Kayıt: Jul 26, 2003 Mesajlar: 11888 Nereden: İzmir
Tarih: 27.05.2008 - 02:10 Mesaj konusu: Mobilet mi? Hayabusa mı? Hayat hikayemden bir kesim.
Aşagıdaki yazıyı EKAMBA nın bana yazdıgı bir mesaja cevaben yazdım..Farkettimki çok uzun yazmışım..O zaman dedim topic açayım.
ekamba demiş ki:
cuma günü geldiğimde hayabusa heyecanını görünce sevindim doğrusu senin adına..
Yoktu yahu heyecan ..
Hatta bugün motoru aldım kendimi eve zor attım..Yani normalde hanım İstanbul'da, 08 Hayabusa aşagıda benim dışarda olmam gerekir dimi?
Ama öyle değil işte..Yani neden bilmem ben o kadar heyecanlı değilim..
Ama ilk ZX-7 de sabaha kadar uyumamıştım, tabi 10 sene önceden bahsediyorum..
Şimdi bu işlerin biraz tecrübeyle ve alemdeki eskiliğinlede alakası var..
Biraz anlatayım dinlerseniz;
Benim babam kendimi bildiğimde yani 6-7 yaşlarındayken Motosiklet tamirciliği yapıyordu, o zamanlar DENİZLİ de oturuyorduk ve babamın motosiklet tamirhanesi hemen evimizin yanındaki virane bir dükkandı..O dükkanda çocuk aklıyla bütün gün motosiklet üstüne çıkar agzımla egzoz sesi çıkartır oyun oynardım.
Tabi o zamanlar motosiklet dediğin Jawa, Mobilet falan..
Babamın kendi motoruda bir HD yani benim ismim soyismimin baş harflerinide simgeleyen HARLEY DAVIDSON idi..
O virane tamirhanedeki benzin şişerleriyle oturdugumuz evide yaktım çocukken.. Evin bodrumunda kibritle oynarken çıkardıgım ateşi söndirmek için babamın tamirhanedeki şişe benzini su niyetine kullanınca zaten ahşap olan ev komple yandı.
Bereket ailemden zarar gören olmadı
İşte o dönmlerde baba mesleği olan motorculuk, ilerleyen yaşlarda engellenemez bir arzuya dönüştü.Zaten Denizli'de yanan evimizden sonra fazla tutunamadık ve 1984 senesinde asıl memleketimiz olan İZMİR'e göç ettik.
Babam İzmir'in meşhur VARYANT yokuşunda çok büyük bir kaza yapınca Motosiklet mesleğinide sona erdirmiş oldu.Ama bende o sevgi her geçen gün dahada artıyordu.
Ortaokul yıllarında BMX bisiklet kiraladıgımız Alsancak'taki Yusuf-Kadir kardeşlerin KİRALIK BİSİKLET dükkanında gördüğüm bir yazı beni mutluluktan havalara uçurdu;
KİRALIK MOTOSİKLET
İşte o zamana kadar hep selesinde oturup oyun oynadıgım motosikleti kullanmak artık bana çok yakındı..Yaş : 14
Kadir-Yusuf kardeşlere BMX bisiklet kirası için o kadar çok para veriyordumki benim gibi bir müşteriyi kaybetmek hiçde işlerine gelmezdi.
Zaten motosikletlerde MOBİLET diye tabir ettiğimiz vitesi olmayan , her bisiklet kullanan ve aklı çalışan insanıın kullanacagı türdendi.
İlk üstüne oturdugumda aldıgım keyfi inanın bugün HAYABUSA dan alamam..Neyse, hergün artık Yusuf-Kadir kardeşlerdeydim.Aldıgım bütün harçlıgımı Motosikelt kirasına yatırıyordum ve işi abartıp TÜM GÜN kiaralayarak okula Mobilet ile gitmeye başladım..
Tabi bu arada okuldaki tüm kızların ve erkeklerin gözü benim üzerimde..Kızların hoşune gidiyor, erkekler UYUZ oluyordu..
Eee bu tabiki zamanla Babamın kulagına gitti..Geçirdiği büyük kaza sonucunda Motosikleti bırakan bir Baba, 14 yaşındaki oğlunun hergün Motosiket üstünde oldugunu ögrenirse ne yapar?
Benimki direkt Yusuf-Kadir kardeşlerin dükkanına gitti ve bastı kalayı.Adamları tehdit etti..
Yusuf-Kadir kardeşler hayatlarındaki en iyi müşteriyi kaybetmenin verdiği derin üzüntüyle babama söz verip konuyu kapattılar.
Ben ise üzüntüden yemez,içmez hale gelmiştim..Hayatta hiçbişey beni Motosiklet kadar tatmin etmiyordu.Gel zaman, git zaman Babamın işleri epey yoluna girdi.
Denizli'de tamircilik yapan o adam artık zengin diyebilceğimiz türden bir tüccar olmuştu.Tabiki aynı orantıda bende harçlık alan zengin birisiydim
Kira bedelinin 5 mislini teklif etmeme ragmen Yusuf-Kadir kardeşler bana birdaha motosiklet vermediler .Ne yazıkki koca İzmir çukurunda onlardan başka bu işi yapan birileride yoktu.
Ama aradan çok geçmeden meşhur YAZLIK günlerim başladı.Ege de Yazlık sahibi olanlar bilir, yazlıkların oldugu sahil kasabaları yaz aylarında yerli-yabancı turistlerle dolar taşar.Ve turizimin bana kazandırdıgı en güzel şeyde yine RENT A MOTORCYCLE olayı olmuştu..Çok sevmiştim heryere asılan o tabelaları
Ve Yusuf-Kadir kardeşlerin yerine artık çoook alternatifim vardı.Hem babam herkesi tehdit edemezdi dimi?
Yazın sıcak günlerinde üstüme Quiksilver ın rengarenk gömleklerini giyiyor ve hergün istisnasız motosiklet kiralıyordum.Plajların önünde , yazlık sitelerin gençlerle dolu sokak aralarında, akşam sahil kafetaryalarında hep ben
15 yaşımdaydım ve bıyıklarım yavaş yavaş terlemeye başlamıştı.Buda artık vitesli motosiklete geçme zamanımın geldiğinin göstergesiydi.
Eski motorcular iyi bilir Kuşadası MOTOPORT yani Feridun abi ..
Feridun abi den kiraladıgım ilk vitesli motosikleti kullandıgımda artık ÖLÜM bile beni bu keyiften alıkoyamaz diye düşünmüştüm.
Bütün yaz boyunca istisnasız hergün motosiklet kiraladım "Motoport" Feridun abiden.Hesap yaptıgımda kiraladıgım GN 125 den iki tane alacak kadar kiralama parası vermiştim.Ve artık zamanı gelmişti.Benimde motosikletim olmalıydı.
Kiraladığım GN 125 ile o kadar vakit geçirmiştim satın alacagım motosikelt onun abisi olmalıydı yani SUZUKİ GN 250.
1990 yazında tüm kış boyunca biriktirdiğim parayla Babam'dan gizli herşeyiyle bana ait GN 250 aldım.
Motosiklet ile konuşmaya başlamamda o güne rastlar.
Motosikleti Baba izniyle daha dogrusu benim İNTAHAR EDERİM restimden sonra şehren verilen OLUR dan sonra kimseden saklamadan kullanmaya başlamak beni dahada özgür bıraktı.Sene 1991 olmuştu ..
Ve aile içi ilk yasal motorum 1991 · Kawasaki ZL 250 Eliminator oldu..
Bundan sonrası zaten sadece hacim büyültmekle geçti..
Ailemin o zamanlar çektiği acıları şimdilerde anlayabiliyorum.Onların tek derdi bana zarar gelmemesiydi.Ama bende MOTOSİKLET siz bir yaşamı hiç düşünmedim.
Ben geliştim, teknoloji gelişti.
1998 Yılında çeşitli 250 cc tecrübelerinden sonra gözüm o YEŞİL canavara takılmıştı..Yatıyor , kalkıyor NINJA diyordum yani o dönemlerin en büyük ilgi gören motosiklet KAWASAKI ZX-7 ..
Gittim aldım ve SS zehirinide vücuduma sokmuş oldum.
O dönemlerde ne internet var, ne MD, nede İzmir de motorcu grupları..
Faces,Ömerağa gibi birkaç mekana takılan az sayıda motorcu vardı.
Sami,Ado,Cüneyt, Kasap Hakan gibi abi dediğimiz motorcularla bu kültürü sindire sindire yaşadık o dönemde..
Sonralarda Burak Albayrak, Taşkın, Barış Tok, Tolga Uprak yavaş yavaş tanıştık.O dönemlerde Burak 250 cc bir motor kullanıyordu.Hepimiz çocuk diyebilceğimiz yaştaydık.
Hatta bizim Tolga UPRAK çocukdu diyebilirim.
İşte anlattıgım bu döneme kadar olan zamandan önceki Hakan DİNÇER in motosiklet yaşamı buydu.Zaten 2002 yılından sonra MD ile başlayan serüveni anlatmaya gerek yok.
İşin özünde söylemek istediğim şey şuydu.
Bundan 20 yıl önce Yusuf-Kadir kardeşlerden kiraladıgı motosiklete ağalayarak sevinen çocuk geldi aklımada.Dün teslim aldıgım Hayabusa yı aşagıya park ettim ve içimde asla o çocugun sevinci-heyacanı yok..Yada tükendi..
Motosiklet sevginizi tüketmeyin.
Erbil sanırım MD forumlarında birisine cevaben yazdıgım en uzun yazıydı bu..İyisimi ben bu mesajla bir topic açayım. _________________ İnsan umudu taşıdı, kimisi kırdı umudu, lakin kiminin sahip olduğu tek şey oydu, hepsi buydu.
En son HakanDincer tarafından 27.05.2008 - 02:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
HakanDincer, abi hikayen gerçektende çok güzel ya roman olcak kadar güzel çok hoşuma gitt _________________ Dışarda kar var..Kim takar motorda hayat var® _made in thefastbiker
Kayıt: Jul 26, 2003 Mesajlar: 11888 Nereden: İzmir
Tarih: 27.05.2008 - 02:23 Mesaj konusu:
Şöyle bir örnek vereyim.
Motosikleti Suzuki den aldım yani Bornova'dan ve Alsancak'a geldim.
Kahramanlardan geçerken daha 8 km de olan motoru 2 arkadaşıma denemesi için verdim..
Sanırım çokaz kişi bunu yapar..
2001 yılında ise herkesin APTAL diyeceği bişey yapmıştım.
2001 yılında gece saat 02:00 de Tolga Uprak ve ben Turkuaz sahilinde kayaların üstünde otoruyorduk.Gecenin köründe yanımıza birisi yaklaştı ve dediki:
-R1 kimin acaba ?
bende benim oldugunu söyledim.
Ben yaşlardaki çocuk
-Abi bir çalıştırırmısın şunun sesini duyayım.Bende motorcuyum ALMANYA dan izine geldim 20 gündür motoruma binemiyorum bari sesini duyayım şunun
dedi..Bende adama al kardeşim diyerek gecenin bir yarsısı ıssız-tenha biryerde daha 300 km de olan, rodajı bie bitmemiş R1 i verdim..Çocuk şaşırdı,Tolga UPRAK da muhtemelen içinden bana SALAK demiştir..
Çocuk aldı anahtarı bindi ve gazladı gitti. 10 dakika sonra geldiğinde Gözünün içi parlıyordu.
Zaten benim görmek istediğimde oydu sanırım. _________________ İnsan umudu taşıdı, kimisi kırdı umudu, lakin kiminin sahip olduğu tek şey oydu, hepsi buydu.
En son HakanDincer tarafından 27.05.2008 - 03:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Şöyle bir örnek vereyim.
Motosikleti Suzuki den aldım yani Bornova'dan ve Alsancak'a geldim.
Kahramanlardan geçerken daha 8 km de olan motoru 2 kişiye denemesi için verdim..
Sanırım çokaz kişi bunu yapar..
2001 yılında ise herkesin APTAL diyeceği bişey yapmıştım.
2001 yılında gece saat 02:00 de Tolga Uprak ve ben Turkuaz sahilinde kayaların üstünde otoruyorduk.Gecenin köründe yanımıza birisi yaklaştı ve dediki:
-R1 kimin acaba ?
bende benim oldugunu söyledim.
Ben yaşlardaki çocuk
-Abi bir çalıştırırmısın şunun sesini duyayım.Bende motorcuyum ALMANYA dan izine geldim 20 gündür motoruma binemiyorum bari sesini duyayım şunun
dedi..Bende adama al kardeşim diyerek gecenin bir yarsısı ıssız-tenha biryerde daha 300 km de olan, rodajı bie bitmemiş R1 i verdim..Çocuk şaşırdı,Tolga UPRAK da muhtemelen içinden bana SALAK demiştir..
Çocuk aldı anahtarı bindi ve gazladı gitti. 10 dakika sonra geldiğinde Gözünün içi parlıyordu.
Zaten benim görmek istediğimde oydu sanırım.
büyüksün hakan abi.gerçekten senin motor aşkın bamabşkaymış.bu örnekte de olduğu gibi.kim rodajı bitmemiş r1in anahtarını hiç tanımadığı birine verebilr ki gerçekten de örnek alıncak birisn hakan abi.
En kral Baaşkan bizim başkan. _________________ Dışarda kar var..Kim takar motorda hayat var® _made in thefastbiker
Kayıt: Jul 26, 2003 Mesajlar: 11888 Nereden: İzmir
Tarih: 27.05.2008 - 02:53 Mesaj konusu:
Genç arkadaşlarım, (ben bu gençler kelimesini çok kullanmay başladım eyvahh )
Yazımdan şu ders çıkmasın "Motosikletinizi yoldan geçenlere bile verin"
Hayır tabikide,ben bunu yaptım çünkü o gece Motosikletin egzoz sesini duymak için bize yaklaşan o çocukda gerçek MOTORCU ruhunu gördüm.Ve kendimi onun yerine koydum.
Motosiklet herşey demek degildir.Tabiki olmayan için bir hedef olabilir ama bu tutku sizin gözünüzü kör etmesin.
Hayatta çok daha değerli şeyler var.
Motosiklet almayı eğer HEDEF olarak belirlediyseniz, bunu mutlaka ilerde yerine getirirsiniz.Önemli olan bunu HEDEF olarak belirlemek HIRS haline getirmek değil.
Şimdi özellikle benim gibi gündelik hayat içerisinde Motosiklet kelimesini yüzlerce kere kullanan-yazan insanlar aslında pekde şanslı sayılmazlar.
Çünkü HOBİNİZ olan , tutkuyla baglandıgınız Motosiklet sevginiz zamanla yıpranıyor.
Kendim ile başbaşa kalmak için, içinde Motosiklet kelimesinin geçmediği bir ortam için dua eder hale geliyorum bazen..
Tabiki Motosiklet benim halen sevdiğim bişey, ama sorun onu özleyememek.
Düşünsenize Kordon'da oturmuşsunuz , söylemişsiniz elmalı nargile, incebelli bardakta en demlisinden çay, karşıda deniz.
ve birisi yanınıza geliyor ; zaten 18 saat içinde oldugunuz MD den,motosikletden,egzozdan bahsediyor.
İşin kötüsüde mizacım gereği onu dinelemek ve kendimi sorularına cevap vermek zorunda hissediyor olmam.
Genelde 50 li yaşlar için hayal edilen tekne ve oltayla balık tutmak rüyasını çok erken düşlemeye başladım anlıyacagınız.
Bu sebeple içimde bir sevinç, heyecan falan yok..
Yani Ekamba'nın söylediğine cevaben yazdıgım mesajı açınca içinden malesefki böyle "maskeli" bir adam çıkıyor.
Başka bir deyişle; bazıları vardır, haftada birgün arkadaşlarıyla HALI SAHA maçı yapmaktan büyük keyif alırlar ve bu onların hobisidir.Ama top oynama işinden para kazanan hatta milyon dolar kazanan adamlar yani Futbolcular asla o işten Halı Sahada oynayan adam kadar zevk almazlar.
Çünkü çocukken peşinden koştugu top, artık onun işi olmuştur, hobisi değil.
Mesela benim kendimi çok iyi hissedeceğimi düşündüğüm tekne ve olta balıkçılıgını düşünelim ; Hayatını balık tutarak kazanan bir balıkçı için eziyetdir o iş.
İnsanların hobisi zamanla işi haline gelirse o sevgi içinde zamanla tükenir..
Motosiklet benim işim değil, ama MD deki konumum ve Kulüpteki BAŞKAN sıfatım yüzünden hayatımın büyük bir bölümünü MOTOSİKLET oluşturuyor.
Bunları neden burda paylaştım onuda anlamış değilim..Sanırım bu bir sendrom olabilir. _________________ İnsan umudu taşıdı, kimisi kırdı umudu, lakin kiminin sahip olduğu tek şey oydu, hepsi buydu.
En son HakanDincer tarafından 27.05.2008 - 03:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Kayıt: Jan 26, 2007 Mesajlar: 4695 Nereden: Adana'dan
Tarih: 27.05.2008 - 03:05 Mesaj konusu:
Baskan sanırsam evlenip çoluk cocuga karısmıs olmanın küllenmisligi de vardır bir nebze ayrıca eskilerden olunca dönüp yeni, alttan gelen kusagıda gözlemliyor insan onlar icin bir cok seye sahip olmak sahip olduguyla yetinmeyip tez zamanda en iyisini istemek cok daha kolay yanii sahip olabilmenin bile eski heyecanı tadı yok,paylasım icin tesekkürler eline saglık _________________ "SULAR YÜKSELİNCE BALIKLAR KARINCALARI YER, SULAR ÇEKİLİNCE DE KARINCALAR BALIKLARI. KİMSE BUGÜNKÜ ÜSTÜNLÜĞÜNE VE GÜCÜNE GÜVENMESİN.KİMİN KİMİ YİYECEĞİNE SUYUN AKIŞI KARAR VERİR"
Kayıt: Jul 26, 2003 Mesajlar: 11888 Nereden: İzmir
Tarih: 27.05.2008 - 03:10 Mesaj konusu:
Ante, motosiklet almanın verdiği heyecan yoktu evet..
Hatta günlerdir yazdıgım gibi yapacagım RODAJ bile bana eziyet geliyor..
Bunu defalarca dile getirdim..
İstanbul'dan bazı arkadaşlarımla aylar önce bu sıkıntımı paylaştım..
BENİM İHTİYACIM OLAN SIRT ÇANTASI VE TATİL..
Dediğim gibi bişeyi sevmek için ÖZLEMEK gerek..
Sevdiğin bişeyi hergün, her saat yapıyorsan belirli bir süre sonra onu sevmemeye başlarsın..
Buna birçok örnek verebilirim..
Mesela "Kazandibi Tatlısı" severim..
Ama hergün yediğimde 2-3 ay sonra gördüğünde bile kusacak duruma gelirsin.
Kendi sevdiğin bişeyi düşün..
Senin yerine ben söyliyim:
"Fotograf çekmek"
Ayasofya da turistlere fotograf çeken birisi olsan günde 100 lerce fotograf çeksen 5-6 yıl sonra benim gibi balık tutmak istersin...
Çünkü tek düşündüğün şey balık gelip oltaya vursun, ,iğnedeki yemi kaparken sen oltayı agzına taktırasın ve balık yakalayıp onu bahçendeki mangalda pişirip sevdiklerine bunu ben tuttum diyebilesin.Ayrıca şu tekne-balık tutma olayının enbüyk avantajı sessiz-sakin ve senden başka kimsenin olmayışıdır.
Hem yapay olmayan çok şeyle içiçe olmakda insana ayrı bir huzur verir..
Ciddi şekilde tekne borsasını araştırır oldum :.D
Bunu anlamak için hergün kusana kadar motosiklet konuşuyor olman gerek.. _________________ İnsan umudu taşıdı, kimisi kırdı umudu, lakin kiminin sahip olduğu tek şey oydu, hepsi buydu.
En son HakanDincer tarafından 27.05.2008 - 03:13 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Kayıt: Jul 26, 2003 Mesajlar: 11888 Nereden: İzmir
Tarih: 27.05.2008 - 03:19 Mesaj konusu:
Döner ustaları neden öğle tatillerinde Döner yerine SİMİT yerler..Çünkü adam 12 saat o döneri çevirip - pişiriyor..
İmkan verseler Dönerle yumruk yumruga kavga eder
ejder_ceza, Sizin sonunuz umaım istediğiniz motosiklete binmek olur..
Ayırt edemediğiniz şey şu:
Motosiklet almak güzel, keyifli çünkü sizin bu hobiniz..
MD ye sanırım ençok giren bile günde 1-2 saat giriyordur ve en önemliside GİRMESEDE olur..
Ama ben bu 50.000 kişilik portalın güvenliğinden, yedeklemesinden, çalışmasından, geliştirilmesinden, maddi giderlerinden, sorumlu oldugum gibi..Yine bu kulübün resmi kulüp yönetiminden, dernekler masası tarafından dentlenen 12 defterin işlenmesinden, olağan yönetim toplantılarından, Genel Kurullarından ve bir çoook şeyinden sorumluyum..işte aradaki fark bu siz girmesenizde olur ama ben buraya girmediğimde olmaz..
Yani ben düşünemiyorumki 1 hafta alıp başımı gideyim. Nerdeeeeee
Son Mesajdan 1 dakika sonra eklendi:
Arctura, motosiklet konuşmayacaksan tekne aldıgımda balık tutmaya gideriz
Hayır komik olan tekneye alacağım "kıçtan takma" motor araştırmada karşıma çıkan sorular şu oldu;
Yamaha mı?, Suzuki mi? , Honda mı? olsun ..
2 zamanlı mı? 4 zamanlı mı?
Kürekli tekne almaya karar verdim bende _________________ İnsan umudu taşıdı, kimisi kırdı umudu, lakin kiminin sahip olduğu tek şey oydu, hepsi buydu.
Kayıt: Mar 06, 2004 Mesajlar: 4721 Nereden: istanbul / Göztepe
Tarih: 27.05.2008 - 03:26 Mesaj konusu:
Sevgili HakanDincer, ben yazınızda ki "heyecan falan yok" kısmına malesef katılmıyorum eğer heyecan olmazsa siz cici motorunuz ile alakalı 3 topic açmaz onun için övgü dolu cümleler kurmaz yada fotoğraflarınızda o motorun üzürinde eğreti durudunuz. Sanırım biraz tevazu gösteriyor ve kendinizi şımartmaktan veya şımarmış görünmekten çekiniyorsunuz. İçinizdeki heyecan bitmiş olamaz olmamalı da evet belki kiraladığınız ilk mobilette ki kadar heyecan duymayabilirsiniz ama içinizde hala o kıpırtı var. Bunu bir de şöyle değerlendirmek isterim, bir şeyi çok istersiniz ve onun için yanıp tutuşur ve ulaşılamaz gördüğünüz şey artık yanınızdadır işte o an herşeyin bittiği andır ya belkide böyle bir süreç işliyordur. Ama gözlemlediğim kadarıyla siz kapının önünde yatan o güzelliğe ara sıra perdeyi aralayıp bakıyor ve gözleriniz de bir pırıltı beliriyor. En kötü ihtimali düşünmek istemesem de belkide olay bitmiş ve artık bir Goldwing alıp yazlığa onunla gidip sallanan sandalyenize kurulup bulmaca çözme zamanınız gelmiştir. _________________ İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir.
Göz ise ancak dostu görene denir.
Tüm saatler GMT + 3 Saat Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7Sonraki
1. sayfa (Toplam 7 sayfa)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız