzinizin çam kokusundan yandığı biraz zor ama unutulmayacak bir parkur.
Alıncadan bi 12km yürüdükten sonra Sdyma'ya ulaşıyoruz.
sdyma dodurga köyünde Cemil abinin evinde yemek ve çay molasından sonra yola devam..
sdymadan sonna letoon,patara...
Buda suyu çok güzel ve soğuk olan bir kuyu..
Kalkan'a gelmeden bizi yoldan toplayan ve evinde misafir eden Peter..
Burası Bezirgan..Kalkan'ın üstünde yaklaşık 1000metre rakımlı yayla köyü..
kaş..
aperlea'nn
Burası Demre ile Finike arası bir dağ,haritadan takip edebilirsiniz.1810mt.zirveye vardığınızda sizi ardıç ve katran ağaçları karşılıyor.inanılmaz bir büyüsü var.Ve orda arıcılarla karşılaştık,geceyi beraber geçirdik.Bize tavşan yahnisi yedirdiler ve yanımıza bi kaç kavonoz bal verdiler
gelidonia deniz feneri..
Aslında daha 500 tane fotoğraf ve bir ton hikaye var.Onlarda bende kalsın.Yolun 450.km'de Olympos ve Çıralı'yı geçtikten sonra maddi ve manevi tükendik,ayakkabı ve çantalarımız paralandı yani tükendik..Yolda ekmeğini yediğimiz ve bize yardımı dokunan herkese sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum.Bu hayatta gerçekten yaşadığınızı hissetmek istiyorsanız şiddetle öneririm. Msn'den bilgi verebilirim..
yürüyüş ve gezi için sizi tebrik ediyorum görüntüler ise nefes kesici.birde sizleri ağırlayan tertemiz anadolu insanımızı burdan alkışlıyorum.helal olsun gösterdikleri konukseverliğe _________________ BLACK-RED
06 ET 6609
Kayıt: Mar 20, 2007 Mesajlar: 683 Nereden: »»»»»»izmiRR««««««
Tarih: 27.07.2007 - 18:36 Mesaj konusu:
Fethiye'ye sadece bi kere gitme şansım oldu ama gercekten cennet gibi yer hele ölü deniz, mezalıklar, dalyan ahh ahh _________________ onur_zigbog@hotmail.comzigbog-@hotmail.com
2 yıl önce bu marmaris tatilimde likya, kaunos, dalyan, caretta, ve kelebek vadisini gezme imkanım olmuştu gitmeyen arkaadşlara şiddetle tavsiye ederim
Rivayete göre,
Apollo'nun oğlu olan Karya Kralı Miletos'un ikizleri olur. Erkeğe Kaunos, kıza ise Byblis adı verilir. ikizler, birlikte büyür ve birbirlerine aşık olurlar. Bu gizli aşk, bebekleri doğunca ortaya çıkar. Çok öfkelenen kral, oğlunu ülkesinden kovar. O da kendisini sevenlerle birlikte gider ve Lidya sınırındaki, şimdiki Dalyan'ın karşısında kendi adını taşıyan kenti kurar.
Byblis'e ne olmuş? İşte orası hüzünlü. Gördüğü hakaretlere ve sevdiği kardeşinden ayrı kalmaya çok üzülen Byblis, pınarları kuruyuncaya kadar gözyaşı döker ve sonunda bir kayadan atlayarak canına kıyar. Efsaneye göre, Dalyan'da bir labirenti andıran kanallar, Byblis'in gözyaşlarından oluşmuştur.
Romalı Tarihçi ve Şair Ovidius ise bu olayı, farklı aktarır. Ovidus'dan bize nakleden Azra Erhat'a göre, Kaunos'un kuruluşuyla ilgili efsane şöyledir:
Byblis Kaunos'a aşık olur. Byblis, Kaunos'a bir mektup yazarak duygularını dile getirir. Kaunos ise Byblis'in duygularını öfke ve tiksinti ile karşılar. İkizini bir daha görmek istemeyen Kaunos, kendisini sevenlerle birlikte babasının ülkesini terk eder. Kaunos'a gelerek, kendi adıyla anılan kenti kurar. Byblis ise karşılıksız kalan sevgisi yüzünden hayatına son vermek isteyerek, yüksek bir kayanın üzerinden dendisini atar. Ama Nympheler (su perileri) Byblis'e acır ve onu bir pınara dönüştürür. Byblis'in gözyaşları nehir olur çağlar durur.
İşte böyle hüzünlüdür Kaunos'un kuruluş öyküsü. _________________ Dostluğumuz baki..
bende bir likya hikayesi anlatayım.Bu gerçek olmuş tarihte var.Persliler likyalılara savaşa gelmiş xantos kentine.Likyalılar o kadar gururluymuşki teslim olmamışlar ve bütün perslileri şehirin içine alıp kapıları kapatıp ateşe vermişler heryeri ;kendileriyle beraber perslilerde ölmüş.hiç birşeyden haberi olmayan yaylaya göçmüş 60 kadar likyalı geri dönünce şehri tekrar kurup nesillerini devam ettirmiş..
Kayıt: Oct 08, 2005 Mesajlar: 1347 Nereden: İstanbul-Üsk.
Tarih: 28.07.2007 - 09:43 Mesaj konusu:
Sizi canı gönülden tebrik ediyorum.Fethiye ölüdeniz benim memleketim sayılır bu sene kısmet olmadı gitmek hey gidi günler hüzünlendim
Büyük cesaret helal olsun size.İşte hayat bu
Tüm saatler GMT +2 Saat Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6Sonraki
1. sayfa (Toplam 6 sayfa)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız