2 Ağustos Cumartesi günü Toronto'da Dundas Meydanı'nda düzenlenen Türk Festivali'ne gittim. Yurtdışına ilgi duyanlar için fotoğrafları paylaşayım istedim.
Festival, Toronto'nun en beğendiğim noktası Dundas Square'deydi. Dundas Square; Yonge Street ve Dundas Street kesişiminde bulunuyor. Önceden açtığım Toronto topicini ( http://www.motordelisi.com/ftopict-63424-toronto.html ) okumuş olanlar bilirler; Yonge Street, yaklaşık iki bin km. uzunluğuyla dünyanın en uzun caddesi. Tabii bu caddenin en kalabalık noktası da Dundas Street'le birleştiği bu Dundas Square.
Festival alanı haftanın her günü, günün her saati dolu. Bu meydanı boş bulmak imkansız. Haftaiçi dahi olsa özellikle yazın her dakika bir etkinlik var burada. Bu haftasonu için Türkler tutmuştu burayı. Yoksa burası her zaman böyle cıvıl cıvıl.
Sunumda 26 tane resim, 4 tane video var. YouTube kullanamayan üyeler için videoların isimlerini üstlerine yazdım. Umarım isimler izleyebilmeniz için yeterli oluyordur. Yalnız belirteyim, videoların çekim kalitesi rezalet bile denemeyecek kadar kötü. Hiç yoktan iyidir diye ekledim.
Festival alanını gezdikten sonra Yonge Street üzerinde kuzeye yürüdük. Cadde üzerinde çektiğim başka fotoğraflar da var. Telefonun kapasitesi izin verdiğince fotoğraf çekmeye çalıştım.
Evet, başlıyoruz...
Festival alanına Eaton Centre alışveriş merkezinden çıkarak bağlandım. Metro durağı direk alışveriş merkezinin altına bağlanıyor zaten, ulaşım fazlasıyla rahat. İşte Eaton Centre'dan çıkar çıkmaz festival alanının karşısından çektiğim bir fotoğraf;
Yonge Street'in kuzeyine doğru çekmiş olduğum bir fotoğraf. İleride Dundas Street'le kesiştiği yere doğru. Şehrin en beğendiğim noktası işte;
Yonge Street'in kuzeyine doğru başka bir fotoğraf daha;
Festival alanına girerken çektiğim ilk video. Toronto'da bu tip şarkılar duymak çok ilginç oluyor.
Benim abi Kurukahveci Mehmet Efendi alıyor. (Türkiye fiyatının 3 katı burada ).
Tezgahtar hanımlar tabiiki Türk;
Alanı ziyaret eden insan profilleri. Türk dışında da bolca insan vardı;
Türkiye'ye ait çeşitli t-shirt ve formalar satan bir stand;
Önümde bir polis... Festival alanında, elinde desibel ölçerle dolaşan bir tip vardı. Ses şiddetini ölçüp ceza yazılıp yazılmaması gerektiğine karar veriyordu. Ama fotoğrafını çekemeden yokoldu ortalıktan.
Festival alanından Eaton Centre'a doğru çekilmiş bir fotoğraf;
Benim abi eşine takı bakarken...
Nazar Boncuğu'na Evil Eye demişler, standta asılı kağıda dikkat ederseniz.
Teneke teneke Gemlik zeytini;
İşte günün fotoğrafı budur. Sizin için bir şey ifade etmeyebilir ama burada benim için çok kıymetli bir yiyecek bu. Döner, Döner, Döner... Deli gibi sıra vardı ama... Mecburen mantı yemek zorunda kaldım.
Hep söylenirim forumda millete, yemeklerin fotoğraflarını neden koymuyorlar diye. Yaw insan aç olunca unutuyor vallahi. Mantıyı zıkkımlandıktan sonra aklıma geldi ki fotoğrafını çekmeyi unutmuşum. Neyse canım... Siz alasını yiyorsunuz orada zaten, bildiğiniz mantıydı işte, bir esprisi yoktu yani.
İpek Mobilya'nın standı;
Bu kızların bizim festivalle tabiiki de alakası yoktu. Forumda büyük ilgi toplayacağını düşündüğüm için çektim;
Benim abi;
İşte meşhur Eaton Centre. Sağ tarafta dünyanın en güzel bayrağı duruyor, dikkatinizi çekmiştir o parlak kırmızı!;
Dünyanın en güzel bayrağını bulmuşken bir fotoğraf çektirmeden olur mu... Hele de gurbetteyken. Standın etrafı kalabalıktı. Uygun anı bulabilmek için 5 dak. filan beklemek zorunda kaldım;
Eaton Centre odaklı başka bir fotoğraf daha;
Festival fotoğrafları burada bitiyor. Bundan sonraki fotoğraflar Yonge Street üzerinde çekmiş olduğum fotoğraflar. Az sayıda olan fotoğraflar araba ağırlıklı her zaman olduğu gibi.
İlk fotoğraf, Dundas Square'den ayrılmadan önce çekmiş olduğum bir fotoğraf;
Eaton Centre'ın ana kapısının hemen önünde çok güzel çalan bir baterist vardı. Bunu videoya da kaydettim. Adamlar o kadar güzel çalıyorlardı ki "İmkanım olsa da bir yüzlük atsam" dedim içimden, o kadar yani. Cebimde bozuk da yoktu, beleşçiliği de sevmem, 1 dak. filan dinleyip, fotoğraf-video işimi bitirdikten sonra ayrıldım oradan;
Downtownda bolca sportbike vardı dün. Öndeki CBR1000RR, arkadaki GSX-R600 olması lazım. Honda'dan eminim de, şu Suzuki'lerin hangi hacim olduğunu çok kesin anlayamıyorum. Suzuki'ciler aydınlatsın burayı. Bence basbayağı 600 cc., o Suzuki.
Bu aşağıdaki araba, sapına kadar bir E65 kasa 760 Li. Parlak jantların duruşuna bakın!. Vaktim çok azdı, ileride yeşil ışık yanmıştı, araba tam hareket etmeye hazırlanıyordu, geriye açılmaya bile vaktim olmadı, ancak çekebildim fotoğrafı.
Jantlar 22 olması lazım, vakitsizlikten ona bile bakamadım. Gerçi o incecik yanaklardaki yazıyı nasıl okuyabilirdim ya, o da ayrı bir olay... Ama en azından 21", ona eminim. Büyük ihtimal 22 dediğim gibi. İçinde iki çocuk vardı, tabii ki de zenci. Şaşırmadım.
Yandaki V12 amblemine dikkat ederseniz, 6 lt. olduğunu anlarsınız.
Bu aşağıdaki F360, sıradan bir 360 değil. Hamann paket bir F360. Şu yandan sinyalli Amerikan tamponları her marka da seviyorum da Ferrari gibi has bir spor arabada çok kelalaka duruyor.
Önünde ilerleyen panelvanın yanında LCD ekran var, dikkat ederseniz. Bu panelvan bildiğiniz Mercedes Sprinter ama burada Dodge olarak satılıyor bunlar;
Yonge Street üzerinde ilerliyoruz ve College Street kesişimine geliyoruz. Köşedeki Starbucks Coffee'nin binası çok hoşuma gider hep, hemen fotoğrafladım;
Son fotoğraf da yükseltilmiş eski kasa bir Dodge RAM'e ait;
Okuyup yorum yazacak arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim.
Heee Erbil, dün Akrapovic'li bordo-gümüş Yamaha R1 de gördüm, arkasında artçı bir kız. Ama fotoğrafını çekmeye yetişemedim. Aynı senin kombinasyondu yaw. _________________ R1 Hedef
Kayıt: Jun 29, 2007 Mesajlar: 174 Nereden: istanbul
Tarih: 03.08.2008 - 07:19 Mesaj konusu:
fotoğrafların ve yorumların için çok teşekkürler güzel bir etkinlik olmuş..
gixxer'da 600cc _________________ Im Probably Faster Than You Think You Are
Kayıt: Jan 13, 2008 Mesajlar: 820 Nereden: Hızlı Rüzgarın estgi yerden..
Tarih: 03.08.2008 - 09:53 Mesaj konusu:
@slowokan
Resimler cok harika olmus ellerine emegine saglik....Tessekürler
eee tabiikiii Benzin sudan ucuz olursa..... Zenci
760 IL e biner....bende o jantlarin 22 lik olduguna inaniyorum.
Dodge Ram harika Türk festivalinda daha fazlaa Türk Bayragi olsaydi keske...
2004 de Chicago"ya gittigimde oradada Türk Festivali yapmislardi her taraf civil civil Türk Bayaraklariyla
donanmisti.... Herkeze Kücük kücük Türk bayraklari dagitiliyordu.... _________________
1000cc"lerin Başkanı Asfaltların KRALI
Kayıt: Mar 01, 2008 Mesajlar: 715 Nereden: Bergama
Tarih: 03.08.2008 - 11:13 Mesaj konusu:
eline emeğine sağlık kardeşim..arabalar,festival ve bayrağımızla ilgil yorumun çok hoşuma gitti.teşekkürler,devamını beklerüz _________________ TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR..TANRI TÜRKÜ KORUSUN!!
Kayıt: Mar 06, 2004 Mesajlar: 5329 Nereden: istanbul / Göztepe
Tarih: 03.08.2008 - 13:00 Mesaj konusu:
slowokan, sanırım biraz ruhsuz bir festival olmuş ne dersin? belki seneye az biraz emekle kendimizi daha iyi anlatır ve lokumun, dönerin dışında da çeşitli kültürel zenginliklerimizle anlatma fırsatımız olur. Ayrıca 2001 de Dodge Ram e 2 sene binme gibi bir lüksüm olduğu için benim için özel bir yeri var. Dehşet güzel birşeeey
Tır ile yaptığın fotoğraflı gezilerin devam mı? özledik. _________________ Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründügün gibi ol.
Kayıt: Mar 05, 2004 Mesajlar: 3972 Nereden: Balmumcu, Istanbul
Tarih: 03.08.2008 - 16:17 Mesaj konusu:
Sagol LEVO. Abi aslinda senin oralarda bu tip arabalar daha fazladir. Belki parlak jant olayi cok yaygin degildir ama Alman arabasinin hasosu Avrupa'da daha cok. Burada gorduk mu uzerine atliyoruz.
Burada genelde AMG Mercedes'ler cogunlukta. Dun yine SL65'inden CLS63'une kadar bir suru gordum cok kisa sure icerisinde. En cok satan ust kategori Alman arabalari AMG'ler diyebilirim.
Tesekkurler loriss. Her disarida bulundugumda fotograf cekmiyorum. Aslinda ceksem ve bu topicte oldugu gibi her fotografa bir muhabbet cevirip burada sunsam yine ilgi toplar ama anlami olan ozel gunler icin acmak daha mantikli. Bundan sonra katilacagim bu tip ozel gunleri yine bu sekilde sunarim, merak etme.
Tesekkur ederim deliemin. Aynen dedigin gibi. Gurbetteyken nasil bagliyim vatanima bilemezsin. Yurtdisinda oldugum sure boyunca cok milliyetci bir tavir takiniyorum. Zorla degil ama... Icinden geliyor insanin. Bi de tum dunyanin aslinda ne kadar bozuldugunu da goruyorsun, kendi vatanin iyice degerleniyor gozunde.
ToyRider demiş ki:
slowokan, sanırım biraz ruhsuz bir festival olmuş ne dersin? belki seneye az biraz emekle kendimizi daha iyi anlatır ve lokumun, dönerin dışında da çeşitli kültürel zenginliklerimizle anlatma fırsatımız olur. Ayrıca 2001 de Dodge Ram e 2 sene binme gibi bir lüksüm olduğu için benim için özel bir yeri var. Dehşet güzel birşeeey
Tır ile yaptığın fotoğraflı gezilerin devam mı? özledik.
Ya ToyRider, zaten buradaki Turk sayisi diger milletlere gore cok az sayida. Almanya'daki Turk sayisiyla kiyaslanamaz bile. O yuzden birlik, beraberlik de bir yere kadar oluyor.
Mesela Cin'li, Hint'li, Pakistan'li surusune bereket. Adamlarin kendilerine ait mahalleleri filan var. Epey fazla sayida bunlar. Kulturlerini cok guzel on plana cikarabiliyorlar dogal olarak. Bizimki de zamanla olur insallah.
Dodge RAM, burada cok satilan trucklardan. Hicbir ozelligi olmayan bir arac. Cok da kalitesiz tangir tungur bir sey gercekten. Zaten Dodge, marka olarak kalitesiz bir urun. Ben dun o fotografi cekerken kimsenin baktigi bile yoktu o araca dusun. Bizde Sahin-Dogan toplarlar ya, camlari indirirler sonuna kadar, havaya girerler ama kimse donup bakmiyordur arabaya aslinda... Onun aynisi iste. Zaten o gordugun truck en fazla $3,000 filan eder. Lastikler, amortisor kitiydi, hadi en fazla $1,500 daha harcasin. Benzin $1.24 zaten. Yillik motorlu tasitlar vergisi diye bir sey de yok. Turkiye'de Sahin kullanmaktan daha az masrafli o araci burada kullanmak.
Yeni TIR seferleri artik olmayacak. En azindan uzunca bir sure olmayacak, yilbasina kadar mesela. Eski firmayla isi bitirdim. Baska firma bulmam da mumkun degil.
Sefere ciktigimda, aklimda, hemen bir topic acacagim ama, kesin haberin olur, cunku anasayfadan dusmez. Bizim uyeler seviyor TIR olayini, bunu onceki topiclerden biliyorum. Bak sen bile kadin olmana ragmen soruyorsun yani.
Yaw buracQ, kokorec dedin, aklimi aldin. Burada en bulamayacagin yiyecek o yaw. Ne kadar degerli benim gozumde biliyor musun sen Bugune kadar ne duydum, ne gordum. Istanbul'a donersem yine 2 tam ekmek olayina girebilirim, hic belli olmaz.
CheGUEVARA, yzfr142, Cosh315, racing_bora arkadaslara da tek tek tesekkur ediyorum. _________________ R1 Hedef
Kayıt: Jan 26, 2007 Mesajlar: 5818 Nereden: Adana'dan
Tarih: 03.08.2008 - 19:10 Mesaj konusu:
slowokan, bence karmaşasız sade bir festival olmuş ortalık düzenli görünüyor ama heyecan yok gibi bu arada v12 ye orada binmek vardı burada deil _________________ "SULAR YÜKSELİNCE BALIKLAR KARINCALARI YER, SULAR ÇEKİLİNCE DE KARINCALAR BALIKLARI. KİMSE BUGÜNKÜ ÜSTÜNLÜĞÜNE VE GÜCÜNE GÜVENMESİN.KİMİN KİMİ YİYECEĞİNE SUYUN AKIŞI KARAR VERİR"
tesekkürler abi.. bayılıyorum senin su anlatımlı resimlerine... sanki orda yıllarca yasamıs gibi oluyor insan... 170 resimlik toronto anlatımınıda cok begenmistim.. insallah tekrardan 200-300-500-750 resimlik anlatımlar yaparsın. ayrıca tır maceralarında güzeldi.. devamını bekliyoruz. ayrıca birşeyler yapıp sana kargo ile kokorec göndermek lazım _________________ kuşu kalkmaz kuşu kalkmaaaz
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız