Kayıt: Dec 06, 2005 Mesajlar: 975 Nereden: izmir / K.yaka
Tarih: 04.08.2007 - 15:04 Mesaj konusu: Çaylak Motorcunun Kısa Bir Yol Hikayesi:İzmir-Assos-İstanbul
Yıllık izin geldi, sabit durmak zor, hele bir de motorunuz varsa. Çok uzun zamandır motorumla küçük çapta bir gezi yapmak istiyordum. Her ne kadar rotamın önce Olimpos olmasını düşünürken yolun uzaklığı ve tek motor oluşum bunu biraz daha deneyimli olduğum zamana erteleyip bildiğim ve sevdiğim bir yol olan İzmir -Çanakkale yoluyla her yıl en azından bir kez gittiğim Assos'a gitmeye karar vermeme sebep oldu, gayet de iyi oldu . Gün doğarken yola çıkmayı planlarken hazırlıkları yetiştiremediğim için öğle sıcağında yola çıkabildim...kimin umurunda Km yi sıfırladım ve verdim gazı Ben acemi, motor acemi Assos'a ancak 5 saatte gidebildim. Orada 3 gün kalıp İstanbul'dan gelen arkadaşların ve Helicopterman Onur'un ısrarına dayanamayıp İstanbul'a geçmeye karar verdim. Yolda çok fazla durup fotoğraf çekemedim, bazı yerlerde ise yol şartlarından dolayı (yokuş,viraj,arnavut kaldırımı ve yolun darlığı hepsi bir aradaydı çoğu zaman -bir taraf uçurum, bir taraf dağ diye ekliyeyim-) bazı muhteşem görüntüleri ancak beynime kaydedebildim. Toplam 900km lik 5 günlük yolculuğumda 3300km yi geçen motor ve tecrübemle hem zevk hem deneyimi yaşadım. Şimdi bana daha fazla sözü uzatmayıp fotoğraflara söz vermek düşer....
Aliağa
Altınoluk - herkes sıcaktan bunalmış, yol kenarına çekip atmış denize kendini haliyle yol kenarı boydan boya arabaydı, bir de şu yol çalışmalarını bitirebilseler
Altınoluk- Küçükkuyu'dan sonra Assos yoluna saparak gayet virajlı ve manzaralı muhteşem bir yolu takip ederek köye ulaştım.
Sevgili Hıdır'ım bana mısın demedi yol boyunca
Ve işte Assos fotoğrafları
Evin üstündeki arabaya dikkat
Kaldığım kampingden birkaç görüntü:
Sevgili dostum Osman Apu ve Uzun Ev'i
Assos'a gidip de köyü ve tapınağı gezmemek ve orada güne vedayı kaçırmak olmaz...
14. yy dan kalma ilk olarak kilise olarak inşaa edilmiş Hüdavendigar Camii
Biraz tapınak hakkında bilgi vereyim;
Assos'un en yüksek yeri olan akropoldeki Athena Tapınağı M.Ö. 6 yy. a aittir. İ.Ö. 540-525 yılları arasında inşa edilmiştir. Tapınak tek odadır ve zamanında içeri birtek tapınak görevlileri girebilirmiş. İçeride tanrıçanın heykeli ve ona sunulan hediyeler bulunurmuş. Onun için yapılan törenler ise açık havada yapılırmış. Tören alanı olarak tapınakların giriş kapısının bulunduğu doğu yönü seçilmekteymiş. Burada yer alan bir sunak üzerinde yanan ateş içine, tanrıçaya getirilen her türlü yiyecek kapları ile birlikte atılmaktaymış. Katillerin, sarhoşların ve doğuştan kusurlu olanların ise tapınak alanına girmeleri yasakmış.
Böyle bir manzarada mutlu ve huzurlu hissetmemek imkansız
Assos'un eşsiz güzelliğini bırakıp tekrar yollara düştük...Ayvacık-Biga-Çan yolunu takip ederek Bandırma feribotuyla yolumuz İstanbul'a uzuyor...
Not: Aslında yol üzerinde çekilmiş birkaç güzel fotoğraf var ancak şu an bilgisayarımda değiller onları ayrıca ekleyeceğim.
Ve feribottayız...Dinlenmek için güzel bir fırsat
Nihayet İstanbul'a ulaştım, sevgili dostum Onur karşıladı beni
Akşam trafiğinin güzelliği de bir başka canım, orada kullandıysam artık her yerde motorumu kullanabilirim
Yorgunluk atmak için önce Fenerbahçe'ye yat limanında güzel bir yere gittik...Ayrıca Taksim'e gidip burnumda tüten ıslak hamburgerleri de mideye indirdim, heyecandan fotoğraf çekmeyi unutmuşum
Ertesi gün başlıyoruz gezmeye, ilk durak Memduh Usta'nın yeri, kendisi daha çok custom işi ile ilgileniyor, özellikle Harleylerde. Krom sevenler için de birkaç fotoğraf ekleyelim Bilen bilir oğlu Şakir enduro ve motocross şampiyonu...Çok tatlı ve misafirperver insanlar. Bizleri akşam yemeğine davet ettiler, ağırladılar sağolsunlar. bu arada da Memduh abiden oldukça şey öğrendim, hikayelerini dinlemek ise ayrı bir güzeldi.
Ve en çok ilgimi çeken de ilk defa gördüğüm 56 yada 57 model olması lazım Harley'in SX 125 modeliydi
Canım Arzum gevezem hanımım'a ayrıca teşekkür ediyorum, o da beni yalnız bırakmayıp evinde ağırladı
Akşam yemeğinden önce tabiiki İstanbul'u biraz gezme fırsatım oldu, yolları çok bilmediğim için rehberlik görevi Onur'a düştü Önce Maslak, arkasından Bebek ve sonra da Hisar'a gittik. Birçok güzel boğaz manzarası çektim her ne kadar Vuyu,Gökçe kardeşim benden nefret edecek olsa da sonraki bölümde boğaz ve dönüş görüntülerini ekleyeceğim...şimdilik zamanımız doldu arkadaşlar, sonraki bölüm için bekleyiniz anacağıııımmm
Ama en azından bir boğaz fotosu ekleyip öyle ara vereyim
çok güzel bir gezi olmuş tebrik ederim _________________ Nefsime uydum Sebep oldu şeytan bir cana kıydım
Katil defterine adını koydum
Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz
Sen üzülme anam benim dertlerim çoktur
gecesi bi ayrı gündüzü bi ayrı güzel. Dört bir yanı cennet ülkem benim.
badcocktail, Seni bir erkek olarak ayakta alkışlıyorum. Ben motorla şahsen o kadar yolu yapmam. Helal olsun
Kayıt: Dec 06, 2005 Mesajlar: 975 Nereden: izmir / K.yaka
Tarih: 04.08.2007 - 19:37 Mesaj konusu:
Cesaret ve destek verdiğiniz için teşekkürler arkadaşlar
Motorumu almadan önce de söylüyordum "Ben uzun yol sürücüsü olacağım" diye. İnanan da vardı inanmayan da. Ama bir motor sahibi olup yollara düşmedikten sonra şehir içinde yapılan kilometrelerin motoru ve sahibini doyuracağına inanmıyorum.
Birazdan kalan fotoğrafları da ekleyeceğim _________________ Watashi no YAMAHA HIDIR chan...
Dağları deldim tek başıma ,
Çölleri aştım,
Birtek ben ,
Erleri yendim kız başıma
Sende yıkılmam
badcocktail, çaylak motorcum,delikızım sen neymişsin be Nilüfer'im.Büyük cesaret tek başına uzun yol yapmak.Şimdi uzun yolun keyfini aldın ya seni İzmir'de tutana aşk olsun artık..Gez annem gez kim tutar seni bee ..
Sayende Assosu'da görmüş ve gezmiş oldum ayrıca _________________ Anlayamadılar anlattıklarımda mana var,içlerinde mağaralar,haklısın birazcık dar.Annem ağzı bozuk olandan haz etmez.Anne bu kez affet ama bunların hepsi ayni ....
Kayıt: Dec 06, 2005 Mesajlar: 975 Nereden: izmir / K.yaka
Tarih: 04.08.2007 - 20:13 Mesaj konusu:
Eveeet geldik ikinci kısıma...Şimdi sıra geldi İstanbul ve İzmir'e dönüş fotoğraflarına...gerçi hala arkadaşımın makinasında olan birkaç fotoğraf eksik ama onları da sonra eklerim. Başlıyoruz
Öncelikle köprü fotoğraflarından başlayalım...Gökçe, sen gözlerini kapa gülüm
Fotoğrafa dikkatli bakın
Daha dikkatli bakın
Köprü evin (şato mu desem acaba) içinden geçiyor
Artık dönüş zamanı En azından Onur yine delilik yapıp - hımm aslında beni yalnız yola göndermeye içi elvermemiş de olabilir - benimle İzmir'e gelmeye karar verdi ve bütün yol boyunca Harley'ine 90km/h hızla işkence çektirerek ve kol yanıklarıyla dişini sıkarak bana yol boyunca yoldaşlık yaptı Yahu aslında yolda bakına bakına gitmesi için şans tanıdım işte daha ne istiyor Hem Hıdır'ım yüzümü kızartmayıp 120 km/h hıza kadar yükseldi
Feribotta karşılaşıp yolda yine denk geldiğimiz bir arkadaş bize katılarak İzmir'e kadar motoruna işkence çektirmeye - pardon- eğlenmeye karar verdi
İşte yolların kara şövalyeleri
Ve İzmir kordonunda alınan yorgun ama soğuk bir nefes
MUTLU SON - THE END - ENDE - FIN - DESEM DE İNANMAYIN ARKASI YİNE GELECEK ELBET
Not: Arzum annem bir tanem valla şarkı benim için yazılmış ne diyeyim şimdi Ama sana şöyle ifade edeyim kendi dilimde;
"Enginlere sığmam taşarım!" _________________ Watashi no YAMAHA HIDIR chan...
Women rider diye işte buna derim ben. Hem deli, hem dolu, hem de uzun yol sürücüsü. Tek kelime: BRAVO . Yol çekti canım şimdi bak, yıllık izin geliyoooorr, geri sayıma bir haftaaa _________________ There is no avoiding war it can only advantage of your enemy...
Hıdırını yesinler senin.Bir nazar boncuğunu haketmiş Hıdırın ..Alsın ozaman davşi
Taşınız efendim taşınız.Sığma zaten ,gez annem geeeeeez _________________ Anlayamadılar anlattıklarımda mana var,içlerinde mağaralar,haklısın birazcık dar.Annem ağzı bozuk olandan haz etmez.Anne bu kez affet ama bunların hepsi ayni ....
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız